ABD üniversitelerine ‘yabancı destek’ soruşturması

ABD üniversitelerine ‘yabancı destek’ soruşturması

Pazar, 16 Şubat, 2020 - 11:00
Washington’daki George Town Üniversitesi (AFP)
İstanbul/Şarku'l Avsat

Tarık Şami

ABD Eğitim Bakanlığı’nın, ülkedeki bazı üniversiteler hakkında, aralarında Çin, Rusya, Katar ve İran’ın yer aldığı yabancı ülkelerden gizli finansal destek aldıkları yönünde soruşturma başlatması tartışmalara neden oldu. Federal güçler, ülkenin en prestijli üniversiteleri arasında yer alan, Yale ve Harvard üniversitelerini de soruşturmaya dâhil etti. Bu köklü üniversitelerdeki soruşturmanın sonuçları merak konusu.

ABD Eğitim Bakanlığı açıklamasında, bakanlığın geçtiğimiz haftalarda, ülkenin kuzeydoğusunda yer alan Yale Üniversitesi’nin, dışarıdan burs ve hibe olarak aldığı 375 milyon doları yetkililere bildirmediğini tespit ettiği’ belirtildi. Yale Üniversitesi yönetiminin, 2007-2014 tarihleri arasında dört yıl boyunca, Yüksek Öğretim yasasının 117’nci bendine muhalif olarak gelirlerini bildirmediği kaydedildi. Bu yasaya göre üniversitelerin, (ülkeler ya da şahıslar arasında ayrım gözetmeksizin) yabancı kaynaklardan gelen 250 bin doların üstündeki bağış ve sözleşmeleri bakanlığa bildirmesi gerekiyor.  

Görünüşe göre Yale Üniversitesi’nin, Çin'in en büyük e-ticaret platformu Alibaba'nın kurucularından, şirketin Başkan Yardımcısı Joseph Tsai’den 30 milyon değerinde bir bağış alması, bakanlığın harekete geçmesine neden oldu. Üniversite yönetimi ise bu bağışın, Hukuk Fakültesindeki Paul Tsai Merkezi’ne yapıldığını, bağışın amacının ise (Joseph Tsai’nin babası) Paul Tsai’nin adını onurlandırmak için yapıldığını savunuyor. Paul Tsai 1950’li yıllarda bu okuldan mezun olmuştu.

Ancak Eğitim Bakanlığı, belirli bir üniversitenin aleyhinde tutum takınmadıklarını, geçen Temmuz'da çıkarılan kanunun uygulanması için çaba sarf ettiklerini açıkladı. Bakanlığın, geçtiğimiz yıllarda bildirilmeyen 6,5 milyar dolarlık yabancı desteğin kaynağını soruşturduğu vurgulandı. Yale Üniversitesi’nin başında yer aldığı 10 üniversitenin 3,6 milyar dolarlık yabancı bağışı bildirdiği ancak ciddi bir meblağı gizlediği belirtildi. Bu üniversiteler, Cornell, Colorado Boulder, Pennsylvania, Boston, Chicago, Teksas A&M, Carnegie Mellon, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ve Teksas'taki Anderson Kanser Araştırma Merkezi olarak tespit edildi.
Çin, Katar ve diğerleri

ABD Eğitim Bakanlığı’nın Yale Üniversitesi yetkililerine gönderdiği mektupta, 1 Haziran 2014'ten bugüne kadar üniversitenin yabancı kuruluşlardan aldığı bağış, hibe ve sözleşmelerin kaynaklarını açıklaması için talepte bulunuldu. Talep listesinde, Çin hükümeti, Çin Komünist Partisi, Huawei, Çinli ZTE, Pekin'deki Yancheng Akademisi, Singapur Ulusal Üniversitesi, Katar Hükümeti, Katar Eğitim, Bilim ve Toplumsal Kalkınma Vakfı, Katar Ulusal Araştırma Fonu ve Katar vatandaşları ya da vekillerinin isimlerini ve bağış miktarlarının açıklanması yer aldı.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Eğitim Bakanlığı’nın kaygısının temelini, ABD üniversitelerinin, yabancı hükümetler, şirketler ve şahıslardan, ABD düşmanı olsalar dahi bağış talep etmesi ve hibe kabul etmesi oluşturuyor. Bağışçıların ‘yumuşak güç’ kullanarak, bilgi hırsızlığı ve fikri mülkiyet ihlalleri yapmasından endişe ediliyor.
Daha geniş endişeler

Wall Street Journal gazetesi, Huawei şirketinin, telefonlarındaki ‘arka kapılardan’ dünyanın dört bir yanındaki mobil ağlara nüfuz etme yeteneğine sahip olduğuna dikkat çekti. Bu sebepten ötürü ABD yönetimi, Huawei’nin ABD üniversiteleri ile kurduğu ilişkilere şüpheyle yaklaşıyor.  Öte yandan Washington'daki bazı çevreler, Amerikan üniversitelerini, müttefik görünen küçük ülkelerle işbirliği yapmamaları yönünde uyarıyor. Bu ülkelerin elde ettikleri bilgileri üçüncü ülkelere aktarabileceği ya da kendi kamuoyunda kötü niyetlerle kullanabileceği ifade ediliyor.

