​Koronavirüsten su ve sel baskınlarına İran

​Koronavirüsten su ve sel baskınlarına İran

Çarşamba, 25 Mart, 2020 - 14:15
Nevruz kutlamalarından kaynaklı seyahatlere yönelik korkuların ortasında dün İran’ın Mazandaran Eyaleti’ni başkent Tahran’a bağlayan Chalus geçidindeki araç trafiği (Fars)
Londra – Tahran / Şarku’l Avsat

İran’da altıncı haftasına giren yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında son verilere göre ölen sayısı 2 bini aşarken günlük görülen vaka sayısı rekor seviyeye yükselerek bin 800 olarak kaydedildi. Ancak hükümetin Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü’nün (MSF) yardımını reddetmesine yönelik halkın eleştirilerinin arttığı bir dönemde, birçok İran eyaletinde şiddetli yağışların neden olduğu sel ve su baskınları ülkedeki krizi daha da kötüleştirecek gibi görünüyor.

İran Sağlık Bakanlığı tarafından dün açıklanan son resmi rakamlara göre son 24 saat içinde kaydedilen 143 yeni ölüm vakasıyla birlikte koronavirüs nedeniyle şuana kadar hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 77 oldu. Yine aynı rakamlara göre bir günde rekor seviyede bin 762 yeni vaka sayısı kaydedilirken toplam vaka sayısı 27 bin 17’ye yükseldi. Şarku’l Avsat’ın İran'ın yarı resmi haber ajansı ISNA’dan aktardığı habere göre İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Kiyanuş Cihanpur, Başkent Tahran'daki ölüm sayısının yüzde 13 arttığını söyledi. Bazı eyaletlerdeki oranların ise daha az veya daha fazla olduğuna işaret eden Cihanpur, bazı bölgelerde ölenlerin sayısının yüzü aştığını ve her 10 ila 12 dakikada bir kişinin öldüğünü vurguladı. Yetkililer, hükümetin karantinayı ve hareketliliği kısıtlamayı reddetmesine rağmen, halkı ‘mümkün olduğunca’ evlerinde kalmaya çağırıyorlar.

Öte yandan İranlılar koronavirüsle mücadele ederken, geçtiğimiz haftadan bu yana İran’ın 31 eyaletinden 19'unda sel felaketi yaşandı. İran basınında yer alan haberlere göre sel ve su baskınlarında 12 kişi öldü, 21 kişi yaralandı. Bununla birlikte onlarca şehir ve köyün yolları sel suları nedeniyle kapandı. İran Kızılayı dün, şiddetli yağışlardan etkilenen 9 bin İranlıya yardım sağladığını duyurdu.

Bununla birlikte 3 Nisan'a kadar devam edecek olan İran’ın yeni yıl tatili nedeniyle insanların yoğun olarak seyahat etmesi salgına ilişkin endişeleri daha da artıyor. Ancak İran, alışveriş merkezlerinin kapatılması gibi başka önleyici tedbirler de aldı. Beş günlük tatilin ardından kamu kurumlarının Salı günü yeniden açılması planlanıyor, ancak Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Cihanpur, devlet kurumlarının faaliyetlerinde bir azalma olduğunu belirtti. Fransız Haber Ajansı (AFP) tarafından aktarılan açıklamalarında Cihanpur, çalışanların sadece dörtte birinin ofislerinde çalışmasına izin verildiğini ve buların da sadece halk için hayati önem taşıyan idari görevlerle ilgili olduğunu söyledi. Cihanpur, çalışanların işyerlerinde ‘sosyal mesafe’ ilkesine uyması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Reuters haber ajansı ise İran devlet televizyonu IRIB TV’ye dayandırdığı haberinde Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin, koronavirüsün yayılmasını önleyici tedbirlerin bir parçası olarak hükümet çalışanlarının neredeyse yarısının evde kalmasına izin veren talimatlar yayınladığını bildirdi. Habere göre Cumhurbaşkanı Ruhani ayrıca izinli olarak geçici bir süreliğine serbest bırakılan bazı mahkumların salgınla mücadele kapsamında izinlerinin 18 Nisan'a kadar uzatılmasına karar verildiğini söyledi.

