خادم الحرمين يتلقى رسالة من رئيس زامبياhttps://aawsat.com/home/article/3802981/%D8%AE%D8%A7%D8%AF%D9%85-%D8%A7%D9%84%D8%AD%D8%B1%D9%85%D9%8A%D9%86-%D9%8A%D8%AA%D9%84%D9%82%D9%89-%D8%B1%D8%B3%D8%A7%D9%84%D8%A9-%D9%85%D9%86-%D8%B1%D8%A6%D9%8A%D8%B3-%D8%B2%D8%A7%D9%85%D8%A8%D9%8A%D8%A7
خادم الحرمين يتلقى رسالة من رئيس زامبيا
خادم الحرمين الشريفين الملك سلمان بن عبد العزيز (واس)
خادم الحرمين الشريفين الملك سلمان بن عبد العزيز (واس)
تلقى خادم الحرمين الشريفين الملك سلمان بن عبد العزيز، رسالة خطية من الرئيس الزامبي هاكيندي هيشيليما، تتعلق بتعزيز العلاقات بين البلدين الصديقين.
وتسلم الرسالة الأمير فيصل بن فرحان بن عبد الله وزير الخارجية السعودي، خلال استقباله في الرياض اليوم (الأحد)، المبعوث الخاص لرئيس زامبيا وزير الخارجية والتعاون الدولي ستانلي كاكوبو.
وجرى خلال الاستقبال، بحث العلاقات الثنائية بين البلدين، وسبل تعزيزها في شتى المجالات، إضافة إلى تبادل وجهات النظر حيال القضايا الإقليمية والدولية ذات الاهتمام المشترك.
نقلت سفينة «أمانة» السعودية، اليوم (الخميس)، نحو 1765 شخصاً ينتمون لـ32 دولة، إلى جدة، ضمن عمليات الإجلاء التي تقوم بها المملكة لمواطنيها ورعايا الدول الشقيقة والصديقة من السودان، إنفاذاً لتوجيهات القيادة.
ووصل على متن السفينة، مساء اليوم، مواطن سعودي و1765 شخصاً من رعايا «مصر، والعراق، وتونس، وسوريا، والأردن، واليمن، وإريتريا، والصومال، وأفغانستان، وباكستان، وأفغانستان، وجزر القمر، ونيجيريا، وبنغلاديش، وسيريلانكا، والفلبين، وأذربيجان، وماليزيا، وكينيا، وتنزانيا، والولايات المتحدة، وتشيك، والبرازيل، والمملكة المتحدة، وفرنسا، وهولندا، والسويد، وكندا، والكاميرون، وسويسرا، والدنمارك، وألمانيا».
و
أطلقت السعودية خدمة التأشيرة الإلكترونية كمرحلة أولى في 7 دول من خلال إلغاء لاصق التأشيرة على جواز سفر المستفيد والتحول إلى التأشيرة الإلكترونية وقراءة بياناتها عبر رمز الاستجابة السريعة «QR».
وذكرت وزارة الخارجية السعودية أن المبادرة الجديدة تأتي في إطار استكمال إجراءات أتمتة ورفع جودة الخدمات القنصلية المقدمة من الوزارة بتطوير آلية منح تأشيرات «العمل والإقامة والزيارة».
وأشارت الخارجية السعودية إلى تفعيل هذا الإجراء باعتباره مرحلة أولى في عددٍ من بعثات المملكة في الدول التالية: «الإمارات والأردن ومصر وبنغلاديش والهند وإندونيسيا والفلبين».
تُنظم هيئة الأفلام السعودية، في مدينة الظهران، الجمعة، الجولة الثانية من ملتقى النقد السينمائي تحت شعار «السينما الوطنية»، بالشراكة مع مهرجان الأفلام السعودية ومركز الملك عبد العزيز الثقافي العالمي (إثراء). ويأتي الملتقى في فضاءٍ واسع من الحوارات والتبادلات السينمائية؛ ليحل منصة عالمية تُعزز مفهوم النقد السينمائي بجميع أشكاله المختلفة بين النقاد والأكاديميين المتخصصين بالدراسات السينمائية، وصُناع الأفلام، والكُتَّاب، والفنانين، ومحبي السينما. وشدد المهندس عبد الله آل عياف، الرئيس التنفيذي للهيئة، على أهمية الملتقى في تسليط الضوء على مفهوم السينما الوطنية، والمفاهيم المرتبطة بها، في وقت تأخذ في
تجاوز عدد المسافرين من مطارات السعودية وإليها منذ بداية شهر رمضان وحتى التاسع من شوال لهذا العام، 11.5 مليون مسافر، بزيادة تجاوزت 25% عن العام الماضي في نفس الفترة، وسط انسيابية ملحوظة وتكامل تشغيلي بين الجهات الحكومية والخاصة.
