Süleymani'nin ölümünden sonra Irak'taki silahlı gruplara Hizbullah rehberlik ediyor

Süleymani'nin ölümünden sonra Irak'taki silahlı gruplara Hizbullah rehberlik ediyor

Çarşamba, 12 Şubat, 2020 - 12:00
Hizbullah üyeleri (Reuters-Arşiv)
Beyrut/Şarku’l Avsat

İranlı komutan Kasım Süleymani’nin 3 Ocak’ta ABD’nin Bağdat’ta düzenlediği hava saldırısında öldürülmesinin ardından İran’ın desteklediği Lübnan Hizbullahı, Irak’taki İran yanlısı silahlı grupların liderleriyle acil toplantılar yaptı. Bu toplantıları yakından takip eden iki kaynağın Reuters’a yaptıkları açıklamalara göre söz konusu gruplar, Süleymani gibi güçlü akıl hocalarının öldürülmesiyle bırakılan devasa boşluk karşısında saflarını birleştirmek için bir araya geldiler.

Toplantılar ayrıca sık sık ayrı düşen Irak’taki silahlı grupların siyasi çabalarını birleştirmeyi amaçlıyordu. Süleymani ile birlikte ABD’nin hava saldırısında öldürülen Iraklı komutan Ebu Mehdi el-Mühendis de bu grupları bir araya getirmek istiyordu.

İran yanlısı bölgesel bir ittifakta yer alan aynı kaynaklar, daha fazla detay vermekten kaçınsalar da ABD tarafından terör örgütü olarak listelenen Hizbullah’ın, Süleymani’nin silahlı gruplara rehberlik etme konusundaki boşluğunu doldurmaya yardımcı adımlar attığını söylediler.

Bununla birlikte habere kaynaklık eden kişiler, kamuoyunda nadiren tartışılan hassas siyasi faaliyetlerle uğraştıkları için kimliklerinin gizli tutulmasını şart koştular. Buna karşın Irak ve İran hükümetlerindeki yetkililer, iddialar hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Reuters’ın haberine göre Iraklı silahlı grupların sözcüsü de benzer yorum talebine karşılık vermedi.

Görüşmelerde İran ve müttefiki olan grupların özellikle Süleymani’nin ölümüyle sonuçlanan ABD’nin yıkıcı saldırısının ardından Ortadoğu'daki kontrollerini güçlendirme çabaları vurgulandı.

Tahran'ın desteklediği silahlı gruplar, İran'ın ABD'nin hala 5 bin askeri personel bulundurduğu Irak’ta kontrol sağlama çabaları açısından oldukça önemliler.

Irak, ABD güçlerinin 2003 yılında Saddam Hüseyin'i devirmesinden bu yana yıllar süren iç savaşa tanık oldu. Irak hükümeti ve silahlı gruplar, kısa süre önce İran'ın ülkedeki nüfuzuna karşı başlayan protesto gösterileriyle karşı karşıya kaldılar. İran’ın, Irak’ta bazı silahlı grupların kurulmasına yardımcı olduğu biliniyor.

Iraklı kaynaklardan biri, Süleymani suikastından önceki aylarda Irak’ın krizde olduğunu ve Tahran'ın ABD ile girdiği nüfuz mücadelesinde, müttefiklerini ve çıkarlarını savunmaya çalıştığı bir dönemde Süleymani’nin Bağdat'ta İran yanlısı silahlı gruplarla toplantılar yaptığını söyledi.

Hizbullah’ın sahneye dahil olması, bölgedeki rolünün genişlediğini gösteriyor. 1982 yılında İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) tarafından kurulan bu Şii grup, yıllardır İran stratejisinin odak noktası haline gelirken Irak ve Suriye'deki silahlı grupların eğitiminde Süleymani’ye yardımcı oldu.

Bölgeden İran yanlısı bir yetkili, Hizbullah'ın Irak'taki silahlı gruplara rehberlik etme görevinin Süleymani komutasındaki Kudüs Gücü yeni bir lidere kavuşana kadar devam edeceğini söyledi.

Iraklı iki kaynak, Hizbullah ile Irak’taki silahlı grupların liderleri arasındaki görüşmelerin, Süleymani’nin öldürülmesinden sadece günler sonra başladığını söylediler. Reuters, kaç toplantı yapıldığına veya toplantıların nerede yapıldığına dair kesin bilgilere ulaşamadı. Kaynaklardan biri Beyrut'ta ve diğeri ise Lübnan'da veya İran'da yapıldığını söyledi.

İki kaynak, Hizbullah’ın Irak temsilcisi Şeyh Muhammed el-Kevserani’nin Irak’taki silahlı grupların yönetiminde yıllarca Süleymani ile birlikte çalıştığını, toplantılar yaptığını ve yeri geldiğinde Süleymani’nin yerine geçtiğini söylediler.

Kevserani’nin Süleymani’nin bıraktığı yerden görevini devraldığını söyleyen aynı kaynaklar, Kevserani’nin son toplantılardan birinde Bağdat hükümetine ve hükümete hakim olan paramiliter güçlere karşı başlayan halk protestolarına yönelik ortak bir plana ulaşmadıkları için silahlı grupların liderlerini azarladığını aktardılar.

