دواء سويدي لتجديد خلايا الدم

دواء «أناكينرا»
دواء «أناكينرا»
TT

دواء سويدي لتجديد خلايا الدم

دواء «أناكينرا»
دواء «أناكينرا»

يمكن للدم الشاب، أن يكون له تأثير مجدد للجسم عند نقعه في أجسام أكبر، حيث تنبض قلوبهم بشكل أفضل، وتصبح العضلات أقوى، ويكون التفكير أكثر حدة، وقد بحث العديد من العلماء عن عناصر الدم الصغير، التي يمكن التقاطها أو تكرارها ليتم في حبوب دوائية، ولكن فريقاً بحثياً من جامعة كولومبيا الأميركية، فكر في اتجاه جديد ومختلف، وهو تجديد الجهاز الذي يصنع الدم.
ووجد الفريق البحثي أن عقاراً مضاداً للالتهابات، تنتجه شركة «سويدش أورفان بايوفيتروم» السويدية، وتمت الموافقة عليه بالفعل للاستخدام في التهاب المفاصل الروماتويدي، يمكن أن يعيد الزمن إلى الوراء، ويعكس بعض تأثيرات العمر على الجهاز المكون للدم، وهو خلايا الدم الجذعية.
وخلال التجارب التي أجريت باستخدام فئران التجارب، وجد الباحثون في الدراسة المنشورة الأربعاء في دورية «نيتشر سيل بيولوجي»، أن العلاج «أناكينرا»، وهو عبارة عن حقن تحت الجلد، ساعد على تجديد الخلايا، حيث وجدوا أن الإشارة الالتهابية المنبعثة من نخاع العظم القديم (IL - 1B)، كانت حاسمة في دفع الشيخوخة في خلايا الدم الجذعية، وأعاد العقار خلايا الدم الجذعية إلى حالة صحية أكثر شباباً. ويتم تكوين جميع خلايا الدم في الجسم بواسطة عدد قليل من الخلايا الجذعية الموجودة في نخاع العظام، وبمرور الوقت، تبدأ هذه الخلايا الجذعية المكونة للدم في التغيير، فتنتج عدداً أقل من خلايا الدم الحمراء (مما يؤدي إلى فقر الدم) وعدداً أقل من الخلايا المناعية (مما يزيد من خطر الإصابة بالعدوى ويعيق جهود التطعيم)، ويواجهون صعوبة في الحفاظ على سلامة جينوماتهم (مما قد يؤدي إلى الإصابة بسرطان الدم).
ومن خلال التقنيات التي تم تطويرها في مختبر إيمانويل باسيجيه، مدير مبادرة جامعة كولومبيا للخلايا الجذعية، والتي تتيح إجراء تحقيق مفصل لبيئة نخاع العظام، وجد الباحثون أن إحدى الإشارات الالتهابية المنبعثة من النخاع للعظم القديم، وهي (IL - 1B)، كانت حاسمة في دفع ميزات الشيخوخة، وتم حظر هذه الإشارة باستخدام عقار «أناكينرا»، مما أعاد بشكل ملحوظ خلايا الدم الجذعية إلى حالة أصغر وأكثر صحة.
ويسعى الباحثون حالياً لإجراء تجارب سريرية على البشر، لمعرفة ما إذا كانت العمليات نفسها نشطة في البشر وما إذا كان تجديد الخلايا الجذعية في وقت مبكر من الحياة، في منتصف العمر، سيكون استراتيجية أكثر فعالية.


مقالات ذات صلة

تفشي «إيبولا» في الكونغو يصبح الأكثر فتكاً في تاريخ البلاد

أفريقيا من مراسم دفن أحد المتوفين بسبب فيروس «إيبولا» في الكونغو (أ.ب) p-circle 00:44

تفشي «إيبولا» في الكونغو يصبح الأكثر فتكاً في تاريخ البلاد

أودى التفشي الحالي لفيروس «إيبولا» في الكونغو بحياة 2325 شخصاً، متجاوزاً بذلك حصيلة الوفيات الناجمة عن تفشي المرض في الفترة بين 2018-2020 ليصبح الأكثر فتكاً.