Reformistler: Devlet komplo teorilerine teslim oldu

Öte yandan reformist çizgideki Tahran Milletvekili Mahmud Sadıki Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Ruhani’yi kamu dairelerini kapatmadığı için eleştirdi. Komplo teorilerinin yetkililerin aldığı kararlarda en önemli etken olduğunu söyleyen Sadıki açıklamasında, “Tahran'daki Koronavirüs Yönetim Komisyonu’ndakiler de dahil olmak üzere uzmanlar, devlet dairelerinin kapalı kalmaya devam etmesini istiyor.  Cumhurbaşkanı ülke ekonomisine zarar vermek isteyen düşmanların tuzaklarına düşmemek için kapatmayacaktır” ifadelerine yer verdi. Sadıki tweetinde, İran'da koronavirüs vakalarının patlak vermesinin ardından Cumhurbaşkanı Ruhani’nin yaptığı ilk yorumu ile de alay etti.

Hükümet, Sınır Tanımayan Doktorlar’ın yardımını reddetti

İran rejim lideri Ali Hamaney’in ABD’nin yardımlarını reddetmesinden bir gün sonra hükümetin MSF’ye sahra hastanesi kurma izni vermekten vazgeçmesi halk arasında yoğun eleştirilere yol açtı.

Fransa merkezli MSF’den dün basına yapılan açıklamada, İran'daki çalışmalarının engellendiği doğrulandı. İran Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Fransız kuruluşun yardımına ihtiyaç olmadığı belirtildi.

Açıklama, İran’nın Paris Büyükelçisi Behram Kasimi’nin uluslararası kuruluşlar tarafından gönderilen yardımların bir parçası olarak MSF’den bir heyetin, ülkede beş haftadır süren salgınla mücadele kapsamında İsfahan'a bir sahra hastanesi, ilaçlar, maskeler, tıbbi elbiseler ve diğer tüm teçhizatlarla birlikte yola çıktığını duyurmasının ertesinde yapıldı.

MSF Pazar günü yaptığı açıklamada, İran’daki salgının boyutundan endişe ettiğini vurgulayarak İsfahan'da kritik vakaları tedavi etmek için 50 yatak kapasiteli, üst düzey tıbbi bakım ekibinden 9 üyesinin çalışacağı bir acil durum merkezi kurmaya çalıştığını belirtmişti.

Bu gelişmeler, Hamaney'in Washington'ı koronavirüsü ‘üretmekle’ suçlayarak ABD'nin İran'a insani yardımda bulunma teklifini reddetmesinden bir gün yaşandı.

Hamaney yaptığı bir açıklamada şunları söylemişti;

“Siz bu virüsü üretmekle suçlanıyorsunuz. Bu iddianın ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum ama böyle bir iddia söz konusuyken, hangi mantık sahibi sizin vereceğiniz ilaca güvenir. İlacınız hastalığı daha da arttırabilir veya kalıcı hale getirebilir. Sizin buraya doktor olarak göndereceğiniz kişiler, ürettikleri zehrin etkilerini yakından görmek için geleceklerdir. Söylendiğine göre İranlıların genetiğine uygun olarak virüsün bir bölümü İranlılar için üretilmiş. İranlılardan kimse, Amerikalıların bu teklifini kabul etmedi, etmeyecektir.”

Milletvekili Mahmud Sadıki Twitter hesabından paylaştığı bir başka tweette, “Muhafazakarların iddialarının aksine MSF’nin gelişine yönelik hassasiyet biyolojik bir savaş planından duyulan endişeden kaynaklanmıyor. Asıl endişeleri, uluslararası işbirliğinin yaptırımlar duvarını kıracak olmasıdır” dedi.

