Ruhani, ABD'nin 'azami baskısına' karşı direniyor

Ruhani, ABD'nin 'azami baskısına' karşı direniyor

Pazartesi, 17 Şubat, 2020 - 11:30
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani dün Tahran'da basın toplantısı düzenledi (AFP)
Londra-Tahran/Şarku’l Avsat

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, genel seçimler için sandık başına gidilmesine günler kala dün başkent Tahran’da düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada ülkesinin ‘aşırı baskıları aştığına’ işaret etti. ABD'nin ‘müzakere masasına oturmayı kabul etmek zorunda kalacağı’ vaadinde bulundu. Ruhani, içeriye yönelik olarak ise seçim sürecine yönelik son dönemde yaptığı eleştirileri yinelemekten kaçınarak sakinleştirici mesajlar gönderdi. Ruhani ayrıca İran Rejim Lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) geçen kasım ayındaki protestolar ve ocak ayında düşen Ukrayna uçağı olaylarının ardından sergiledikleri tutuma övgüde bulundu.

İran Cumhurbaşkanı, ülkenin yarı resmi ajansı ISNA’nın aktardığı açıklamalarında ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesinden bu yana izlediği ‘azami baskı’ politikasıyla ilgili ‘göstergelerin’, İran'ın bölgesel düzeydeki davranışlarını, DMO’nun dış faaliyetlerini ve balistik füze geliştirme programını değiştirmeyi amaçladığına işaret ettiğini söyledi.

AFP, Ruhani’nin açıklamalarında ülkesinin son dönemde içinden geçtiği zor koşullara dikkat çektiğini aktardı.
AFP’nin haberine göre Ruhani şu ifadeleri kullandı:

“Yaşanan tüm zorluklara rağmen halkımız dış baskılara karşı büyük direnç ve direniş gösterdi. Aleyhtarlarımız, zorlu şartlarla karşı karşıya kalmamızı isteseler de sorunlarımız artık geçen yıldan daha az.”

ABD’nin izlediği yolun sonunda yanlış hesaplara vardığını belirten Ruhani “Bunlar İran halkını etkileyemez” dedi. Yaptırımları ‘etkisiz’ olarak niteleyerek hafife alan Ruhani aynı zamanda ‘aşırı baskının, müzakerelerde İran tarafının eli zayıf bir şekilde masaya oturmasını sağlamayacağını’ vurguladı. “Gücümüzü gösterdik. Açıkçası eli zayıf bir halde müzakere masasına gitmeyi istemiyoruz” ifadesini kullandı.

Ruhani, ülkesinin iki yıl boyunca yaşanan gerilimlerden sonra geçen ay savaşın eşiğine geldiği ABD karşısında galip olduğunu savunarak sevdiği ‘umut’ sloganını bir kez daha yineledi.
AFP’nin haberine göre İran Cumhurbaşkanı açıklamalarını şöyle sürdürdü;

“Sonunda düşmanı müzakere masasına oturmaya zorlayacağız. Daha önce de olduğu gibi, bizden müzakere talebinde bulundular. Fakat koşullar adil olmalı. Buna göre gelecek yılki yürüyüşümüz direnç, direniş ve ilerleme üzerine olmalı. Geçen yıl enflasyonun üç haneli olacağına dair kara bir propaganda yapıldı. Bunun gerçekleşmediğini gördük ve bu yıl işleri yoluna koyabildik.”

İran'ın varlığı ve katılımı olmadan barış ve istikrarın sağlanamayacağını savunan Ruhani, “Her zaman bölgenin güvenliği için çalışıyoruz” dedi. Bu girişi DMO’nun yurt dışı kolu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin ABD tarafından hedef alındığı hava saldırısına bağlamak için kullanan Ruhani, Süleymani’yi ‘Körfez ve Ortadoğu'da bölgenin güvenliğini ve istikrarını arayan generallerden biriydi’ diye niteledi.

Son günlerde DMO’nun üst düzey komutanları ve İranlı yetkililer tarafından dile getirilen Süleymani’nin ‘Irak’a diplomatik bir misyon için gittiği’ açıklamalarını yineleyen Ruhani, bu söylemi daha da ileriye taşıyarak Süleymani'yi geçen ağustos ayında İran hükümetinin Körfez’de petrol tankerlerine ve petrol tesislerine yapılan saldırıların arkasında olmakla ilgili uluslararası suçlamalarla karşı karşıya olduğu dönemde sunduğu ‘Hürmüz Barış Girişimi’ ile ilişkilendirdi.

Ülkelerin İran’ın sunduğu girişimi memnuniyetle karşılama ve çekimser kalma şeklinde bölündüklerine işaret eden Ruhani “Eğer bazılarının güvende olmasını istemezsek barış kalıcı olmayacaktır” dedi.
Diğer yandan ülkesinin ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlık seçimlerinde kaybetmesini umduğuna dair iddiaları dolaylı yollardan reddeden Ruhani konuya dair şunları söyledi:

“Bizim için ABD’de yönetime gelenler arasında hiçbir fark yok. Bizi ilgilendiren konu ulusal çıkarlarımızdır. Bir taraf, İran üzerinde sürekli baskı olması gerektiğine inanırken diğer taraf İran'ın güçlü olduğuna ve onunla anlaşmaya varılması gerektiğine inanıyor. İkinci kısımdakiler ABD’nin eski hükümetiydi.”