وذكرت «هيئة الطيران المدني» أن العدد توزع على جميع مطارات السعودية عبر أكثر من 80 ألف رحلة و55 ناقلاً جوياً، حيث خدم مطار الملك عبد العزيز الدولي بجدة النسبة الأعلى من المسافرين بـ4,4 مليون، تلاه مطار الملك خالد الدولي في الرياض بـ3 ملايين، فيما خدم مطار الأمير محمد بن عبد العزيز الدولي بالمدينة المنورة قرابة المليون، بينما تم تجاوز هذا الرقم في شركة مطارات الدمام، وتوز
بحث الأمير فيصل بن فرحان بن عبد الله وزير الخارجية السعودي والأمين العام للأمم المتحدة أنطونيو غوتيريش، اليوم (الخميس)، الجهود المبذولة لوقف التصعيد العسكري بين الأطراف في السودان، وتوفير الحماية اللازمة للمدنيين السودانيين والمقيمين على أرضه.
وأكد الأمير فيصل بن فرحان، خلال اتصال هاتفي أجراه بغوتيريش، على استمرار السعودية في مساعيها الحميدة بالعمل على إجلاء رعايا الدول التي تقدمت بطلب مساعدة بشأن ذلك.
واستعرض الجانبان أوجه التعاون بين السعودية والأمم المتحدة، كما ناقشا آخر المستجدات والتطورات الدولية، والجهود الحثيثة لتعزيز الأمن والسلم الدوليين.
«الشرق الأوسط» (الرياض)
Sudan’daki çatışma bölgesel bir savaşa mı dönüşüyor?https://aawsat.com/node/5314932
Doğudaki el-Gadarif kentinde düzenlenen askerî geçit törenine katılan Sudan askerleri, 17 Ağustos 2026 (AFP)
Londra:Aydarus Abdulaziz
TT
Londra:Aydarus Abdulaziz
TT
Sudan’daki çatışma bölgesel bir savaşa mı dönüşüyor?
Doğudaki el-Gadarif kentinde düzenlenen askerî geçit törenine katılan Sudan askerleri, 17 Ağustos 2026 (AFP)
Sudan savaşının bölgesel bir çatışmaya dönüşebileceğine ilişkin endişeler, artık yalnızca gözlemcilerin dile getirdiği değerlendirmeler olmaktan çıktı. Sudan ile Çad arasında sınır ötesi karşılıklı saldırı ve suçlamalara, Etiyopya sınırı yakınlarındaki kaygı verici askeri hareketlilik de eşlik ediyor.
ABD Başkanı’nın Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Boulos, söz konusu endişeleri Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ne taşıyarak, bu gelişmelerin çatışmayı körükleyebileceği ve komşu ülkelerin savaşa daha derin şekilde dahil olma riskini artırabileceği uyarısında bulundu.
ABD’nin bu uyarılarının temelsiz olmadığı görülüyor. Zira Washington’ın askeri hareketlilikleri, silah ve insansız hava araçlarının (İHA) sevkiyat güzergâhlarını ve sınır aşan ağları takip etmesine olanak sağlayan geniş istihbarat kapasitesini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bu nedenle uyarı düzeyinin BM Güvenlik Konseyi’ne taşınması, ABD’nin, yönetim dayandığı bilgilerin tamamını kamuoyuna açıklamamış olsa da gerçek ve giderek büyüyen risklerin bulunduğu yönünde değerlendirmeler yaptığını gösteriyor.