«الشرق الأوسط» (كينشاسا)
صحتك قد يُسبب التهاب المفاصل الروماتويدي تيبساً وتورماً صباحياً مطولاً في اليدين والمعصمين والقدمين ومفاصل أخرى (رويترز)

علامات قد تكشف مهاجمة جهاز المناعة للجسم

تكمن الصعوبة في أمراض المناعة الذاتية في أنها نادراً ما تبدأ بأعراض حادة، بل بأعراض بسيطة كالتعب العادي، أو الإجهاد.

«الشرق الأوسط» (لندن)
صحتك جهاز لقياس مستوى السكر بالدم (أرشيفية - إ.ب.أ)

كيف تتفادى ارتفاع سكر الدم المفاجئ بعد الوجبات؟

تشير أبحاث حديثة إلى أن الارتفاعات الكبيرة والمتكررة في مستوى السكر بعد تناول الطعام تؤثر في القلب والأوعية الدموية والكلى والدماغ.

«الشرق الأوسط» (لندن)
صحتك اختبار لقياس مستوى الكوليسترول (رويترز)

7 عادات يومية قد ترفع الكوليسترول دون أن تشعر

إلى جانب العوامل الوراثية والعمر وبعض الأمراض، تلعب العادات اليومية دوراً مهماً في تحديد مستويات الكوليسترول.

«الشرق الأوسط» (لندن)
صحتك العلكة يمكنها مكافحة ثلاثة أنواع من الميكروبات المرتبطة بسرطان الفم (بيكسلز)

ابتكار علكة علاجية قد تساعد في الوقاية من سرطان الفم

طورت مجموعة من الباحثين علكة علاجية يمكنها مكافحة ثلاثة أنواع من الميكروبات المرتبطة بسرطان الفم، من بينها فيروس الورم الحليمي البشري.

«الشرق الأوسط» (نيويورك)

Kongo: Ebola salgını, ülke tarihindeki en ölümcül salgın haline geldi

Kongo'nun Ituri kentindeki Ruambara tedavi merkezinde hemşireler Ebola virüsü bulaşmış bir hastayı tedavi ediyor (AP)
Kongo'nun Ituri kentindeki Ruambara tedavi merkezinde hemşireler Ebola virüsü bulaşmış bir hastayı tedavi ediyor (AP)
TT

Kongo: Ebola salgını, ülke tarihindeki en ölümcül salgın haline geldi

Kongo'nun Ituri kentindeki Ruambara tedavi merkezinde hemşireler Ebola virüsü bulaşmış bir hastayı tedavi ediyor (AP)
Kongo'nun Ituri kentindeki Ruambara tedavi merkezinde hemşireler Ebola virüsü bulaşmış bir hastayı tedavi ediyor (AP)

Hükümet tarafından dün yayımlanan verilere göre, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde devam eden Ebola salgını 2 bin 325 kişinin ölümüne yol açtı. Böylece salgındaki can kaybı, 2018-2020 yılları arasındaki Ebola salgınında kaydedilen 2 bin 299 ölümü aşarak ülke tarihinin en ölümcül salgını oldu.

Kongo Halk Sağlığı Enstitüsü’nün son raporunda, doğrulanmış vaka sayısının son 24 saatte tespit edilen 101 yeni vakayla birlikte 4 bin 945’e yükseldiği bildirildi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre ülkede 17’nci olan Ebola salgını, vaka sayısı bakımından da Kongo tarihindeki en büyük salgın olma özelliğini temmuz ayı sonunda kazanmıştı.

Hükümetin son verileri, toplam can kaybının daha önce ülke tarihinin en ağır salgını olarak kabul edilen 2018-2020 dönemindeki 2 bin 299 kişilik ölüümü geride bıraktığını gösterdi.

Toplam doğrulanmış vaka sayısı ise 4 bin 945’e ulaştı. Salgının resmi olarak ilan edilmesinden üç ay sonra ulaşılan bu rakam, 2014-2016 yıllarında Batı Afrika’da yaşanan Ebola salgınını geride bırakıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre Gine, Liberya ve Sierra Leone’yi etkileyen söz konusu salgında 28 bin 616 vaka ve 11 bin 310 ölüm kaydedilmişti.

Batı Afrika’daki salgında can kaybının 1000’e ulaşması, salgının ilan edilmesinden yaklaşık beş ay sonra gerçekleşmişti. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki mevcut salgında ise ölü sayısı üç aydan kısa bir sürede 2 bine ulaştı.

