Afrika Birliği Libya krizine seyirci kalmayacak

Afrika Birliği Libya krizine seyirci kalmayacak

Pazar, 9 Şubat, 2020 - 13:45
Antonio Guterres, 8 Şubat’ta Addis Abada’daki 33. Afrika Birliği Zirvesi çalışmalarına katıldı (Reuters)
Addis Abada/Hatim el-Butayvi

33. Afrika Birliği (AfB) Zirvesi, Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da ‘Afrika’nın gelişmesine elverişli koşullar sağlamak için silahları susturma’ sloganı altında başlıyor.

Zirve başkanlığı, Mısır’dan Güney Afrika’ya taşınacak. Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa, Afrika’nın ilerlemesinin karşısında duran zorlukları ele almak üzere kapalı oturuma başkanlık edecek olan Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’den bu başkanlığı devralacak.

Güney Afrika Dışişleri Bakanı Nalinde Pandor, Afrika Uluslararası Ortaklık felsefesinin gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.

Addis Abada’daki Afrikalı diplomatik kaynaklar, Güney Afrika Dışişleri Bakanının, bu müdahalesiyle, medya organlarına kapalı olarak düzenlenen toplantıda bulunanlardan büyük bir alkış almaya çalıştığını belirtti.

Güney Afrika’nın  AfB’ye başkanlık etmesi, kıtanın sesinin küresel sahneye ulaşmasını sağlayacak.

Uluslararası Kriz Grubu, geçen cuma günü yayınlanan bir bildiride, Ramaphosa’nın ‘henüz kolektif barış vaatleri hususunda tereddütlü görünen’ Afrika liderlerinin hassasiyetleriyle uğraşmak zorunda kalacağına dikkati çekti.

Öte yandan  AfB Komisyonu Başkanı Musa Faki Muhammed, “Eğer savaş damarı paraysa, aynı zamanda barışın damarı da odur” dedi. AfB’nin bu husustaki gündeminin iddialı olduğunu belirten Faki, ancak bu iddianın gerçekleşmesini engelleyen sorunun, barış ve arabuluculuk sürecinde finansman sorunundan kaynaklandığını belirtti. Musa Faki Muhammed, “Çünkü Nijerya, Mali, Burkina Faso, Nijer ve Somali’de terörizm belasının yayılması nedeniyle kıta, ciddi bir çatışma aşamasından geçiyor. Mesele artık Boko Haram ile sınırlı değil” dedi.

Faki, göç, sığınma, yerinden edilme, yoksulluk sorunları, yönetim hususunda bir müzakere kültürünün bulunmaması, kamu işlerini yönetmede yönetim kabiliyetinin yokluğunun yanı sıra bu sorunların çatışmalara yol açığını vurguladı.

Sonuç olarak  AfB, kendisini Arabuluculuk sürecinde finansman ve barışı güçlendirme konularında birçok sorunla karşı karşıya bulacak.

Toplantıda Nijerya tarafından sunulan bir bildiride, fon yönetiminin yapılmasını gerektiren ‘silahları susturma’ sürecinin geliştirilme ihtiyacına, bu nedenle çalınan Afrika servetini kurtarmak için birleşik bir Afrika pozisyonu benimsenmesi gerektiğine dikkat çekildi. Ancak Nijerya’nın yayınladığı bildiri, durumun koşulları, diğer ülkelerin gündemleriyle uyuşmayan özel bir gündeme sahip oldukları göz önüne alındığında, Afrika’nın ortak bir tutum alamadığını da ortaya koydu.

AfB içerisinde, siyasi, diplomatik ve ekonomi alanlarında birleşik bir politikaya ulaşmak için daha fazla zamana ihtiyaç duyulduğu ve birliğin kaderinin, başta kurumsal reformlar ve Afrika’ya hakim olan kültürün değişmesi olmak üzere hazırlanmakta olan reformlara bağlı olduğu inancı hakim.

AfB liderleri, 7 yıl önce AfB’nin kuruluşunun 50’inci yıl dönümü vesilesiyle ‘2020’ye kadar Afrika’daki tüm savaşları sona erdirme’ taahhüdünde bulunmuştu. Ancak bu hedef hala oldukça zor. Bu durum, geçen perşembe günü Afrikalı Dışişleri Bakanları önünde yaptığı konuşma sırasında, Sahel kıyılarından Somali’ye kadar kıtanın durumu hakkında olumsuz bir görüntü çizen Afrika Komisyonu Başkanının ifadelerine de de açıkça görüldü.