Bu uyarı, Çad toprakları içinde bir askeri saldırı düzenlendiğine ilişkin haberlerin ardından Boulos’un Çad Devlet Başkanı Muhammed İdris Debi ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesiyle daha da güçlendi. Boulos, iki tarafın, ‘Sudan’daki savaşın sınırların ötesine taşınarak daha fazla tırmanmayı körüklemesi ve bölgesel barış ile istikrarı tehdit etmesinden derin endişe duyduğunu’ belirterek, çatışmanın taraflarına yönelik dış desteğin sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
Omdurman’ın batısında Hızlı Destek Kuvvetleri’nden ayrılan unsurlar, 19 Ağustos 2026 (AFP)
Savaşın başlamasının üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen çatışma artık yalnızca ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki iç mücadele olmaktan çıktı. Çatışmaların Çad ve Etiyopya sınırındaki bölgelere taşınması ve gelişmiş silahların kullanımının yaygınlaşmasıyla Sudan, komşu ülkelerin hesaplarının yanı sıra bölgesel ve uluslararası güçlerin çıkarlarının da iç içe geçtiği bir çatışmanın merkezine dönüştü.
Genişleyen uluslararasılaşma
Savaşın uluslararası bir boyut kazandığına ilişkin göstergeler, BM Sudan Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu’nun, silah ve askeri teknolojilerin yanı sıra yabancı savaşçıların ve dış tedarik ağlarının çatışmanın uzamasına ve tarafların kapasitesinin güçlenmesine katkıda bulunduğunu açıklamasıyla daha da belirginleşti. Misyon, kişi, kuruluş ve devletlerle bağlantılı sınır aşan bir ağdan söz ederek, bu ağın HDK’ye silah, askeri teçhizat, lojistik destek ve yabancı unsurlar sağladığını belirtti. Söz konusu ülkeler ise suçlamaları reddederek tarafsızlık ilkesine bağlı olduklarını ve barış çabalarını desteklediklerini vurguladı. Misyon, orduya yönelik dış desteğin kaynaklarına ilişkin soruşturmasının ise henüz ilk aşamada olduğunu bildirdi.
Sudanlı araştırmacı ve Confluence Advisory Direktörü Kholood Khair geçtiğimiz nisan ayında Financial Times’a yaptığı açıklamada, savaşın ‘Kızıldeniz, Afrika Boynuzu ve Sahel bölgesine yayıldığını’ belirterek, Sudan’ın yedi komşusu arasında çatışmanın etkilerinden veya hesaplarından tamamen uzak olan hiçbir ülke bulunmadığını söyledi. Uluslararası Kriz Grubu (ICG) Afrika Boynuzu Projesi Direktörü Alan Boswell de savaşın artık bölgeyi böldüğünü ve çevre ülkelerin iki savaşan taraf etrafında daha fazla kutuplaşmasına yol açtığını belirtiyor. Boswell, Çad ve Güney Sudan’ın savaşın sonuçlarına en fazla maruz kalabilecek ülkeler olduğunu, Etiyopya’nın yanı sıra Somali’deki gerilimlerin de yakından izlenmesi gerektiğini ifade ederek, çatışmanın sürmesinin bölgeyi ‘şiddet sarmalına’ sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Doğudaki el-Gadarif kentinde düzenlenen askerî geçit törenine katılan Sudan askerleri, 17 Ağustos 2026 (AFP)
Öte yandan Stratejik Araştırma ve Çalışmalar Merkezi’nde kriz yönetimi ve müzakere uzmanı olan Tümgeneral Emin İsmail Meczub, çatışmanın Sudan ile komşu ülkeler arasında doğrudan bir askeri savaşa dönüşmesini ihtimal dışı gördü. Meczub, en olası senaryonun mali ve askeri desteğin sürdürülmesi, paralı askerler ve silahlı gruplardan yararlanılması yoluyla ‘vekâlet savaşının’ tırmanması ve bunun savaşın uzamasına yol açması olduğunu belirtti. Meczub, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Hartum’un Çad ve Etiyopya’ya yönelik suçlamalarının, Sudan makamlarına göre Afrika Birliği (AfB), Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi (IGAD) ve BM Güvenlik Konseyi’ne sunulan kanıtlara dayandığını söyledi. Ayrıca, HDK’ye destek sağlanmasında bazı üs ve havalimanlarının kullanıldığına ilişkin raporlara da dikkat çekti.