Halen ülkede yayılan Ebola virüsünün Bundibugyo suşuna karşı kullanılabilecek onaylı bir tedavi veya aşı bulunmuyor.

Az sayıda deneysel aşı ve tedavi yöntemi değerlendirilirken, küresel sağlık otoriteleri mevcut Ebola tedavilerinin bu suşa karşı koruma sağlayıp sağlayamayacağını araştırıyor. Şu ana kadar bu konudaki kanıtlar yalnızca hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarla sınırlı.

Ebola virüsü, hastalığa yakalanmış kişilerin canlı ya da ölü olması fark etmeksizin vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşıyor. Virüs ateş, kusma ve ishale neden olabilirken, ağır vakalarda iç ve dış kanamalara yol açabiliyor.


Moskova ile Kiev arasında karşılıklı kanlı saldırılar

Ukraynalılar, Rusların gece bombaladığı Kiev’deki kitap pazarından kalanları inceliyor (EPA)
Ukraynalılar, Rusların gece bombaladığı Kiev’deki kitap pazarından kalanları inceliyor (EPA)
TT

Moskova ile Kiev arasında karşılıklı kanlı saldırılar

Ukraynalılar, Rusların gece bombaladığı Kiev’deki kitap pazarından kalanları inceliyor (EPA)
Ukraynalılar, Rusların gece bombaladığı Kiev’deki kitap pazarından kalanları inceliyor (EPA)

Yüzlerce insansız hava aracı (İHA) Moskova ve Rusya’nın farklı bölgelerini hedef alırken, saldırılarda 6 kişi hayatını kaybetti. Rusya’nın düzenlediği füze saldırılarında ise Kiev ve diğer Ukrayna kentlerinde 20’den fazla kişi öldü veya yaralandı. İki ülkenin yetkilileri saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, başkentin cumartesiyi pazara bağlayan gece boyunca yoğun bir İHA saldırısına maruz kaldığını ve hava savunma sistemlerinin 600’den fazla İHA’yı etkisiz hale getirdiğini açıkladı. Moskova bölgesi Valisi Andrey Vorobyov ise saldırıyı “yakın tarihin en büyük İHA saldırılarından biri” olarak nitelendirdi.

Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, ülkesinin müttefiklerinden hava savunma füzeleri sağlamalarını bir kez daha istedi.

Zelenskiy, “Kuzey Kore füzeleri burada, Avrupa’da altyapıyı yok ediyor ve can alıyorsa, Avrupa’nın hava savunma füzelerinin depolarda beklemesine izin veremeyiz” ifadelerini kullandı.


Suudi Arabistan ve 7 ülke, Gazze’de çatışmanın sona erdirilmesi çabalarını baltalamaktan İsrail’i sorumlu tuttu

İsrail ordusu, 11 Ağustos 2026'da Nablus kenti yakınlarındaki Tell köyünde bir Filistin evini yıktı (EPA)
İsrail ordusu, 11 Ağustos 2026'da Nablus kenti yakınlarındaki Tell köyünde bir Filistin evini yıktı (EPA)
TT

Suudi Arabistan ve 7 ülke, Gazze’de çatışmanın sona erdirilmesi çabalarını baltalamaktan İsrail’i sorumlu tuttu

İsrail ordusu, 11 Ağustos 2026'da Nablus kenti yakınlarındaki Tell köyünde bir Filistin evini yıktı (EPA)
İsrail ordusu, 11 Ağustos 2026'da Nablus kenti yakınlarındaki Tell köyünde bir Filistin evini yıktı (EPA)

Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Pakistan, Endonezya, Türkiye, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri dün yaptıkları açıklamada İsrail’in, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’deki çatışmayı sona erdirmeye yönelik kapsamlı planının uygulanmasını tamamlamak amacıyla hazırlanan ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararıyla desteklenen yol haritasını reddetmesini kınadı. Sekiz ülke ayrıca İsrail’in Filistin devletinin kurulmasına yönelik itirazını da eleştirdi.

Sekiz ülke, Filistin devletinin kurulmasını engellemeye veya inkâr etmeye yönelik her türlü girişimi, tek taraflı adımlar da dahil olmak üzere, kesin biçimde reddettiklerini vurguladı.

