Büyük şirketler, tropik ormanların yok olmasının suç ortağı

Büyük şirketler, tropik ormanların yok olmasının suç ortağı

Pazar, 16 Şubat, 2020 - 12:00
Yangınlar, Amazon ormanlarını kül ederken ‘dünyanın akciğerlerini’ giyotinin altına yerleştirdi (Princeton.edu)
İstanbul/Şarku'l Avsat

Jane Journo

Yayınlanan raporlar, insanların, her gün e-ticaret devi Amazon'dan Versace'ye büyük markaların ürettiği ürünleri satın alarak dolaylı yollardan yağmur ormanlarının yok edilmesine dahil olduklarını bilmediklerini ortaya koydu.

Forest 500 Ajansı tarafından yapılan ve Global Canopy grubu tarafından yayınlanan araştırmaya göre palm yağı, soya, sığır eti, deri, kereste, küspe, kağıt ve yapraklardan elde edilen gıda ve moda ürünleri gibi ürünler dünyanın dört bir yanında ormanların yok olmasını hızlandırıyor ve iklim krizine katkıda bulunuyor.

Bir başka rapor ise yaşanan iklim değişikliği ve doğa olaylarının dünyaya yıllık olarak milyarca dolara mal olduğunu ortaya koydu. Rapor, küresel ekonominin 2050 yılında en az 16 milyar sterline (20,7 milyar dolar) mal olacağını ve İngiltere’nin bu kayıptan en çok etkilenen ülkeler listesinde yer alacağını belirtti.

Küresel çaptaki hesaplamalara göre yüksek gıda fiyatları, kuraklık, temel ihtiyaç ürünleri eksikliği, büyük sel felaketleri ve toprak kaymalarının 2050 yılına kadar yaklaşık 8 trilyon sterlinlik (10,3 trilyon dolar) kayba neden olması öngörülüyor.

Forest 500 Ajansı’nın küresel çölleşmeyle ilgili raporu, uluslararası markalara sahip büyük şirketler, ormanların yok olma sürecinde ‘suç ortağı’ olarak gördü.

Bu şirketler arasında e-ticaret devi Amazon, mağazalar zinciri Spar, Versace, Jimmy Choo ve Michael Kors gibi markaların sahibi İngiltere merkezli Capri Holding yer alıyor.

Günlük olarak satın alınan milyonlarca ürünü üretmek için kullanılan malzemelerin elde edildiği tropik ormanlarda yıllık olarak çok sayıda ağaç kesiliyor. Palmiye ve soya ağaçları, özellikle dünyanın dört bir yanındaki büyük sanayi çiftliklerinde et üreten hayvanları beslemede kullanmak amacıyla yok ediliyor.

Global Canopy, dünyanın önde gelen ticaret şirketlerinin neredeyse yarısının (500 şirketten 242’si) çölleşmeyle mücadele için hiçbir söz vermediğini ortaya koydu.

Raporda ayrıca Avrupa’daki moda mağazaları ile ABD, Fransa ve Japonya'ndaki yiyecek sektörü devleri ve mobilya şirketlerini içeren markaları destekleyen finans kurumları da suçlandı.

Raporun yazarı Sarah Rogerson, “Ormanlar için tehdit oluşturan ürünler, hazır gıdadan ve burgerden, bisküvilerde bulunan palm yağına, kümes hayvanlarından süt ürünlerinde gizli bir bileşen olan soyaya kadar yediğimiz yiyeceklerin çoğunda bulunur. Pek çok insan, sepetlerine attıkları ürünlerin kaçının Amazon ormanlarının ve diğer tropikal ormanların yok olmasına katkıda bulunan markalara ait olduklarını öğrenseler şok olurlardı” ifadelerini kullandı.

Rakamlar, tarım faaliyetleri yüzünden 2014-2018 yılları arasında her yıl ortalama olarak Hollanda’nın yüzölçümünden daha büyük bir alanı kapsayan tropikal ormanın kaybedildiğine ve Avrupa ülkelerinin toplamından daha fazla sera gazı emisyonuna neden olduğuna işaret ettiler.

Geçtiğimiz yaz, Amazon ormanlarında onbinlerce yangının patlak vermesi sonucu Brezilya’da çölleşme başladı. Yangınlar, toprağa ve biyolojik çeşitliliğe zarar verdi.