ABD’nin mevcut yönetimini ‘görüşünü dayatmak istemekle’ suçlayan Ruhani “İran'ın uygulanan azami baskıya en fazla 3 veya 4 ay dayanacağına inanıyorlardı. Ancak 20 ay geçti ve içinde bulunduğumuz koşullar son 5 - 6 ay içinde düzeldi” dedi.

Açıklamalarında kendisine içeriden yöneltilen müzakere arayışına girmediği suçlamalarına ise değinmeyen Ruhani, bazı kişileri İranlıların ‘ABD olmadan yaşayamayacakları’ inancını yaymaya çalışmakla suçladı. Bunun artık içeride işe yaramayacağını vurgulayan Ruhani, ‘ABD'nin yaptırımları geri çekmesi halinde Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) çerçevesinde müzakerelere dönebileceklerini’ kaydetti.

Ruhani, cuma günü düzenlenecek genel seçimlerle ilgili olarak da “Seçimlere katılımın azalması halinde iyi bir rekabet gerçekleşmeyeceğinden endişe ettik” diye konuştu. Daha önceki eleştirilerini haklı çıkarmak için İran İçişleri Bakanlığı'nın bir önceki raporuna işaret eden Ruhani “Bu rapor seçim bölgelerinin yüzde 70'inde rekabetin olmadığını gösteriyordu. Ancak son raporlar bu oranın yüzde 44’e gerilediğine işaret ediyor ve bu beni çok mutlu etti” dedi. Hükümetin seçimlere katılmadığını vurgulayan Ruhani, “Hükümet seçimlere katılmıyor, Ruhani'nin hiçbir listesi yoktur” diye konuştu. Seçimlere ilişkin kesinlikle şüphesi olmadığını belirten Ruhani, “İlk günden itibaren seçimlerde tekelleşmeye izin verilmedi” ifadesini kullandı.

İstifa edip etmeyeceğine dair bir soruyu ise “İstifanın bir anlamı yok. Hiç önerilmedi. Seçimlerde halka vaatlerde bulunduk” şeklinde yanıtlayan Ruhani, son dakikaya kadar bu vaatleri yerine getirmek için kalma sözü verdi.

İlk seçildiği 2013’teki seçimlerin akabinde anayasal yeminini etmeden önce bunu düşündüğünü ve konuyu İran’ın Rejim Lideri Ali Hamaney'e açtığını söyleyen Ruhani ancak Hamaney’in bu fikre karşı çıktığını kaydetti. Ruhani, 2017'deki seçimlerden sonra da aynı durumun tekrarladığını vurguladı.

İranlılara yönelik seçimlerle ilgili talebini bir kez daha yineleyen Ruhani, geçen ayki tartışmalı açıklamalarını haklı çıkarmak istercesine “Seçimler gerçekçi olmasaydı, insanların daha fazla katılım göstermesi için zorlukların azaltılması istenir miydi?" diye sordu. Her zaman seçimlerin rekabet ortamında gerçekleşmesi gerektiğini savunduklarına dikkati çeken Ruhani, “Gidişattan memnun olmayabiliriz ancak seçim sürecini boykot etmemeliyiz” dedi.

Parlamentoyu insanların isteklerini karşılamak amacıyla 'çeşitli ürünler' bulundurması gereken 'bir dükkâna’ benzeten Ruhani, sadece bir akımdan olan adayların onaylanarak seçimlerin 'tekelleştirilmemesi' uyarısında bulundu. Tüm tarafların ve akımların ülke için birlikte çalışma fikrinden uzaklaşmaması gerektiğini söyleyen Ruhani "Hepimizin var olma ve harekete geçme hakkına sahip olduğunu anlamalıyız. Bir partinin nihai biçimde iktidar olması mantıklı değil.  Bu ülkenin çıkarlarına hizmet etmiyor" diye konuştu.

Siyasetçilere halkın güvenini yeniden kazanma çağrısında bulunan Ruhani üstü örtülü bir şekilde geçen kasım ayında yaşanan protesto gösterilerine atıfta bulunarak "Yaşananlar bir olumsuzluğun işaretiydi" dedi. Ancak yaşananlardan hükümetin sorumlu olmadığını hatırlatmak isteyen Ruhani, benzine yapılan ve yüzde 300'e kadar varan zam kararının yürütme, yargı ve yasama organı tarafından alındığını ve kararın İran Rejim Dini Lideri Hamaney tarafından desteklendiğini söyledi. Ruhani benzin zammının duyurulmasından haberdar olmadıklarına dair şüphelerin ortadan kalktığını da vurguladı.

Reuters, protestoların bastırıldığı dönemde İran İçişleri Bakanlığı'ndan üç yetkilinin Hamaney'in gösterilere müdahale edilmesi emri sonrası yaşanan olaylarda bin 500 kişinin öldüğü yönündeki açıklamaları aktarmıştı.

Dış basını olayları ‘abartmakla' suçlayan İran Cumhurbaşkanı, "Bir sayı açıklandı ve üzerine her gün 100 kişi daha eklendi. Bu doğru değil” dedi. Ellerinde adli tıp verilerinin olduğunu söyleyen Ruhani, gerçek sayının basında yer alandan çok farklı olduğunu vurgulayarak "Bu verileri açıklamak sorun olmaz" dedi.

Ukrayna uçağının düşmesini ise 'hata' olarak niteleyen Ruhani, “Olay o kadar sıra dışıydı ki kimse inanamadı. İlk duyduğumda ben de inanamadım" ifadesini kullandı. Ruhani ayrıca uçağın düşmesiyle ilgili araştırmanın ise zaman aldığını söyledi.


Editörün Seçimi

Multimedya