Ürdün halkı Yahudilerin Petra'da arazi sahibi olmasından endişeli

Ürdün halkı Yahudilerin Petra'da arazi sahibi olmasından endişeli

Cumartesi, 22 Şubat, 2020 - 13:15
Petra Antik Kenti (Getty)
İstanbul/Şarku'l Avsat

Tarık Dilvani

Ürdün Temsilciler Meclisi, Yahudilerin arazi satın alarak tarihi turistik şehre sızmasına yönelik oluşan endişeler nedeniyle Petra bölgesinin yönetimini değiştiren bir yasa tasarısı hazırladı. Tartışmalara konu olan yasa tasarısı, 2016 yılından bu yana erteleniyordu.

Meclis tarafından reddedilen değişiklik önerisi, Ürdünlülerin yüzde 51’den fazlasına sahip olması şartıyla yabancıların bölgede gayrimenkul edinmelerine izin veriyor.

 
Konuya dair tartışmalar sürüyor

Petra Bölge Yönetimi Komisyonu Başkanı Dr. Suleyman el-Farcat, yasa tasarısı konusunda birçok ses olduğunu belirterek bazı yatırımcıların arazileri satın almasına tanık olunan 2009 yılına kadar Petra’da herhangi bir arazinin satılmadığını belirtti. Bu yöndeki iddiaları yalanladı.

 

Mevcut yasanın Ürdünlü ve yabancı şirketlerin bölgede arazi satın almasına izin vermediğine dikkat çeken Farcat, yasa tasarısının Ürdün’ün en önemli turizm bölgelerinden biri olan Petra’nın daha fazla ziyaretçi çekmesine katkıda bulunmasını amaçladığını söyledi.

 

Ürdün Temsilciler Meclisi’nden Turizm ve Eski Eserler Komitesi Başkanı Hasan el-Acarme, halkın söz konusu yeni projeye yönelik endişelerini anladığını belirtti. Acarme, yasanın arkeolojik alanla  daha çok bölge topraklarıyla ilgili olduğunu vurguladı.

 
Hasan el-Acarme konuya dair şunları söyledi:

“Petra ve Vadi Musa halkının, turistik bölgelerdeki arazilerinden yararlanmaları meşru bir haktır. Mevcut yasa, burada bir kişinin arazisini kardeşine dahi satma hakkı tanımıyor.”

 
Haklı korkular

Parlamento’da Turist Komitesi üyesi Milletvekili Saud Ebu Mahfuz’a göre diğer bazı kesimler, Yahudilerin Petra’da mülk edinmesinin yollarının açılmasından endişeli. Ebu Mahfuz yaptığı açıklamada, “Yahudiler, 2019 yılında Petra’daki Peygamber Harun tapınağında dans ettiler ve dini ritüellerini uyguladılar. Dünyanın ikinci büyük harikası için nasıl korkmayız?” diye sordu.

Bu durum, Petra’da Jaber adlı filmin çekilmesi konusundaki tartışmanın çıkmasının yanı sıra Ürdünlülerin korkularını da artırdı. Film, tarihsel olarak Yahudilerin Petra üzerinde hakkı olduğu iddiasını destekliyor.

Ürdün parlamentosundan Milletvekili Dr. Dima Tahbub, İsrail’in bölgeden toprak satın almasına ve kiralamasına izin verildiği göz önüne alındığında Petra bölgesi yasasının son derece tehlikeli olduğunu belirtti. Tahbub, İsraillilerin Petra’yı kutsal bir yer olarak gördüklerini belirterek yasanın ‘kiracının veya alıcının kökenlerini ifşa etmesini şart koştuğuna’ dikkat çekti.

Farcat, Petra bölgesinin 441 kilometrekare olduğunu belirttiği açıklamasında diğer alanların da topraklarını satmayı reddeden vatandaşların malları olduğunu vurguladı.

 
Yahudi inancına göre Petra

Eski Ahit Araştırmaları Merkezi Müdürü Dr. Yusuf Reşid Zureykat, Yahudi inancına göre Petra’nın bulunduğu bölgenin önemli olduğuna dikkat çekti.

Bu önemin ardında 40 yıl boyunca Sina’da Hz. Musa ile yaşayan Yahudilerin daha sonra Ürdün’ün güneyine yerleştikleri, Yahudi toplumunun İsrail kurulmadan önce bu bölgede yaşadığı iddiası bulunuyor.

 
Zureykat konuya dair şunları söyledi:

“Yahudilerin son sığındıkları şehir olarak Petra ile ilgili yüzlerce kitap, araştırma makalesi, sempozyum ve dini risale mevcut. Deccal’in buraya giremeyeceği belirtiliyor. Eski ve Yeni Ahit ile birlikte kutsal kitaplarda Ürdün’ün Petra şehrinin adından Yahudilerin bir sığınağı olarak açıkça bahsedilmemesine rağmen teologların yorumları, dağlarda müstahkem şehir Petra’nın Yahudileri için bir sığınak şehir olduğu yönünde.”


Hac

Araştırmacı Dr. İssam Gazavi, Yahudi takvimine göre 1 Ağustos’ta dindar Yahudilerin Ürdün’ün güneyine, özellikle de Petra şehrine yöneldiğini, dualarla ve ilahilerle yürüyüşler düzenlediğini söyledi.


Gazavi açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Yahudilere ve Kutsal Kitap’a göre Petra’yı inşa eden kişi, Peygamber İsmail’in en büyük oğlu Peygamber Nabot’un soyundandı. Edom Krallığı’nda üç bin yıldan uzun bir süre önce Yakub’un, adı İsrail olan ikiz kardeşi Esav tarafından inşa edildi. Ayrıca Petra’nın eski isminin, İbranicede kaya anlamına gelen Sela (Saleh) olduğuna inanılıyor. Allah’ın Hz. Musa’ya burada hitap ettiğine inanıyorlar. Yahudiler sahte tarihlerinde, Filistin’i almadan önce Ürdün’ün doğusuna sahip olduklarını iddia ediyorlar. Bu nedenle Ürdünlüler, İsrail yerleşimlerinin Petra da dahil olmak üzere Ürdün’ün doğusuna ve güneyine genişlemesinden endişeli.”


Editörün Seçimi

Multimedya