يا عيني على الفكاهة العربية

TT

يا عيني على الفكاهة العربية

طالما تساءل القوم لماذا لا يوجد لدينا ادب فكاهي وسخرية وكتّاب ظرفاء وساخرون؟ والسؤال يتعلق بعصرنا الحديث هذا؟ ففي ايام الخير والعصر العباسي ازدهر هذا النوع من الادب. ترك لنا الشعراء المجّان، وعلى رأسهم ابو نوآس نماذج بارعة. وتضج كل كتب الادب بمثل هذه النماذج. وهذا الأثر الثمين «الف ليلة و ليلة» يغص بالطرائف المثيرة. وهكذا كان الأمر، الى حد ما، في ايام الخير. وتختلف ايام الخير من بلد الى بلد. في مصر والعراق كانت في ايام الملكية.

السبب الاساسي هو غياب الديمقراطية. لا اعني بذلك النظام السياسي او الرقابة الرسمية وانما اقصد الديمقراطية الشخصية المتمثلة برحابة صدر المواطن واستعداده لسماع الرأي الآخر وفتح المجال لما قد لا يعجبه. خير مثال على ما اقول ميخائيل تس الذي اصدر صحيفة «كناس الشوارع» في العراق في العشرينات. كانت مجرد صحيفة انتقادية فكاهية بسيطة ولقيت في الواقع تشجيعا من الحكومة. بيد ان احد المواطنين لم يعجبه ما قالت فهجم بخنجر على المحرر واصابه اصابة بالغة.

لو عاش ابو نوآس والمعري والشعراء المجان في عصرنا هذا لأصابهم نفس المصير واكثر. السر في ذلك هو ان جمهورهم كان واثقا بنفسه وبمعتقداته وامبراطوريته الضاربة. ولكننا فقدنا هذه الثقة واصبحنا مهددين من كل طرف. حتى لغتنا ومعتقداتنا اصبحت مهددة. جعل هذا شعوبنا اليوم تعيش في حالة توتر عصبي بارانويا. تخاف من اي شيء وتثور على اي شيء. يقول البعض إن خمسين في المائة من الفكاهة في العالم يقوم على الجنس، والنصف الباقي يمس بطريقة أو بأخرى الدين. بيد ان كلا الموضوعين اصبحا خطا احمر بالنسبة للكاتب العربي. وانا ككاتب ساخر، بدأت اشعر فعلا بهذا الخط الاحمر يزحف معهم الى الامام حتى ليكاد يطوق رقبتي. لم اعد قادرا على قول ما قلته بيسر قبل عشر او عشرين سنة. وبالطبع انا اشعر بالشكر والامتنان لسائر الزملاء المحررين الذين نزلوا بالقلم الاحمر على جل ما اكتبه. فلا اريد ان القى ما لقيه ميخائيل تس. والمهمة ما تسواش! خلينا عايشين! وامرنا لله!

بالطبع إن ما قلته يتعلق بما يكتب. أما ما يقال في المجالس ويجري بين الجمهور فهو شيء آخر. وهنا نرجع الى ما قاله العالم الاجتماعي الدكتور الوردي عن الازدواجية. فها هو المواطن العربي يتحدث بحريته بين زملائه (شريطة الا تكون هناك امرأة بينهم) ويروي من النكات والتعليقات ما شاء، بيد انه لا يتردد قط في شحذ خنجره لذبح اي امرئ يكتب مثل ذلك في كتاب او صحيفة.

يقول جبران خليل جبران: اعطني اذنا لأعطيك صوتا.



Arab League: Violations in Palestine Worsen Humanitarian Crisis, Undermine International Law

The League of Arab States logo
The League of Arab States logo
TT

Arab League: Violations in Palestine Worsen Humanitarian Crisis, Undermine International Law

The League of Arab States logo
The League of Arab States logo

The General Secretariat of the League of Arab States expressed deep concern over continued Israeli violations in the occupied Palestinian territories. It described them as part of a persistent pattern targeting civilians, journalists, and humanitarian institutions and undermining protections afforded under international law, the Saudi Press Agency said on Wednesday.