Forest 500 raporu, 140 şirketin ve ticaret kurumunun çölleşmeyle mücadele için kamuoyuna herhangi bir vaatte bulunmadığını tespit etti.

Şarku’l Avsat’ın The Independent’dan aktardığı habere göre  rapor, şirketleri finanse eden kurumların çoğunun ‘yatırımlarının çölleşmeye yol açması ve iklim değişikliğine katkıda bulunması gibi bir riski kabul etmediğini’ ve bunlar arasında BlackRock adlı sermaye ve risk yönetimi ile uğraşan uluslararası yatırım kuruluşunun öne çıktığını vurguladı.

Açıklamasını sürdüren Rogerson, “Dünyaca ünlü markalar, küresel iklim değişikliği ile başa çıkma yeteneğimizi zayıflatan tropikal ormanların yok edilmesinde suç ortağıdır. Gözlerini kapatıyor ve ürettiklere mallara olan talebin artmasından kaynaklanan çölleşmeyi görmezden geliyorlar. Aynı zamanda bu konuda bir şeyler yapma sorumluluğunu açıkça reddediyorlar” ifadelerini kullandı. Rapor, 80'den fazla şirketin bu yükümlülüklerden kaçındığını veya bu konudaki çalışmalarını azalttığını ortaya koydu.

Buna karşın bazı şirketlerin gerçek ve samimi bir sorumluluk bilincine sahip olduklarını söyleyen Rogerson, “Ancak genel büyüme oranları oldukça yavaşladı. Bu da özel sektörün gönüllü olarak üstlendiği sorumluluğu daha fazla taşıyamayacağı gerçeğini ortaya koyuyor” dedi.

Geçtiğimiz hafta yayınlanan veriler, Ocak ayında Brezilya tarafındaki yağmur ormanlarında yaşanan kayıpların geçtiğimiz yıla kıyasla iki kat arttığını gösterdi.

Öte yandan Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından yayınlanan bir rapor, iklim ve biyolojik çeşitliliğe darbe indiren krizlerin 8 trilyon sterline (10 trilyon 437 milyar 680 milyon dolar) mal olacağını ve bu rakamın İngiltere, Fransa, Hindistan ve Brezilya ekonomilerinin toplamına eşdeğer olduğuna işaret etti.

Raporda ABD ve Japonya’dan sonra bu iklim krizlerinden en çok etkilenecek olan ülkenin İngiltere olacağı belirtilirken 2050 yılında ülkedeki polis ve itfaiyeye yönelik harcamaların yaklaşık 16 milyar sterline (20 milyar 875 milyon 360 bin dolar) ulaşacağı vurgulandı.

Bununla birlikte doğal kıyı bantlarının kaybedilmesi, sel ve toprak kaymalarının yaşanmasının yanı sıra balık rezervlerinde düşüş bekleniyor.

Çalışmada ayrıca 30 yıl boyunca küresel yıllık maliyetlere değinilirken ortaya çıkan rakamlara göre doğal kıyı bantları için 25 milyar sterlin (32,4 milyar dolar), karbon depolamak için 98 milyar sterlin (127 milyar dolar), bitkileri sulanmasında kullanılacak suyun temini için 14 milyar sterlin (18 milyar dolar), doğal aşılama için 12 milyar sterlin (15,5 milyar dolar) harcanması bekleniyor. Bununla birlikte tarımın doğadaki kayıplardan en fazla etkilenecek sektör olması beklenirken ahşap, pamuk, yağlı tohumlar, meyve ve sebze fiyatlarının artacağı düşünülüyor.

Diğer yandan GEF raporunda, “Doğayı yeniden şekillendirmeyi amaçlayan yatırımları gerekli büyüklük ve sıklıkta yapılmasını teşvik edebilmek için, ekonomik ve finansal sistemlerimizi derhal değiştirmemiz gerekiyor” ifadeleri yer aldı.

Buna karşın BlackRock Şirketi, şirketlerin doğal sürdürebilirlik açısından katılımlarını yoğunlaştırdığını duyurduğu eski bir açıklamasına işaret ederek, “Şirketlerden, tedarik zincirlerinin dünyayı çölleşmeye sürüklemeyecek şekildeki girişimlerini, sonuç raporlarını ve davranış sistemlerini açıklamalarını istiyoruz” açıklamasında bulundu.

Bu arada The Independent, bu konudaki görüşlerini almak için Amazon, Spar ve Capri Holding ile temasa geçti.


Editörün Seçimi

Multimedya