Filistinliler, iki devletli çözümü uygulamak için nüfus kartını kullanıyor

Filistinliler, iki devletli çözümü uygulamak için nüfus kartını kullanıyor

Pazar, 23 Şubat, 2020 - 09:45
​Demografik denge, 1948’den bu yana ilk kez Filistinlilerin lehine oldu (AFP)
İstanbul/Şarku’l Avsat

Halil Musa

Filistinli yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump’ın ilan ettiği tek taraflı barış planını hala talep ettikleri iki devletli çözümü ortadan kaldırması sonrasında Filistin halkına karşı ‘İsrail apartheid sistemi’ kurma planı olarak tanımlamaya devam ediyor.

Planın açıklanmasından bu yana Filistinliler, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyaya, planın pratik şekilde reddedilmesi ve iki devletli çözümün kurtarılması aracı olarak ‘1967 sınırlarına dayalı, başkenti Kudüs olan bir devleti tanıma’ çağrısı yapmaya devam ediyor.
Filistin uyarısı

Dünyanın iki devletli çözümü koruma hususundaki sessizliği ortasında Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ‘Ürdün Vadisi, yerleşim birimleri ve Ölü Deniz’i ilhak etme ve Kudüs’ü ‘İsrail’in birleşik başkenti’ olarak tanıma planları’ aracılığıyla Filistin Devleti kurma olasılığını sistematik şekilde yok ettiğini vurguladı.

Iştiyye, geçen pazar günü Münih Güvenlik Konferansı’nda İsrail’i tehdit edercesine, Tel Aviv’in ‘iki devletli çözüm veya bir ülkeyi apartheid sistemine mahkum etme’ arasında seçim yapması gerektiğine dikkati çekti.

Demografik dengenin, 1948 yılından bu yana ilk defa Filistinlilerin lehine olduğunu söyleyen Filistin Başbakanı, sayılarının, Ürdün Nehri ile Akdeniz arasındaki Yahudiler karşısında 200 binden fazla olduğunu belirtti.

Muhammed Iştiyye, bu verilerin, İsrail’in ‘demokratik bir Yahudi Devleti’ kurma stratejisiyle çeliştiğini ve apartheid sistemine kaydığını söyledi.

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) İcra Komitesi Sekreteri Saib Ureykat, Netanyahu’nun apartheid devleti kurucusu olarak tarihe geçeceğini ifade etti.

Oslo Anlaşması’nın imzalandığı 5 yıl içerisinde bir devlet inşa etme hedefiyle 1994 yılında Filistin otoritesinin oluşturulmasına rağmen, İsrail’in iki devletli çözümü ortadan kaldırmaya çalışması dolayısıyla bu hedef gerçekleştirilemedi.

1993 yılında Oslo Anlaşması’nın imzalanmasından bu yana iki devletli çözüme oldukça az bir destek verilirken, Filistinlilerin yüzde 60’tan fazlası bu çözüm fikrini reddetti. Ayrıca yerleşim birimlerinin genişlemesi nedeniyle bu planın artık pratik olarak uygulanmadığı belirtildi.

Trump’ın barış planına yanıt olarak Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İsrail ile yapılan tüm anlaşmalardan geri çekilme tehdidinde bulunsa da İsrail’i bir işgal gücü olarak sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı. Abbas, İsraillilerin, Batı Şeria yönetimini devralma taleplerine de dikkati çekerek, bunu başaramayacaklarını vurguladı.

Filistin Ulusal Girişim Hareketi Genel Sekreteri Mustafa el-Bergusi, Tel Aviv’in şu anda biri İsrailliler için sivil ve diğeri Filistinliler için askeri olmak üzere iki İsrail yasasının varlığıyla Filistinlilere karşı bir apartheid sistemi empoze ettiğini vurguladı. Bergusi ayrıca, İsrail’in Filistinlilerin doğal kaynaklarını kullanmalarını engellediğini ve hareketlerini kısıtladığını ifade etti.

İsrail’in 1967 sınırları üzerinde, başkenti Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasına engel olduğunu söyleyen Bergusi, “Trump’ın planı, dünyanın iki devletli çözümü kurtarmak için pratik bir eylem ortaya koymaması ortasında bir Filistin devleti kurma olasılığını tamamen ortadan kaldırdı” dedi.

Yetkili, Filistinlilerin Yahudilerle eşit sivil, siyasi ve ulusal haklar talep ettiklerine dikkati çekti.

Mustafa el-Bergusi ayrıca, mültecilerin geri dönüşü ve kendi kaderini kendileri belirleme haklarının da Filistinlilerin ulusal hakları olduğunu vurguladı.
İtimat

Siyaset Bilimi Profesörü ve Birzeit Üniversitesi Uluslararası Araştırmalar Profesörü Ali el-Carbavi, Filistin’in demografik dengeye olan itimadının ‘talihsiz ve temelsiz’ olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığına göre Carbavi, Filistin yönetiminin siyasi bir ufuk olmaksızın rolünü sürdürdüğünü belirtirken, siyasi ve iki devletli bir çözüm olmadan mevcut durumun devam edeceğine dikkati çekti.

Siyasi aktivist Hamade Cebr, Filistinlilerin sayısal üstünlüğü hakkında konuşmanın, İsraillilere demografik açıdan bir tehdit ve gözdağı olduğunu ifade ederken, Filistin liderliğinin iki devletli bir çözüme ulaşmaya kararlı olduğunu ve tek bir devlet istemediğini vurguladı.

Hamade Cebr ayrıca, İsrailli yetkililerin, Filistinlileri onuncu sınıf bir vatandaşlığı kabul edici bir aşamaya ulaştırdığını söyledi.


Editörün Seçimi

Multimedya