ABD Senatosundaki, İç Güvenlik Komitesi Daimi Araştırma Alt Komitesi, bağışçılarla üniversitelerinin ilişkisinin, akademik özgürlüklere tehdit anlamına gelebileceği uyarısında bulundu. Söz konusu komite geçtiğimiz yıl, Çin'in Amerikan eğitim sistemindeki etkisi hakkında uzun bir rapor yayınlamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimindeki yetkililer, Çin ve diğer yabancı rakiplerin, üniversitelerle müşterek çalışmaları ve bağışları karşılığında, ABD çıkarlarına zarar vermesi muhtemel olan, ulusal stratejik hedeflerine ulaşmak için ‘bilgi aktarımı’ yapmasından endişe ediyor.
Harvard dâhil mi?

On yıllardır dünyanın bir numaralı üniversitesi sayılan Harvard Üniversitesi de, ABD Eğitim Bakanlığı'ndan benzer bir ‘bilgi talebi’ mektubu aldı. Ancak mektuptaki ton diğer üniversitelere gönderilen mektuplardan daha ılımlıydı. Bakanlık, Harvard Üniversitesi’nden, Çin, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve İran’dan aldığı bağışların listesini talep etti. Ayrıca İran’daki Alavi Vakfı, Rus Bilgisayar Güvenlik Merkezi Kaspersky ve Rus Skolkovo Vakfı'nı içeren hibe ve sözleşme kayıtlarını açıklamasını istedi.

Geçtiğimiz ay, Harvard Üniversitesi Biyokimya Bölümü başkanı Charles Lieber gözaltına alınmıştı. Profesör Lieber, Çin’in finanse ettiği ‘bin yetenek’ projesiyle ilgili yetkilileri yanıltmak ve Çin kaynaklı ödemeleri gizlemekle suçlanmıştı. ‘Fikir mülkiyeti hırsızlığı’ konusunda Harvard’ yönetimi uyarıldı ve denetimleri arttırmak için kurumsal bir tutum takınması istendi. ABD basınında yer alan haberlere göre Profesör Lieber, Wuhan Teknoloji Üniversitesi’nden yüklü bir miktarda para almıştı. Kamuoyunda meselenin ‘koronavirisün’ yayılmasıyla bir ilgisinin olup olmadığı tartışılmıştı.

Harvard Crimson gazetesine göre, Eğitim Bakanlığı’nın mektubu Harvard’ı doğrudan ilgilendirmiyor. Mektup ABD üniversitesinin yabancı hükümetlerle ilişkisiyle ilgili soruşturmanın bir parçası olarak gönderilmiş.
Çok sayıda üniversite gelirlerini bildirmemiş

Cumhuriyet Senatörü Rob Portman ve Demokrat Senatör Tom Carper liderliğinde hazırlanan ABD Senatosu raporunda, ABD üniversitelerinin yüzde 70’inin Çin veya yabancı ülkelerden aldıkları, 250 bin doların üzerindeki bağışları Eğitim Bakanlığı’na bildirmediği yer aldı. Buna karşılık üniversitelerin %15’lik kısmının, 2012-2018 yılları arasında aldıkları 15.5 milyon doları bildirdiği ifade edildi.

Senato Komitesi, Çin'in Amerika Birleşik Devletleri'nde ne kadar harcadığını anlamak için, 100 üniversitenin mali kayıtlarını talep etti. Kayıtların incelenmesinin ardından, Çin hükümetine yakınlığıyla bilinen Hanban Vakfı'nın ABD üniversitelerine toplamda 113.5 milyon dolar destek sağladığı tespit edildi. Bu miktarın, Eğitim Bakanlığı’na bildirilen tutarın yedi kat fazlası olduğu görüldü. ABD’deki 6 bin üniversitenin sadece 300’ünün ‘yabancı desteklere’ dair bildirim yaptığı anlaşıldı.
Üniversitelerin tepkisi

ABD Eğitim Bakanı Betsy Devos, dünyanın en ünlü üniversitelerini, çokuluslu olmak, sahip oldukları milyarlarca dolar hakkında şeffaf olmamakla suçladı. Bununla birlikte tüm bu mali gücün, eğitimin ucuzlamasına katkı sağlamadığını vurguladı. Harvard Üniversitesi yetkilileri, ABD devletinin güvenlik kaygılarının abartılı olduğunu hatta ayrımcı olduğunu söylediler. Açıkça yayınlanacak olan bilimsel çalışmaların üzerinde kısıtlama yapılmasının anlamsız olduğunu vurguladılar. Bilimsel araştırmalarda, Çin dâhil olmak üzere uluslararası yardımlaşmanın öneminin altını çizdiler.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü sözcüsü, üniversitenin yabancı hibeler ve sözleşmeler hakkındaki raporlarının Ocak 2019'dan bu yana düzenli olarak sunulduğunu ve federal yetkililerle yapıcı bir şekilde çalışmayı taahhüt ettiklerini açıkladı. Georgetown Üniversitesi sözcüsü de, üniversitenin yabancı bağış ve katkılarını bildirme konusundaki yükümlülüklerini ciddiye aldığını ve Doha'daki Georgetown Üniversitesi kampüsüne sponsor olan Katar Vakfı tarafından yapılan ödemeleri de düzenli olarak bildirdiklerini söyledi. Yale Üniversitesi'nden yapılan açıklamada, Eğitim Bakanlığı’nın suçlamaları kabul edilerek, yabancı destekleri bildirme konusunda başarısız olunduğu belirtildi. Ancak geçtiğimiz Kasım ayında, geriye dönük olarak 4 yıllık bildirimin gerçekleştiğine işaret edildi.


Editörün Seçimi

Multimedya