Washington’dan İdlib'de ateşkes çağrısı

Washington’dan İdlib'de ateşkes çağrısı

Perşembe, 27 Şubat, 2020 - 12:00
Fotoğraf (Arşiv_Reuters)
Moskova - Washington/Şarku'l Avsat - Ankara/Said Abdurrazık

ABD, Rusya destekli Suriye rejim güçleri ile Ankara'nın desteklediği muhalif gruplar arasında İdlib kırsalındaki çatışmalar devam ederken Suriye'nin kuzeyinde ateşkes çağrısı yaptı.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov, Rusya Bilgi Ajansı tarafından aktarılan açıklamasında Moskova’nın Ankara’daki İdlib konulu müzakerelerden olumlu sonuçlar beklediğini söyledi. Rusya, dün artan gerilimi görüşmek üzere Türkiye’ye bir heyet göndermişti. Bogdanov gazetecilere yaptığı açıklamada, “İyi sonuçlar bekliyoruz” dedi.

Dğer yandan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Şam, Moskova ve Tahran'ı Washington’ın Suriye'de ateşkes sağlama çabalarını engellemeye çalışmakla suçladı. Dışişleri Bakanlığı binasında bir basın toplantısı düzenleyen Pompeo, ateşkesin sağlanmasının oldukça zor olduğunu söyledi. Bunu ‘kronik bir sorun’ olarak niteleyen Pompeo, “Ateşkes için sunulan tüm öneriler, (Suriye Devlet Başkanı Beşşar) Esed,  Ruslar ve İranlılar tarafından zayıflatıldı. Aynı şekilde bu üç taraf, Birleşmiş Milletler'in (BM) Anayasa Komitesi’ni toplamaya yönelik tüm çabalarını da zayıflattı” diye konuştu. ABD’nin Suriye'ye ‘Ruslar tarafından engellenen’ insani yardımları götürmek için BM Genel Sekreterliği ile iş birliği yapmaya devam edeceğinin altını çizen Pompeo, Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib’de ihtiyaç sahiplerine bu yardımların ulaştırılması gerektiğini vurguladı. Bu yardımların en azından son zamanlarda yaşanan saldırıların sonuçlarını bir nebzede olsa azaltması için ulaştırılması gerektiğini kaydeden Pompeo sözlerine şöyle devam etti;

“Yardıma ihtiyacı olan insanlara sadece ABD yardımlarının değil, diğer ülkelerden gelen yardımların da ulaştırılması için BM Genel Sekreteri Guterres ile çalışmaya devam edeceğiz.”

Sahadaki gelişmelere ilişkin bilgiler veren Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) çarşamba günü rejim güçlerinin Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib ve Hama'da ilerlediğini ve daha fazla yerde kontrol sağladığını bildirdi. SOHR, rejim güçlerinin 60 saatten az bir sürede 30 köyde ve kasabada kontrolü sağladığını kaydetti.

SOHR, Türkiye destekli muhalif gruplar ile rejim güçleri ve ona bağlı silahlı gruplar arasında İdlib'in doğu kırsalında çatışmaların da devam ettiğini aktardı.

SOHR’a göre rejim güçleri geçen salı günü İdlib’in güneyindeki Kefer Nebil kasabasının kontrolünü yeniden ele geçirdi. Rejim güçlerinin yoğun hava ve kara bombardımanlarıyla ilerlemeyi sürdürdüğünü ve Kefer Nebil’in kontrolünü tekrar ele geçirdiğini bildiren SOHR böylece rejim güçlerinin 48 saatten daha kısa bir sürede 19 köy ve kasabanın kontrolünü de sağladığı bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkesinin İdlib’den ‘bir milim dahi’ çekilmeyeceğini ve şubat sonu olarak belirlenen tarihte Suriye ordusunun halen bölgeden çekilmemesi halinde Türk gözlem noktalarından uzaklaştırılacağını söyledi. Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile 5 Mart'ta İstanbul'da bir toplantı yapabileceklerini yineledi. Kremlin’den ise bu konuda teyit gelmedi.