Buna karşın Hamaney’in temsilcisi ve Kayhan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Şeriatmedari, hükümetin, ‘faaliyetlerinin insani yardım kisvesi altında farklı hedeflere yönelik’ olduğunu söylediği Fransız örgütün İran'a girmesine ‘izin vermesini’ eleştirdi. Şeriatmedari, bu ekibin ülkeye girmelerini kabul eden yetkililerin sorumlu tutulmaları ve hesap vermelerini istedi. Şeriatmedari yaptığı açıklamada, “Fransa, İran halkına karşı olan düşmanlığını birçok kez kanıtladı. Buna rağmen söz konusu ekibin ülkemize girmesine izin veren beyefendiler neye güvendiler? Ortada karamsar bir tablo olabilir. Fakat aynı zamanda bir uyarı ve sadece bakış açısıyla ilgili” şeklinde konuştu.

Uluslararası camiadan İran’a yardım gönderme çağrıları devam ediyor

İlgili bağlamda BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Bachelet dün yaptığı açıklamada, salgınla mücadelede ‘belirleyici olan bu aşamada’ İran'a ve diğer ülkelere uygulanan yaptırımların ‘hafifletilmesini veya askıya alınmasını’ istedi. Bachelet’in özellikle İran konusuna değindiğini vurgulayan AFP’nin aktardığı açıklamalarında BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri, insan hakları örgütlerinin raporları, virüsün yayılmasından önce söz konusu ülkelere uygulanan yaptırımlar ve tıbbi personel için koruyucu ekipmanlar ve koruyucu ekipmanlar da dahil olmak üzere birçok ürünün girişinin engellenmesinin, bu ülkelerin ilaçlara ve tıbbi ekipmanlara erişimi üzerindeki etkisine sık sık dikkat çekti. Bachelet, İran'daki salgının komşusu Afganistan'ı etkilemeye devam ettiğini ve halihazırda zayıf olan sağlık sistemi üzerinde ek baskı yarattığını vurguladı.

Bachelet’in açıklamalarından sadece birkaç saat önce, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Josep Borrell, AB’nin İran'ın Uluslararası Para Fonu'na (IMF) yaptığı kredi talebini destekleyeceğini açıkladı. Bununla birlikte Borrell, koronavirüsle mücadelesine yardımcı olması için İran'a insani yardım gönderme çağrısında bulundu ve bu tür adımların ABD yaptırımlarını ihlal etmediğini vurguladı.

AB üyesi devletlerin dışişleri bakanlarıyla yapılacak görüşmenin ardından bu talebi destekleyeceklerini söyleyen Borrell, söz konusu ülkelerin mevcut nedenlerle birlikte oldukça zor durumda olduklarını, bu nedenlerin başında da ABD’nin petrol satarak gelir elde etmelerini engelleyen yaptırımlarının geldiğini söyledi. Bunun yeniden teyit edilmesi gerektiğini vurgulayan Borrell, birçok ülkenin söz konusu ülkelere insani yardımda bulunmalar halinde cezalandırılabileceklerini düşündüklerini, ancak bunun doğru olmadığını kaydetti. Borrell, herkesin insani yardımlarda bulunabileceklerini anlamaları için yeni bir teyit gerektiğini belirtti.

Öte yandan AB, koronavirüsü Kovid-19’un 2 binden fazla insanın ölümüne neden olduğu İran'a insani yardım amaçlı 20 milyon avro (21,5 milyon dolar) göndermeye hazırlanıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, 2018 yılında İran'la yapılan nükleer anlaşmadan çekilmiş ve yeniden yaptırımlar uygulamaya başlamıştı. O zamandan beri AB ile ABD arasında İran konusunda çelişkiler söz konusu.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Washington, IMF’nin İran'a koronavirüsle mücadele talebiyle istediği krediyi vermesini desteklemiyor. ABD'nin bu alanda bir veto hakkı var” ifadelerini kullandı. İran’ı ‘yurtdışında terör faaliyetlerini’ finanse etmekle suçlayan Pompeo, ayrıca İranlı yetkilileri ABD'nin yardım teklifini reddettikten sonra salgına ilişkin ‘yalan söylemekle’ suçladı.


Editörün Seçimi

Multimedya