Sekiz ülkenin dışişleri bakanları ortak açıklamalarında, İsrail’in son tutumlarının kapsamlı plana yönelik açık bir ret anlamına geldiğini, bunun planın uygulanmasını tehdit ettiğini ve adil ve kalıcı bir barış için yürütülen ortak çabaları ciddi biçimde baltaladığını belirtti. Bakanlar, İsrail’in bu tutumunun, Gazze ve işgal altındaki Filistin topraklarının geri kalanında barışın sağlanmasına yönelik çabaları engelleme sorumluluğunun artık İsrail’e ait olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Yol haritasının önemi vurgulandı

Ortak açıklamada, Filistinli grupların kabul ettiği yol haritasının Mısır, Katar, Türkiye ve ABD’nin yanı sıra Gazze Yüksek Temsilcisi ve “Barış Konseyi”nin yoğun arabuluculuk çabalarının sonucu olduğu belirtildi.

Yol haritasının, kapsamlı planda öngörüldüğü üzere silahların tek elde toplanması, İsrail güçlerinin çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması, idari yetkinin Gazze’yi yönetmek üzere oluşturulacak ulusal komiteye devredilmesi ve Gazze’nin yeniden imar edilmesi açısından kritik bir aşama olduğu vurgulandı.

Açıklamada, yol haritasının reddedilmesinin “kapsamlı planın uygulanmasına devam edilmesini açıkça reddetmek anlamına geldiği” ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’de savaşı sona erdirmek ve kalıcı barış için gerekli koşulları oluşturmak amacıyla yürüttüğü yoğun çabaların başarısızlığa uğrama riskini doğrudan artırdığı belirtildi.

Bakanlar, bu kapsamda, İsrail’in kapsamlı plan ve buna bağlı yol haritasında öngörülen yükümlülük ve düzenlemelere eksiksiz biçimde uymasını sağlamak ve uygulamanın önündeki yeni engelleri önlemek için ABD’nin aktif müdahalesini sürdürmesinin önemine dikkat çekti.

Bakanlar ayrıca İsrail’in yol haritasını reddetmesinin, uygulamayı engellemesinin, geciktirmesinin veya yükümlülüklerine uymamasının doğuracağı sonuçlardan doğrudan ve tamamen İsrail’in sorumlu olacağını belirtti. Buna, sahadaki koşulların daha da kötüleşmesi ve Gazze’de savaşın sona erdirilmesine yönelik çabaların sekteye uğraması da dahil edildi.

Barış ancak iki devletli çözümle sağlanabilir

Bakanlar ortak açıklamada, kapsamlı planın Gazze’deki ağır insani koşulların ele alınması, herkes için güvenlik ve istikrarın sağlanması, yeniden imar ve toparlanma sürecinin önünün açılması ve Filistin halkının kendi kaderini tayin etme ve uluslararası hukuk temelinde devlet kurma hakkına dayalı adil ve kalıcı bir barışın tesis edilmesi için derhal ve eksiksiz uygulanması gerektiğini yineledi.

Bakanlar, adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışın ancak iki devletli çözümün hayata geçirilmesiyle mümkün olacağını vurguladı. Bu kapsamda, uluslararası hukuk ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda, 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulması gerektiğini belirtti.

Filistin devletinin kurulmasını inkâr etmeye veya hayata geçirilmesini engellemeye yönelik herhangi bir girişimin, bölgenin tamamında barış, güvenlik ve istikrar ihtimalini doğrudan baltalayacağı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca “Barış Konseyi”nin rolünü sürdürmesinin önemine işaret ederek, bütün taraflara, yol haritasının uygulanması ve Trump’ın kapsamlı planının ikinci aşamasına geçilmesi yönündeki çabaları destekleme çağrısında bulundu.

Bakanlar, “Barış Konseyi”ni, ABD’nin etkin desteği ve katılımıyla, yetkileri çerçevesinde derhal ve somut adımlar atmaya çağırdı. Bu adımların, kapsamlı planın bütünlüğünün korunmasını ve herhangi bir tarafın planın uygulanmasını engellemesinin önüne geçmesini sağlaması gerektiği ifade edildi.