Meczub, söz konusu tarafların dolaylı destekten açık askeri müdahaleye geçmesinin, Sudan’ın bölgesel müttefiklerini de ülkeye destek vermeye itebileceğini ve bu durumda çatışmanın Afrika Boynuzu ile Sahra Altı Afrika’yı kapsayacak şekilde genişleyebileceğini belirtti. Ancak bu senaryoyu reddeden Meczub, “Bu gerçekleşmeyecek” dedi. Bölge ülkelerinin kapsamlı bir bölgesel savaşın çıkmasını istemediğini vurguladı. Bununla birlikte çatışmanın etkilerinin komşu ülkelerde görülmeye başladığına dikkat çeken Meczub, Çad’da muhalif grupların seslerinin yükseldiğini ve bu grupların, kendilerinin ifadesiyle, HDK’ye bağlı Arap gruplara verilen desteğe karşı çıktığını belirtti.
Sudan ordusundan emekli Tümgeneral Kemal İsmail ise bölgesel çıkarların kesişmesinin çatışmayı giderek Sudan sınırlarının dışına taşıdığını belirterek uyarıda bulundu. İsmail, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Çatışmanın Sudan’ın içinden bölgeye yayılacağı konusunda defalarca uyarıda bulunduk. Göstergeler bu yönde ilerliyor” dedi. Çatışma alanının genişlemesinin daha kapsamlı bir iç savaşa yol açabileceğini ve zaten karmaşık olan tabloyu daha da içinden çıkılmaz hale getirebileceğini ifade etti. İsmail, çıkar çatışmasının tırmanmasının, bazı bölgesel aktörleri kendi çıkarlarını koruma gerekçesiyle doğrudan müdahaleye yöneltebileceğini belirterek, “Savaş ne kadar uzarsa, taraflar savaşın gidişatını kontrol etme veya onu durdurma kabiliyetini o kadar yitirir” uyarısında bulundu. İsmail, Sudanlılara çatışmaları sona erdirmek ve ülkeden geriye kalanları korumak için birlik olma çağrısı yaptı.
Etiyopya ve Çad
Operasyonların Etiyopya sınırı yakınındaki Mavi Nil eyaletine taşınması, en kaygı verici gelişmelerden birini oluşturuyor. Yale Üniversitesi’ne bağlı İnsani Araştırmalar Laboratuvarı, uydu görüntüleri ve açık kaynaklardan elde edilen bilgilerin analizine dayanan raporlarında, Etiyopya Savunma Kuvvetleri’ne ait Assosa’daki bir üs içerisinde tugay büyüklüğünde bir askeri gücün toplandığını ve bunun HDK’nin faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu belirtti. Assosa, Mavi Nil Nehri’ne ve Kurmuk kentine yakınlığı nedeniyle önem taşıyor. Bu nedenle bölgede savaşla bağlantılı herhangi bir askeri varlığın bulunması, eğer doğrulanırsa, yeni bir sınır cephesinin oluşmasına zemin hazırlayabilir.
Batıda ise Çad, Darfur’la olan uzun sınırı ve sınırın iki tarafındaki aşiret bağları nedeniyle krizin merkezinde yer alıyor. Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ın, Encemine’yi HDK’ye sağlanan desteğin kolaylaştırılmasına yardımcı olmakla suçlamasının ardından gerilim tırmandı. Çad ise silahların sevkiyatı için topraklarının veya havalimanlarının kullanıldığını reddediyor. Eski ABD’li yetkili ve Sudan uzmanı Cameron Hudson, Çad topraklarındaki saldırıların sonuçlarının artık yalnızca sahadaki gelişmelerle sınırlı kalmadığını, diplomatik bir karşılaşmaya dönüştüğünü belirtiyor.
Savaştan etkilenen ülkeler
Güney Sudan, savaşın sonuçlarına en fazla maruz kalabilecek ülke olabilir. Zira ülke ekonomisi, petrolün Sudan’daki tesis ve limanlar üzerinden ihraç edilmesine dayanıyor. Ayrıca çatışmaların başlamasından bu yana Sudanlılar ile ülkelerine dönen Güney Sudanlılardan oluşan 1 milyondan fazla kişiyi kabul etti. Petrol ihracatının durması veya çatışmaların sınıra taşınması, Cuba’daki kırılgan istikrarı tehdit edebilir.
Sudan’la doğrudan sınırı bulunmayan Kenya ise siyasi kutuplaşmanın, finansman ağlarının ve savaşçı hareketliliğinin yayılmasının yanı sıra ticaretin sekteye uğraması riskiyle karşı karşıya. Ayrıca Nairobi’nin önemli bir dayanağını oluşturduğu IGAD’ın bölgedeki rolünün zarar görmesi de söz konusu olabilir.