In a statement marking the first anniversary of the Israeli bombing of Nasser Hospital in Khan Younis, which resulted in the killing of five Palestinian journalists, the general secretariat condemned Israeli measures targeting facilities belonging to the United Nations Relief and Works Agency for Palestine Refugees in the Near East (UNRWA) in Kafr Aqab, north of occupied Jerusalem, with the aim of evacuating and demolishing the facilities.

The general secretariat stressed the need to protect journalists and humanitarian workers and ensure accountability for violations against them.

It also warned that undermining humanitarian operations and restricting aid deliveries to the Gaza Strip are worsening living conditions, particularly for children. It called for the sufficient and sustained flow of humanitarian aid, the opening of crossings, and the expansion of humanitarian space.

The general secretariat stressed that the continuation of such violations without accountability further exacerbates human suffering and undermines confidence in the credibility of the international system.


İsrailli yerleşimciler bir Filistinli çocuğu ve 2 genci kaçırdı

Batı Şeria'daki Ramallah yakınlarında pazartesi günü yerleşimcilerin düzenlediği saldırıların ardından bir Filistin taş ocağında ağır ekipmanlar yandı (Reuters)
Batı Şeria'daki Ramallah yakınlarında pazartesi günü yerleşimcilerin düzenlediği saldırıların ardından bir Filistin taş ocağında ağır ekipmanlar yandı (Reuters)
TT

İsrailli yerleşimciler bir Filistinli çocuğu ve 2 genci kaçırdı

Batı Şeria'daki Ramallah yakınlarında pazartesi günü yerleşimcilerin düzenlediği saldırıların ardından bir Filistin taş ocağında ağır ekipmanlar yandı (Reuters)
Batı Şeria'daki Ramallah yakınlarında pazartesi günü yerleşimcilerin düzenlediği saldırıların ardından bir Filistin taş ocağında ağır ekipmanlar yandı (Reuters)

Uluslararası kamuoyunun geniş çaplı tepkisine rağmen, İsrail’in Batı Şeria’daki Filistinlilere yönelik baskı ve şiddeti sürüyor. ABD’nin sert eleştirileri ve Avrupa’nın yaptırımlarıyla karşılık verdiği gelişmelerin yanı sıra İsrail yerleşimlerinin genişletilmesi, gözaltıların artırılması ve saldırıların devam etmesi dikkat çekiyor. Yerleşimciler çarşamba günü de uzak bölgelerde Filistinlileri kaçırarak işkence ve kötü muameleye maruz bırakma şeklindeki eski uygulamalarına döndü.

Nablus kentinin güneyindeki Filan köyünün yakınlarında iki yerleşimci, 14 yaşındaki Filistinli bir çocuğu kaçırarak darbetti. Olay yerine gelen İsrail polisi çocuğu kurtardıktan sonra Filistin Yönetimi’ne bağlı güvenlik güçlerine teslim etti. Yaklaşık bir saat sonra ise bazı yerleşimciler, Asira eş-Şamaliya ile Nablus arasındaki yolda seyir halindeyken 17 ve 18 yaşlarındaki iki kardeşi, Muhammed ve Ömer Hamadne’yi kaçırdı.

Güvenlik kaynakları, bir yerleşimcinin Nablus’un kuzey girişinde, “17. Yol” olarak bilinen bölgede bir gaz nakliye aracını durdurduğunu ve aracın anahtarlarını ele geçirdiğini bildirdi. Yerleşimci daha sonra Asira eş-Şamaliya beldesinden olan iki kardeşi kaçırarak bilinmeyen bir yere götürdü.

İsrail kaynakları, yerleşimcilerin yıl başından bu yana Filistinlilere yönelik yaklaşık 800 saldırı gerçekleştirdiğini, bunların yaklaşık 100’ünün ağır nitelikte olduğunu bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre bu rakam son iki yıla kıyasla saldırılarda “büyük bir artışa” işaret ediyor. Gazeteye göre önceki iki yılda yıllık ortalama saldırı sayısı yaklaşık 1000 düzeyindeydi.