Diplomatlar, askeri yetkiler ve istihbarat yetkililerinden oluşan Rus ve Türk heyetle, iki taraf arasında 2018 yılında İdlib ve çevresinde Gerginliği Azaltma Bölgesi kurulması için imzalanan Soçi Anlaşması çerçevesinde İdlib'de bir çözüme ulaşmak amacıyla dün Ankara’da Dışişleri Bakanlığı konutunda dördüncü kez bir araya geldiler.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya'yı İdlib'deki insani krizi anlamamakla suçladı. Erdoğan, Türkiye'nin heyetler arasında yapılan toplantıya ilişkin beklentisinin İdlib'de Suriye ordusunun Türk askeri gözlem noktalarının gerisine çekilmesi ve yerlerinden edilenlerin evlerine dönme fırsatı verilmesi olduğunu vurguladı. Dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) milletvekillerine hitap eden Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

“Suriye'nin ne topraklarında ne petrolünde ne de başka bir değerinde gözümüz yoktur. Tek istediğimiz, tarihi ve kültürel kardeşlerimiz olarak gördüğümüz Suriyelilerin ne zalim rejimin ne de kukla terör örgütlerinin tasallutu altında kalmadan kendi topraklarında huzur içinde yaşamalarını sağlamaktır. Talebimiz, rejimin saldırılarını bir an önce sona erdirip Soçi Muhtırası sınırlarına, yani gözlem noktalarımızın gerisine çekilmesidir.”

Türkiye’nin şu anda İdlib'de karşılaştığı en büyük sorunun hava sahasını kullanamaması olduğunu ve bu sorunun da yakında çözüleceğini vurgulayan Erdoğan, İdlib'de insani bir felaketi önlemek için doğrudan askeri müdahale de dahil olmak üzere gerekli tüm adımların atılacağını ve Türkiye'nin yeni bir göç dalgasını ‘sessiz sedasız’ kabullenmeyeceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Rusya, maalesef bu insani hassasiyeti bir türlü kabul etmek istemiyor ama gözlem, gözetleme kulelerimizi kuşatma altındaki alanlara verdiğimiz süre doluyor. Gereği neyse bu gözetleme, gözlem kulelerimizi bu defa kuşatmalardan öyle veya böyle bu ay sonuna kadar kurtarmanın planlaması içindeyiz. Rejimin, kendi topraklarını kurtarmanın değil, kendi halkını yok etmenin ve bölgeyi çoğu da dışarıdan getirilen mezhepçi fanatiklerin eline bırakmanın hesabını yaptığı artık inkar edilemez bir gerçek olarak karşımızdadır. Suriye'de asıl topraklarını, özgürlüklerini ve geleceklerini kurtarmak isteyenler, ülkemizle birlikte hareket eden gruplardır. Bunların muhalefeti Esed rejimine, muhabbeti ise kendi vatanlarına ve halklarına karşıdır. İdlib'deki askeri varlığımızı hem gözlem ve kontrol noktalarımızdaki askerlerimizin güvenliğini sağlamak hem de halkı Esed rejiminin zulmüne karşı korumak için güçlendirdik.”

Erdoğan ayrıca dün gece Azerbaycan ziyaretinden dönüşü sırasında uçakta kendisine eşlik eden gazetecilere yaptığı açıklamada Rusya Devlet Başkanı Putin’le 4’lü zirveye ilişkin yaptıkları konuşmada, Putin’in ikili bir toplantı yapmalarının daha iyi olabileceği şeklindeki teklifi üzerine kendisinin, “Bu da olabilir, 4’lü de olabilir. Şu anda İdlib'de bizim ikimizin kararı çok büyük önem arz ediyor” dediğini söyledi. Zirvenin tarihine ilişkin bir sorun olduğunu düşünmediğini belirten Erdoğan zirvenin 5 Mart’ta yapılabileceğini belirtti.

Erdoğan, Türk ve Rus heyetlerinin Ankara ve Moskova’da yaptıkları müzakerelerle ilgili olarak da Ankara'daki iki heyet arasında devam eden görüşmelerin (dünkü görüşmeler) sonuçlarına ilişkin Putin ile bir telefon görüşmesi yapabileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarına şöyle devam etti:

“Soçi Anlaşması’nda öngörülenleri uygulamak istiyoruz. Anlaşmadaki taahhütler yerine getirilmelidir. Bu konuda taviz vermek mümkün değildir. 1998 yılında Ankara ile Şam arasında imzalanan Adana Anlaşması uyarınca Suriye'de bulunmaktayız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ABD’den ‘Patriot Füze Savunma Sistemi’ alma olasılığına ilişkin de “Biz teklifimizi yaptık. Çok net olarak söyleyeyim; aldığım istihbarata göre şu anda ABD’nin elinde bize vereceği Patriot yok” diye konuştu.

ABD’nin henüz İdlib’de Türkiye'ye destek vermediğini beirten Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump Patriot konusunda tekrar konuşması gerektiğini kaydetti.


Editörün Seçimi

Multimedya