Uganda da Güney Sudan üzerinden benzer risklerle karşı karşıya. Cuba’da yaşanabilecek yeni bir patlama, ülkeye yönelik yeni bir sığınmacı dalgasına yol açabilir. Uganda hâlihazırda Güney Sudan’dan 1 milyondan fazla mülteciye ev sahipliği yapıyor. Böylece savaşın etkileri, düzenli ordular sınırları geçmeden Sudan’dan Güney Sudan’a, oradan da Uganda ve Kenya’ya yayılabilir.
Mısır ise mülteciler, güney sınırının güvenliği, Nil suları ve Etiyopya ile bölgesel dengeler açısından çeşitli sonuçlarla karşı karşıya. Eritre ise istikrarsızlığın doğu Sudan’a ve Kızıldeniz kıyılarına yayılmasından endişe ediyor. IGAD İcra Sekreteri Workneh Gebeyehu, barış ve güvenlik alanındaki sorunların artık tek bir ülke veya kurumun tek başına mücadele edemeyeceği kadar iç içe geçtiğini belirterek Sudan’ı askeri çatışma, insani felaket, kurumsal çözülme, bölgesel yayılma ve jeopolitik rekabetin bir araya geldiği en açık örneklerden biri olarak nitelendirdi.
Sudan savaşı henüz tam anlamıyla bölgesel bir savaşa dönüşmüş değil. Ancak uzun zaman önce iç çatışmanın sınırlarını aştı. Halkalar giderek birbirine bağlanırken gelecekte sorulacak soru artık “Savaş bölgeye yayılacak mı?” olmayacak; asıl soru şu olacak: “Yayılma başladı mı?”
ترمب يعتزم رفع غطاء الحماية عن الذئابhttps://aawsat.com/%D8%A8%D9%8A%D8%A6%D8%A9/5314931-%D8%AA%D8%B1%D9%85%D8%A8-%D9%8A%D8%B9%D8%AA%D8%B2%D9%85-%D8%B1%D9%81%D8%B9-%D8%BA%D8%B7%D8%A7%D8%A1-%D8%A7%D9%84%D8%AD%D9%85%D8%A7%D9%8A%D8%A9-%D8%B9%D9%86-%D8%A7%D9%84%D8%B0%D8%A6%D8%A7%D8%A8
أعلنت الإدارة الأميركية، الجمعة، أنها تعتزم إنهاء الحماية الممنوحة للذئاب كأحد الأنواع المهددة بالانقراض، مما أثار غضباً واسعاً لدى المنظمات البيئية.
وفي مرسوم يهدف إلى مساعدة مربي المواشي للحدّ من خسائرها، طلب الرئيس دونالد ترمب من وزير داخليته دوغ بورغوم أن يحدّد في غضون 90 يوماً ما إذا كانت الذئاب الرمادية والذئاب المكسيكية تستوفي المعايير التي «تتيح رفع الحماية عنها، أو إعادة تصنيفها بموجب قانون الأنواع المهددة بالانقراض».
وإذا استوفت الذئاب المعايير، فبإمكان بورغوم البدء في شطبها من القائمة، الأمر الذي قد يدفع الحكومة إلى تشجيع الولايات على تخفيف القيود المفروضة على صيد الذئاب.
الرئيس الأميركي دونالد ترمب في طريقه إلى مروحية «مارين وان» للانتقال إلى نادي الغولف الذي يملكه في بيدمينستر بولاية نيوجيرسي لتمضية عطلة نهاية الأسبوع (أ.ف.ب)
وكانت الولايات المتحدة تضم ما لا يقل عن 250 ألف ذئب قبل وصول المستوطنين الأوروبيين الذين تسببوا في انخفاض أعدادها بشكل كبير مع توسعهم غرباً.
وتضم الولايات المتحدة القارية حالياً نحو 7600 ذئب رمادي، بحسب منظمة «وولف كونسرفيشن سنتر»، بينما قُدّر عدد الذئاب المكسيكية بنحو 317 ذئباً في نهاية عام 2025، بحسب المنظمة المكلفة بمراقبة أعدادها.
وقررت إدارة ترمب إلغاء قرار حماية الذئب الرمادي الذي صدر في سبعينات القرن الفائت بعد أن كاد ينقرض في الولايات المتحدة. وقد أعاد قاضٍ فدرالي العمل بالقرار في العام 2022.
