Beşir'in yargılanmasına dair 3 senaryo

Beşir'in yargılanmasına dair 3 senaryo

Pazartesi, 17 Şubat, 2020 - 13:00
Ömer el-Beşir parmaklıklar ardında (Getty)
İstanbul/Şarku'l Avsat

İsmail Muhammed Ali

Sudan hükümeti ile silahlı hareketler arasında Güney Sudan'ın başkenti Cuba’da devam eden barış müzakerelerinde eski Devlet Başkanı Ömer el-Beşir’in 2003 yılında Darfur bölgesinde işlemiş olduğu savaş suçları dolayısıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) teslim edilmesi hususunda anlaşma sağlanmasının ardından 3 görüş ortaya çıktı.

Sudan kamuoyu, Beşir rejiminin devrilmesinden bu yana sosyal adaleti sağlamak ve savaş kurbanlarının ailelerinin yaralarını sarmakla ilgileniyor. Bu savaş, 300 binden fazla insanın ölümüne ve iki milyondan fazla insanın yerinden edilmesine sebep olmuştu.

Independent Arabia’ya konuşan hukukçular, Beşir’in yargılanmasıyla ilgili ortaya çıkan ilk görüşün, davanın ülke içinde görülmesi olduğu kanaatinde. İkinci görüşü destekleyenler ise insanlığa karşı işlediği suçlar dolayısıyla Beşir’in Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne teslim edilmesi gerektiğini, çünkü 2003 ve 2010 yasalarında savaş suçları ve soykırıma ilişkin herhangi bir maddenin bulunmadığını söylüyor. Bundan dolayı el-Beşir’in Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne teslim edilmesinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan bu düşüncedekiler, aynı zamanda siyasi olarak da mahkemenin kararına uyulması gerektiğini belirtiyor.

Üçüncü görüşte olanlar da uluslararası yetkililerin de bulunacağı melez bir mahkemenin kurulması yönünde.
Kanun ihlali

Sudan’ın eski Başsavcısı Ömer Abdulati, Sudan'ın Birleşmiş Milletler (BM) üyesi olması dolayısıyla ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK), ‘Beşir'in derhal Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne teslim edilmesi tavsiyesi’ uyarınca, uluslararası kararı uygulamakla yükümlü olduğunu söyledi. Zira bu karar ömür boyu kalacak ve uygulanmaması halinde Sudan'ı uluslararası yasaların ihlali gibi durumla karşı karşıya getirecektir. Bununla birlikte kararın uygulanması ise Sudan hükümetinin uluslararası toplumla uzlaşı sağlaması için elini güçlendirecektir.

Avukat Muaz Hazret ise Beşir’in UCM’ye teslim edilmesinin kaçınılmaz olduğunu söylüyor ve Sudan hükümetinin başsavcı aracılığıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi ile anlaşmalar yapması gerektiğini dile getirdi. Önceki Sudan hükümetinin Roma Statüsü’nden imzasını çektiğini belirten Hazret, mahkemenin hızlı bir şekilde tamamlanması için yeni anlaşmaların yapılması gerektiğini söyledi. Beşir'in Sudan'da bu suç altında yargılanmasının pek mümkün olmadığını dile getiren Hazret, ülkedeki ceza hukukunun eski rejim döneminde insanlığa karşı işlenen suçları içermeyeceğini ve dolayısıyla geriye dönük olarak herhangi bir cezanın verilemeyeceğini belirtti.
Melez mahkeme

Avukat Mehdi Bakhit, Sudanlı hâkimler ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nden hâkimlerinin katılacağı melez bir mahkeme kurulması ihtimalinin bulunduğunu söyledi. Cuba müzakereleri kapsamında verilen Beşir'in Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne teslim edilmesi kararının suçların cezasız kalmaması ilkesini teyit ettiğini belirten Bakhit, 1991 tarihli Sudan Ceza Kanunu'nun soykırım ve zorla sınır dışı etme gibi suçları içermediğini, bu suçların 2020 değişikliğiyle yasaya dahil edildiği belirtti.

Avukat Satıh el-Hac, mevcut Sudan yargısının savaş suçlarını veya soykırım gibi insanlığa karşı işlenen suçları yargılamaya ehil olduğunu dile getirdi. Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne teslim etme durumunun genellikle yerel yargı sisteminin başarısız olması halinde gerçekleştiğini ifade eden el-Hac, uluslararası toplumun burada bir sivil ve hukuk devletinin bulunduğunu bildiğini söyledi.
Tutuklama kararı

Uluslararası Ceza Mahkemesi, 2009 ve 2010 yıllarında, Darfur bölgesinde işlenen soykırım ve diğer bir dizi suçtan ötürü Ömer el-Beşir hakkında iki tutuklama kararı çıkardı. Bunun yanı sıra eski rejimin bazı liderleri hakkında da tutuklama kararları çıkarıldı. Bu isimlerden en ön plana çıkanlar arasında bulunan Ahmed Harun ve Abdurrahim Muhammed Hüseyin Kobar Cezaevi’nde bulunuyor.

UCM Başsavcısı Fatou Bensouda, geçtiğimiz Nisan ayında rejiminin düşmesinden bu yana birçok kere Beşir’in derhal mahkemeye teslim edilmesi için çağrıda bulunmuştu. Fakat şu ana kadar Beşir, sadece yasadışı yollarla elinde para bulundurmak gibi suçlamalarla yerel bir mahkeme tarafından yargılandı.

Hartum’daki mahkemede eski Devlet Başkanı Ömer el-Beşir’in yolsuzluk suçlamalarıyla yargılanması öncesinde Uluslararası Af Örgütü (Amnesty), Beşir’in uluslararası hukuk uyarınca işlediği soykırım ve savaş suçlarından dolayı yargılanması gerektiğini açıkladı.

Uluslararası Af Örgütü’nden Joan Nanyuki, ülkedeki yargılamanın Beşir’in birtakım suçlardan sorumlu tutulması yönünde atılmış olumlu bir adım olmasına rağmen onun hala Sudan halkına karşı işlediği insanlık dışı suçlardan ötürü yargılanması gerektiğini vurguladı.

Sudanlı yetkililerin soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı işlediği suçlardan ötürü Beşir'i Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne teslim etmeleri gerektiğini belirten Nanyuki, Ömer el-Beşir’in çok uzun bir zaman boyunca adaletten kaçtığını ve kurban ailelerinin hala adalet beklediğinin unutulmaması gerektiğini dile getirdi.
En eski sanık

Sudan'ı 30 yıl boyunca yöneten el-Beşir, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında tutuklama kararı çıkarılan en eski isimlerden biri olarak kabul ediliyor. Çünkü mahkeme devrik devlet başkanı için 4 Mart 2009 ve 12 Temmuz 2010 olmak üzere iki tutuklama emri çıkardı.

Ömer el-Beşir, Darfur bölgesindeki yüzbinlerce insanın öldürülmesi, sakatlanması ve işkenceye maruz kalmasının ardından savaş, soykırım ve insanlık dışı suçlarla itham ediliyor. Uluslararası Af Örgütü'nün araştırmaları, aralarında küçük çocukların da bulunduğu sivillere karşı kimyasal silah kullanıldığını ve savaş suçları derecesine varan bu saldırıların mahkeme savcısı tarafından soruşturulan suçlar ile eşit olduğunu gösteriyor.


Editörün Seçimi

Multimedya