Filistin Duvar ve Yerleşimlere Direniş Komitesi ise bu hafta yayımladığı açıklamada, yerleşimcilerin 2026’nın başından bu yana 25 Filistinliyi öldürdüğünü bildirdi. Açıklamaya göre Ekim 2023’ten bu yana öldürülen Filistinlilerin sayısı 61’e, 2019’dan bu yana ise 87’ye ulaştı. Ölümlerin çoğunun Ramallah ve El-Bire ile Nablus vilayetlerinde meydana geldiği belirtildi.

Batı Şeria'daki Qusra kasabasında dün yerleşimcilerin taş attığı anları gösteren bir video görüntüsü (Reuters)
Batı Şeria'daki Qusra kasabasında dün yerleşimcilerin taş attığı anları gösteren bir video görüntüsü (Reuters)

Komiteye göre 2026’nın ilk yarısında Batı Şeria’da yerleşimciler tarafından 3 bin 488 saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırılarda 17 Filistinli hayatını kaybederken, 26 Bedevi ve çoban topluluğu tamamen veya kısmen yerlerinden edildi. Ayrıca çoğu hayvancılık amaçlı olmak üzere 42 yeni yerleşim karakolu kuruldu.

Filistin ve İsrail makamlarının resmi verilerine göre, işgal altındaki Batı Şeria’da, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, 156 yerleşim ve 360 yerleşim karakolunda yaklaşık 750 bin yerleşimci yaşıyor. Yerleşimcilerin saldırılarının, Filistinlileri zorla yerlerinden etmeyi amaçladığı belirtiliyor.

İsrail’in Kanal 12 televizyonu salı günü, Tel Aviv’i ziyaret eden bir ABD heyetinin Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetinin ele alındığı toplantıda üst düzey bir İsrailli yetkiliye sert uyarıda bulunduğunu bildirdi. Heyette Senato ve Temsilciler Meclisi üyelerinin yanı sıra üst düzey ABD’li yetkililerin danışmanları ve uzman ekiplerin yer aldığı belirtildi.

Kanal 12’nin aktardığına göre heyet üyeleri, ismi açıklanmayan üst düzey bir İsrailli güvenlik yetkilisine şu mesajı verdi:

“Zor koşullarda ve tüm dünyanın size karşı olduğu bir dönemde sizi her şekilde koruyoruz. Bunun karşılığında şiddet, yağma ve Filistinlileri hedef alma girişimleri olamaz.”

Filistin asıllı Amerikalı vatandaş Louay Reddy, eşi ve iki kızıyla birlikte, etrafı İsrailli yerleşimcilerle çevrili evinin bahçesinde (AP)
Filistin asıllı Amerikalı vatandaş Louay Reddy, eşi ve iki kızıyla birlikte, etrafı İsrailli yerleşimcilerle çevrili evinin bahçesinde (AP)

Heyet üyeleri ayrıca, yerleşimci şiddetinin ele alındığı toplantıda İsrailli yetkilileri ABD desteğini “garanti kabul etmemeleri” konusunda uyardı ve bu eylemlerin İsrail’e “arka kapıdan geri döneceğini” söyledi.

Kanal 12’ye göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD’nin talebi üzerine pazartesi günü Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve diğer yetkililerin katıldığı bir güvenlik toplantısı düzenleyerek Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetini ele aldı. Ancak İsrail ordusu, Netanyahu’nun ordu komutanlarına “Filistin terörü” olarak nitelendirdiği olaylarla mücadele konusunda ne yaptıklarını sorması karşısında şaşkınlık yaşadı.

Öte yandan ABD Senatosu’ndaki Demokrat Partili üyeler, dün Netanyahu’ya bir mektup göndererek Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetinin ve İsrail güvenlik güçlerinin işgal altındaki topraklarda Filistinlilere yönelik toplu gözaltılarının “dizginlenmesini” istedi. Mektup, Senato’daki 47 Demokrat senatörden 42’si tarafından imzalandı.