Güvenlik endişeleri çerçevesinde 8 Şubat akşamı, Addis Abada’daki AfB merkezinde, Libya krizinin incelenmesi için bir toplantı yapıldı. Berlin ve Brazavil toplantılarının ardından düzenlenen 33. Afrika Zirvesi, Afrikalı liderlere Libya meselesi hususunda kıtanın sesini değiştirme fırsatı sunuyor.

Muammer Kaddafi rejiminin 9 yıl önce devrilmesinden bu yana Batılılar, bu dikenli meseleye dahil olmaktan kaçınmak için büyük bir çaba sarf ederken, Afrika da Libya krizinde sadece bir seyirci konumundaydı.

Son haftalarda AfB, Libya krizi hususunda sesini duyurmak için çeşitli girişimlere odaklandı. İlgili kaynaklar, zirvenin, artık bu önemli dosyaya ilişkin retleri kabul etmeyeceğini ve seyirci rolüyle yetinmeyeceğini ifade etti.

Öte yandan Libya’daki Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Dışişleri Bakanı Muhammed et-Tahir Seyyale, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve diğer başkanların yer aldığı Afrika Birliği Barış ve Güvenlik Konseyi denetimi altında yapılan dünkü Libya konulu toplantıda, Libya dosyasında Afrika cumhurbaşkanlığı üst düzey komite başkanı ve Kongo Cumhurbaşkanı Denis Sassou Nguesso’nun sunduğu bir raporun da ele alındığını söyledi.

Seyyale, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, AfB’nin BM için mükemmel bir rol oynayacağı ve bu rolün de Berlin ile Brazavil zirvelerinin çıktıları uyarınca ortaya koyulacağı yönündeki umudunu dile getirdi.

“İster askeri isterse siyasi yolda olsun Cenevre toplantılarına güveniyoruz” diyen Muhammed et-Tahir Seyyale, siyasi yolun kırkıncı ekibinin 24 Şubat’ta, askeri ekibinin ise 9 Mart’ta Kahire’de bir araya geleceğini ifade etti.

Seyyale ayrıca, “Berlin sürecinin, bir uygulama yolu olduğuna inanıyoruz. AfB ve diğer bölgesel kuruluşlar olsun, uluslararası topluma baskıya da güveniyoruz” dedi.

Mevcut tüm girişimler ortasında Suheyrat Anlaşması’nın akıbeti hususunda ise Seyyale, “Suheyrat Anlaşması, bugün tüm bu girişimlerin, üzerine inşa edildiği temel taştır. Bunlar, Suheyrat Anlaşması’nı ihlal etmeyen, aksine onu somutlaştırıp üzerine inşa edilen girişimlerdir” ifadelerini kullandı.

UMH Dışişleri Bakanı, “O, kesinlikle örnek bir anlaşma değil. Berlin’deki istişare ve toplantıların yanı sıra Türk- Rus çabalarıyla gerçekleştirilen toplantılarla destekli bazı boşluklara sahip. Tüm bu girişimler, halihazırda Suheyrat üzerine kurulu olan Berlin sürecinin uygulanmasını kolaylaştırmaktadır” dedi.

Dünkü Libya konulu toplantıdan beklenen sonuçlar hususunda ise Seyyale, “Bunlardan, BM’nin çabalarını desteklemesini, çalışmalarını tamamlamasını ve her iki tarafa da gerçek ve saygılı bir ateşkes için gerekli baskıyı yapmasını bekliyoruz. Bu durum, gözlemcilere ve ‘tarafların kendisine saygı duymasını ve yerinden edilmiş kişileri bölgelerine geri göndermelerini zorunlu kılan’ etkili bir uluslararası güce ihtiyaç duyuyor” şeklinde konuştu.

Muhammed Seyyale ayrıca, “60 Libyalıyı içeren bir komite tarafından hazırlanmış bir taslak, şu an yürürlükte. Referandum yasası çıkarmak için bir Temsilciler Meclisi’ne ve seçimler için de bir başka organa ihtiyaç var. Temsilciler Meclisi kısımlara ayrılmış durumda. Bir grup, yeterli çoğunluk sağlanmayan az sayıyla Bingazi’de, diğer grup ise Trablus’ta. Nihayetinde Meclis, siyasi çözüm yolunda bir çözüm için bir araya gelmelidir” dedi.


Editörün Seçimi

Multimedya