Silahlı gruplar yüzlerce protestocuyu öldürdüler, ancak protestoları kontrol altına alamadılar.

Iraklı iki kaynak, Kevseri’nin Irak’ın yeni başbakanının seçiminde ortak bir cephe kurulmasını istediğini kaydettiler.

Bunun ardından Irak’ın eski İletişim Bakanı Muhammed Tevfik Allavi, Tahran'ın desteklediği silahlı gruplarla ilişkili taraflarca kabul gören bir gelişmeyle Başbakan seçildi. Bu seçim, İran tarafından de memnuniyetle karşılandı. Ancak protestocular Allavi’nin başbakanlığına karşı çıktılar.

Iraklı kaynaklara ve üst düzey Iraklı Şii bir lidere göre Kevserani, Süleymani gibi öne çıkan biri olmamasına rağmen Süleymani’nin yerine kalıcı bir İranlı isim seçilinceye kadar Irak’taki silahlı grupları yönlendirmek için en uygun kişi olarak görülüyor.

Kevserani’nin Irak’taki silahlı gruplarla bağlantıları olduğunu söyleyen Iraklı Şii lider, Kevserani’nin Necef'te doğduğunu, onlarca yıldır Irak'ta yaşadığını ve Irak lehçesiyle konuştuğunu belirterek, “Süleymani ona güveniyordu ve ona itimat ediyordu. Krizlerde ve Bağdat'taki toplantılarda onu yardıma çağırıyordu” diye konuştu.

Iraklı kaynaklardan biri, Kevserani’nin Irak’ta nüfuz sahibi olan, ancak ‘eylemleri öngörülemeyen’ Şii din adamı Mukteda es-Sadr ile de bir araya geldiğini ve ondan Irak’ın yeni Başbakanı'nı desteklemesini istediğini söyledi. Bu arada Reuters, Sadr’ın Allavi'yi desteklediğini okuyucularına aktarmıştı.

Silahlı gruplara yakın Iraklı kaynaklar Reuters’a yaptıkları açıklamalarda Kevserani’nin ABD hava saldırısında öldürülen iki komutanın konumuna ulaşıncaya kadar belki de aşılmaz olan ciddi zorluklarla karşı karşıya kalacağını söylediler.
Bu kaynaklardan biri şunları söyledi:

“Birçok silahlı grup lideri, emir almak için kendilerini diğerlerin daha üstün ve daha önemli görüyorlar. Şuan İran'dan gelen baskı nedeniyle Kevserani ile uyum içindeler. Ancak bunun devam edeceğinden şüpheliyim ve İranlılar da bunu çok iyi biliyorlar.”
Komuta kademesindeki

 kaynaklardan biri Hizbullah’ın siyasi yönelimli bir müdahalesinin olacağını, ancak Süleymani’nin öldürülmesine misilleme yapmak için insan gücü ve ekipman sağlayacak kadar ileri gitmeyeceğini söyledi. Kaynak şöyle devam etti;

“Irak’taki suikastlara cevap verecek olanlar Iraklı gruplardır. Her an bunu yapmaya hazırlar. Hizbullah'ın müdahalesine ihtiyaçları yok. Çünkü sayı, imkan, savaş uzmanlığı ve silah gücü bakımından oldukça üstünler.”

Bölgedeki ABD’li bir üst düzey yetkili ile Iraklı bir siyasi lider, bu grupları kontrol etmenin zor olduğunu, Hizbullah'ın daha disiplinli olarak görüldüğünü söylediler.

Hizbullah'ın bölgedeki rolü son yıllarda önemli ölçüde arttı. Örgüt, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’i desteklemek için savaşırken Yemen’de İran’ın müttefiki Husilere siyasi destek verdi.

ABD'li yetkili, bu durumun büyük olasılıkla İran'ın bölgedeki müttefiklerinin büyük saygı duyduğu Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın nüfuzundan kaynaklandığını belirtti. Önde gelen Iraklı bir Şii lidere göre Nasrallah, Kevserani’nin çalışmalarını denetliyor gibi görülüyor.
Adının açıklanmasını istemeyen ABD’li yetkili açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Bence Nasrallah ideoloji ve dini açıdan Irak’taki birçok Şii silahlı grup için karizmatik bir figür olarak görülüyor."

Televizyon ekranlarından yaptığı iki uzun konuşmada Nasrallah, Süleymani için övgü dolu sözler sarf ederken, intikamını alma sözü verdi. Nasrallah ayrıca ABD güçlerinin bölgeden çıkarılması gerektiğini, aksi takdirde Hizbullah ve müttefikleri için bir hedef olacağını da açıkladı.

ABD güçleri, DEAŞ'la Mücadele Uluslararası Koalisyonu’nun (DMUK) bir parçası olarak 2014'ten bu yana Irak'ta bulunuyor.


Editörün Seçimi

Multimedya