​İbn Haldun ve Machiavelli

​İbn Haldun ve Machiavelli

Çarşamba, 25 Mart, 2020 - 12:45
Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar 

İbn Haldun ile Machiavelli arasında tam anlamıyla bir benzerlik yok. Ama aynı zamanda birçok yönden de benzerlikler var. Her halükarda bu benzerlik bulma çabası, bir maceradan ibarettir. Bunun için hoş görüleceğimi umut ediyorum. Niccolò Machiavelli’nin siyaset bilimindeki etkisi, İbn Haldun’un sosyolojideki etkisine yakındır ve her ikisinin etkisi, Batı düşüncesi ile sınırlıdır. Çünkü Arap düşüncesi ilkine hiç dikkat etmedi hatta belki de tanımadı. İkincisine yani İbn Haldun’a ise ancak Batıda sosyolojinin referans kaynaklarından – belik de birinci referans kaynağı- olmasından sonra hak ettiği değeri verdi.

Batı dünyası ile İslam dünyası arasındaki benzerliğin ilginç yanı, ikisinin de yaşamını ya sultanların hizmetinde ya da onların baskısı altında geçirmiş olmalarıdır. İbn Haldun bu ilişkiler nedeniyle Arap dünyasının batısı ile doğusu arasında dolaştı. Onun aksine Machiavelle’nin yaşamı ve sürgünü de o dönemde (15. yüzyıl) daha siyasi birliğini kuramamış olan İtalya sınırları içinde geçti. İtalyan düşünürün, İbn Haldun’dan etkilenip etkilenmediğini ve bu etkinin ne boyutta gerçekleştiğini, kitaplarını okuyup okumadığını bilmiyoruz, daha doğrusu ben bilmiyorum. Ancak, İtalyan düşünürün geniş kültürü, o eşsiz Arap düşünürün büyük ve yaygın ünü nedeniyle bu büyük bir olasılık olarak kalmayı sürdürecek.

İkisi arasındaki temel fark, Machiavelli’nin çok fazla adaletsizliğe maruz kalmış olmasıdır. Bu adaletsizlik halen devam etmektedir. Kendisi birçok kitap yazmış ve teoriler öne sürmüş olmasına rağmen dünya, sadece öğretilerinin en sert ve çıkarcı bölümünü oluşturan ve Machiavellizm adı verilen teorisi üzerinde durmuştur. Tüm iyilik, fazilet ve eşitlik çağrılarını görmezden gelmiştir. Ayrıca, babası Bernardo’nun nüfuz sahibi ve güçlülerin koruması altında olmaya çalışmaktan uzakta ailesi için seçmiş olduğu örnek yaşamı da görmezden gelmiştir. Oysa Machiavelli aynı zamanda başlığı basitçe “Fazilet” olan bir kitabın da yazarıdır.

Floransa Cumhuriyetinde 14 yıl boyunca üst düzey diplomatik bir makamda görev yapmıştır. Görevde kaldığı süreyi, rakipler arasında uzlaşıyı sağlamaya ve Roma İmparatorluğu zamanından beri hüküm süren etik değerleri tavsiye etmeye adamıştır. İbn Haldun da Endülüs, Mısır ve Şam arasındaki yolculukları sırasında yöneticilere danışmanlık yaparak buna benzer bir rol oynamıştı.  Machiavelli, esas olarak Medici hanedanı tarafından desteklenen Floransa’daki Rönesans’ın önde gelen isimlerinden biriydi. Onun öncesinde Arap dünyasında yaşanan Rönesans ise, ancak Mukaddime’nin yazarından çağlar sonra bu adı alabildi.

Rönesans’ın kavramları, anlamları ve etkilerini tanımlama konusundaki anlaşmazlıklar hala mevcut. Bilindiği gibi birkaç ağaçtan bir orman olamaz. Bu yüzden, hayatın tüm alanlarını, edebiyatı, sanat ve düşünceyi kapsayan Avrupa Rönesans’ı ile kendisinden önce yazılmış eserleri eleştiren mütevazi çalışmalarla sınırlı kalan Arap Rönesans’ı arasında bir karşılaştırma yapılabileceğini düşünmüyorum.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya