Abdullahiyan, Süleymani'nin Suriye'deki kilit rolüne ilişkin açıklamalarda bulundu

Abdullahiyan, Süleymani'nin Suriye'deki kilit rolüne ilişkin açıklamalarda bulundu

Pazartesi, 10 Şubat, 2020 - 08:45
Kasım Süleymani (Arşiv)
Londra/Şarku’l Avsat

İran Meclisi Dışişleri Bakan Yardımcısı Emir Hüseyin Abdullahiyan, Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü’nün eski komutanı General Kasım Süleymani’nin Suriye’de Beşşar Esed kabinesi tarafından idare edilen savaşlarda oynadığı role yönelik açıklamalarda bulundu. Süleymani, İran Milli Güvenlik Yüksek Konseyi’nin muhalefetine rağmen muhaliflerin Şam’da ilerlediği sırada Suriye’ye girmişti.

Abdullahiyan, Arap ve Afrika işlerinden sorumlu İran Dışişleri Bakan Yardımcılığı görevi sırasında “Süleymani’nin emri altında bir asker” olmakla övündü. IRNA’ya göre Tahran’da düzenlenen “Bölgenin ve Dünyanın Güvenlik ve İstikrarında Süleymani’nin Rolü” başlıklı forumda konuşan Abdullahiyan, Süleymani’nin Suriye’nin başkentinin muhaliflerin eline geçme tehlikesi nedeniyle İranlıları tahliye etmek için Şam’a gittiğini kaydetti.
Abdullahiyan, sözlerine şöyle devam etti:

“Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’ndeki çoğunluk bu şartlar altında General’in Şam’a gitmesine karşı çıkmasına rağmen Süleymani ‘Beşşar Esed’e mesajı ulaştırmak ve durumu onun yanında, yerinde idare etmek için Şam’a gideceğim’ demişti. Aynen dediği gibi de oldu.”

Abdullahiyan, söz konusu dönemde İran Dışişleri Bakanlığı ile Irak ve Suriye’deki Kudüs Gücü arasındaki rol paylaşımı hakkında yaşanan kararsızlıklar sebebiyle Bakan Muhammed Cevad Zarif ile aralarındaki görüş farklılıklarının artmasının ardından 2006 yılında Dışişleri Bakanlığı’ndaki görevinden ayrılmıştı.

2015 yılında Nükleer Anlaşma’nın imzalanmasından sonra İran Dışişleri Bakanlığı, Suriye dosyasında bölgesel ve uluslararası düzeylerde daha büyük bir rol oynamıştı. Ancak gelişmeler, Devrim Muhafızları’nın Suriye’deki varlığının rolünü etkilememişti.

Abdullahiyan, geçen ayın başında Bağdat’ta ABD tarafından düzenlenen hava saldırısında öldürülen Süleymani’yi “seçkin bir diplomat” olarak nitelendirdi ve bunu Devrim Muhafızları dış operasyonlar sorumlusunun “çok bilinmeyen özellikleri” arasında olduğunu söyledi.
Abdullahiyan sözlerine şöyle devam etti:

“Süleymani, müzakere teorilerini ve yöntemlerini biliyordu. Hedeflere ulaşmak için diplomasinin iyi bir yol olduğuna inanıyordu. Bölgesel olayların seyrini bir general sadece askeri olarak düşünmemeli. Bu sebeple diplomatik yöntemler seçerek bu misyonu ilerletmek için mevcut tüm enerjisiyle çalıştı.

Kudüs Gücü’ne bağlı diplomat Abdullahiyan, Süleymani’nin son 10 yıl içinde Irak’taki ABD-İran-Irak ortak toplantılara katıldığına işaret etti. Abdullahiyan, söz konusu toplantılarda “ABD’yi temsilen ABD Dışişleri Bakanlığı, Merkezi Haber Alma Teşkilatı (CIA) ve Pentagon’un, İran’ı temsilen de İran Ulusal Yüksek Konseyi’nin bulunduğunu belirtti. Ayrıca görüşmelerin tüm aşamalarının General Süleymani’nin idaresinde olduğuna dikkat çekti.

Abdullahiyan, “General Süleymani’nin 100 saatini ayırarak üçer saatlik görüşmelere kendileriyle birlikte katıldığını” belirtti ve onun yalnızca askeri harekata değil, aynı zamanda dakik diplomatik çalışmalara da inanmış bir kişi olduğunu söyledi.

İran Dini Lideri Ali Hamaney’in resmi internet sitesinde yer alan Hamaney’in uluslararası işler danışmanı Ali Ekber Velâyetî ile yapılan özel bir röportajda, “Süleymani ve ‘Kudüs Gücü’nün rolünün İran İslam Cumhuriyeti’yle ilgili uluslararası gelişmelerde yerinin doldurulamaz” olduğu ifade edildi. Röportajda ayrıca Suriye rejim güçleri ve “direniş” cephesinin, “Suriye topraklarını tümüyle kurtarmak” için yoluna devam edeceği ve “ABD’lileri aşağılayarak kovmak” için Fırat’ın doğusuna gitme sözü verdiği kaydedildi.

Velâyetî, Süleymani’nin öldürülmesine İran’ın verdiği tepkiyi, “Yüzyılın Anlaşması” ve son günlerde Yemen’de İran’ın müttefiki Hûsî milislerinin yükselişiyle birleştirmeye çalıştı. Hamaney’in İran “Devrim Muhafızları’nı” İran sınırının dışındaki “sınırsız savaşçıları” olarak tanımlamasına atıfta bulunan Velâyetî, “Kudüs Gücü” birliklerinin esasen sınırsız destek gücü olduğunu ve çalışma alanının yalnızca ülkeyle sınırlı  olmadığını” belirtti. 


Editörün Seçimi

Multimedya