ورأى بن غرويل، من منظمة «سييرا كلوب» المدافعة عن البيئة، أن هذا القرار محاولة لتهدئة مخاوف مربي المواشي الغاضبين من قرار الحكومة رفع الرسوم الجمركية مؤقتاً عن لحوم الأبقار المستوردة.
وأضاف: «إن تحويل حماية الذئاب إلى قضية تُدار سياسياً بذريعة الحد من الأضرار لن يُساهم في خفض أسعار المواد الغذائية، أو مساعدة الأسر التي تُعاني من ارتفاع تكاليف المعيشة».
وكانت إدارة ترمب قد أضعفت في يوليو (تموز) حماية موائل الأنواع المُهددة بالانقراض، وفق «وكالة الصحافة الفرنسية».
تحقيق «غير مسبوق»... كبار العسكريين الأميركيين يخضعون لاختبار كشف الكذبhttps://aawsat.com/%D8%A7%D9%84%D8%B9%D8%A7%D9%84%D9%85/%D8%A7%D9%84%D9%88%D9%84%D8%A7%D9%8A%D8%A7%D8%AA-%D8%A7%D9%84%D9%85%D8%AA%D8%AD%D8%AF%D8%A9%E2%80%8B/5314930-%D8%AA%D8%AD%D9%82%D9%8A%D9%82-%D8%BA%D9%8A%D8%B1-%D9%85%D8%B3%D8%A8%D9%88%D9%82-%D9%83%D8%A8%D8%A7%D8%B1-%D8%A7%D9%84%D8%B9%D8%B3%D9%83%D8%B1%D9%8A%D9%8A%D9%86-%D8%A7%D9%84%D8%A3%D9%85%D9%8A%D8%B1%D9%83%D9%8A%D9%8A%D9%86-%D9%8A%D8%AE%D8%B6%D8%B9%D9%88%D9%86-%D9%84%D8%A7%D8%AE%D8%AA%D8%A8%D8%A7%D8%B1-%D9%83%D8%B4%D9%81-%D8%A7%D9%84%D9%83%D8%B0%D8%A8
تحقيق «غير مسبوق»... كبار العسكريين الأميركيين يخضعون لاختبار كشف الكذب
بيت هيغسيث خلال مؤتمر صحافي في «البنتاغون» (رويترز)
نقلت صحيفة «نيويورك تايمز» الأميركية عن مصادر قولها إن نحو 50 ضابطاً وموظفاً في هيئة الأركان المشتركة الأميركية أُخضعوا لاختبار كشف الكذب على خلفية التسريبات في وسائل الإعلام.
وفي التفاصيل وفق الصحيفة، أقدم محققون حكوميون أميركيون على خطوة استثنائية بإخضاع نحو 50 من أفراد هيئة الأركان المشتركة في الجيش الأميركي لاختبارات كشف الكذب، على خلفية تسريبات إلى صحافيين، بينها معلومات عن تسبب الحرب مع إيران في نقص مخزونات ذخائر أساسية، وفق مسؤولين أُطلعوا على هذه الإجراءات.
وسأل المحققون ضباطاً عسكريين وموظفين مدنيين في هيئة الأركان المشتركة عما إذا كانوا قد أفشوا معلومات سرية لأفراد من وسائل الإعلام، وما إذا كانوا قد قدموا معلومات حول تراجع مخزونات الذخائر الأميركية.
اختبارات كشف الكذب بعد تقارير عن نقص الصواريخ
ووفق الصحيفة، أُجريت اختبارات كشف الكذب في أغسطس (آب)، بعد موجة من التقارير الإخبارية التي كشفت عن تراجع مخزونات ذخائر أساسية، بينها صواريخ بعيدة المدى وصواريخ اعتراضية لمنظومة «باتريوت».
وفق ما قالت مصادر مطلعة للصحيفة، بدا أن ما وصفوه بـ«استعراض القوة»، لم يكن يهدف فقط إلى تحديد هوية أي شخص ربما سرَّب معلومات، بل أيضاً إلى ترهيب آخرين قد يفكرون في القيام بذلك مستقبلاً.
ويعمل في هيئة الأركان المشتركة ما بين 1500 و2000 ضابط ومسؤول، وتتولى الهيئة تنسيق العمليات والسياسات وخطط الحرب مع قادة القيادات العسكرية المقاتلة في أنحاء العالم.