Reuters’ın haberine göre mektup, Kongre’deki Demokratlarla İsrail hükümeti arasında Batı Şeria politikası konusunda artan gerilimin son göstergesi oldu. Partiden bazı senatörler, Gazze savaşındaki tutumu nedeniyle İsrail’e yönelik ABD askeri yardımına kısıtlama getirilmesi çağrısında da bulunmuştu.

Mektup, Kaliforniya Senatörü Adam Schiff, New York Senatörü ve Demokratların lideri Chuck Schumer ile New Jersey Senatörü Cory Booker tarafından hazırlandı. İsrail’in Kongre’deki en uzun süreli destekçilerinden biri olan Schumer’in de imzacılar arasında yer alması dikkat çekti.

Demokrat senatörler ayrıca İsrail hükümetine, yeni yerleşimlerin kurulmasına onay vermeyi ve Batı Şeria’da “yasa dışı yerleşim karakolları” inşa etmeyi durdurma, mevcut karakolların kaldırılması yönünde adım atma çağrısında bulundu.


حركة الملاحة عبر مضيق هرمز ترتفع قليلاً رغم استمرار التوترات

سفن في مضيق هرمز مرئية بالقرب من شاطئ بندر عباس، إيران (رويترز)
سفن في مضيق هرمز مرئية بالقرب من شاطئ بندر عباس، إيران (رويترز)
TT

حركة الملاحة عبر مضيق هرمز ترتفع قليلاً رغم استمرار التوترات

سفن في مضيق هرمز مرئية بالقرب من شاطئ بندر عباس، إيران (رويترز)
سفن في مضيق هرمز مرئية بالقرب من شاطئ بندر عباس، إيران (رويترز)

ارتفعت حركة الملاحة البحرية عبر مضيق هرمز قليلاً، رغم استمرار المواجهة الجيوسياسية بين الولايات المتحدة وإيران، بينما تتابع الأسواق أيضاً المحادثات بين إيران وسلطنة عُمان بشأن الممر المائي، وفقاً لبيانات صدرت يوم الخميس.

وبلغ عدد عبور سفن السلع التي يمكن رصدها عبر مضيق هرمز 10 سفن، الأربعاء، ارتفاعاً من 8 سفن يوم الثلاثاء، وفقاً لبيانات شركة «كبلر». ومع ذلك، ظل العدد أقل من المتوسط المتحرك لـ10 أيام البالغ نحو 15 سفينة.

ودخلت المضيق من جهة خليج عُمان ناقلتا وقود متوسطتا الحجم، وناقلة للغاز النفطي المسال، وناقلة من فئة «باناماكس»، وثلاث ناقلات من فئة «هانديمكس».

وفي الاتجاه المعاكس، غادرت المضيق من جهة الخليج ناقلة وقود متوسطة الحجم، وناقلة للبيتومين، وسفينة لنقل البضائع السائبة.

وقال مصدر إيراني رفيع، الأربعاء، إن إيران وسلطنة عُمان لا تزالان تعملان على تفاصيل اتفاق بشأن مضيق هرمز، وذلك بعدما أعلن الحرس الثوري الإيراني أن البلدين اتفقا على آلية لتقاسم إدارة الممر المائي وإيراداته.

وفي غضون ذلك، تباطأت حركة الملاحة لليوم الثاني على التوالي في مضيق باب المندب، وهو ممر مائي رئيسي آخر.

وأظهرت بيانات «كبلر» أن إجمالي 19 سفينة للسلع عبرت باب المندب، أمس الأربعاء، بينها 6 ناقلات غادرت الممر، من ضمنها ناقلة نفط خام عملاقة، مقارنةً بـ24 سفينة في اليوم السابق.

وقد تكون بعض السفن قد عبرت الممرات المائية الرئيسية بينما كانت أجهزة إرسال إشارات التعريف الخاصة بها متوقفة، وبالتالي قد لا تظهر في أعداد السفن المرصودة.