هيغسيث ورئيس الأركان المشتركة الجنرال دان كين وقائد «سنتكوم» الجنرال تشارلز كوبر خلال مؤتمر في «البنتاغون» - 16 أبريل (رويترز)
البنتاغون: نأخذ تسريبات المعلومات السرية بمنتهى الجدية
وقال المتحدث باسم البنتاغون شون بارنل، في بيان، إن الوزارة «لا تعلق على شؤون الموظفين الداخلية أو المسائل المتعلقة بالتحقيقات، لكنها تتعامل بمنتهى الجدية مع جميع عمليات تسريب معلومات الأمن القومي السرية، وتجري التحقيقات اللازمة بشأنها».
وأضاف: «إن تأمين المعلومات السرية أمر بالغ الأهمية لضمان أمن الولايات المتحدة وقواتنا المنتشرة في أنحاء العالم».
«غير مسبوقة»...
وأوضحت الصحيفة أنه لا مثيل لنطاق هذا التحقيق. فلم يسبق في التاريخ الحديث أن أُجريت اختبارات كشف كذب جماعية على الرتب العليا في الجيش الأميركي.
وقال الأميرال المتقاعد دونالد جيه. غوتر، الذي شغل منصب كبير المستشارين القانونيين للقوات البحرية بين عامي 2000 و2002 لـ«نيويورك تايمز»: «لم أرَ من قبل استخدام اختبارات كشف الكذب على هذا النطاق أو على هذا المستوى الرفيع من المسؤولين».
وأضاف: «في تجربتي، هذا أمر غير مسبوق».
وتأتي هذه الخطوة في وقت كشفت فيه مؤسسات إخبارية عدة تفاصيل حول استنزاف الحرب مع إيران لمخزونات الذخائر الأميركية، ونشرت تقارير عن مخاوف داخل الإدارة بشأن المسار الاستراتيجي للصراع.
ترمب يضغط لملاحقة مسرّبي المعلومات
ضغط الرئيس الأميركي دونالد ترمب على مسؤولي الإدارة من أجل تكثيف البحث عن الأشخاص الذين يسربون المعلومات.
لكن الرئيس ذهب أبعد من مجرد محاولة وقف تدفق المعلومات غير المصرح بها؛ إذ وصف التغطية الإعلامية المنتقدة لطريقة تعامل الولايات المتحدة مع الحرب في إيران، وكذلك النقص في مخزونات الذخائر، بأنها «خيانة».
وأدت التسريبات إلى تعميق أجواء انعدام الثقة والارتياب داخل البنتاغون، وهي أجواء يقول مسؤولون حاليون وسابقون إنها تفاقمت في عهد وزير الدفاع بيت هيغسيث، بحسب الصحيفة.
هيغسيث يعزز أجواء الشك داخل البنتاغون
وذكرت «نيويورك تايمز» أن هيغسيث، المحاط بدائرة داخلية ضيقة من الموالين له، أطاح أو عرقل ترقيات ما لا يقل عن 80 جنرالاً وأميرالاً ومسؤولاً آخر خلال فترة توليه منصبه.
ومنذ أوائل العام الماضي، يجري البنتاغون عدداً من التحقيقات بشأن تسريب المعلومات، رداً على تغطيات إخبارية تناولت قيادته للوزارة، وذلك في الوقت الذي واجه فيه هو نفسه انتقادات بعد أن شارك تفاصيل حساسة بشأن ضربات في اليمن في مجموعة على تطبيق «سيغنال» العام الماضي.
ولم يعقد هيغسيث إحاطة للصحافيين في البنتاغون بشأن الحرب الأميركية في إيران منذ 5 مايو (أيار)، كما سعى إلى الحد من وصول الصحافيين إلى البنتاغون.
وفي الشهر الماضي، أقالت وزارة الدفاع ناشر ورئيس تحرير صحيفة «ستارز أند سترايبس» (Stars and Stripes)، وهي مؤسسة إخبارية ممولة من الحكومة وتغطي أخبار الجيش الأميركي.
وقال الصحافيون إن الإقالة جاءت انتقاماً من تغطيتهم للأوضاع المتدهورة على متن حاملة الطائرات «يو إس إس أبراهام لينكولن».
وواصل ترمب دعمه لهيغسيث، قائلاً إنه يؤدي «عملاً رائعاً»، رغم تزايد المخاوف بشأن الاضطرابات التي تشهدها قيادة البنتاغون.