Yüzyılın Anlaşması'nın detayları Ürdün Kralı'nın elinde

Yüzyılın Anlaşması'nın detayları Ürdün Kralı'nın elinde

Cumartesi, 25 Ocak, 2020 - 16:00
Ürdün Kralı, İsrail’den alınan el-Bakura’da namaz kılarken (Yusuf Allen)
İstanbul/Şarku'l Avsat
Tarık Dilvani

Amman’ın ABD Başkanı Donald Trump'ın ilân edeceği Yüzyılın Anlaşması'nın ayrıntılarına tamamen hakim olduğu bildirildi. Independent Arabia’ya konuşan resmi kaynaklar, önceki tutumundan farklı olarak anlaşmaya dair bu kez esneklik gösteren Ürdün'ün önümüzdeki dönemde cesur kararlar almaya hazırlandığını aktardı.

Kaynaklar, ABD'nin planına Ürdün Kralı 2. Abdullah'ın ve yalnızca bazı yetkililerin vâkıf olduğunu açıkladı. Yakın zamanda Fransa 24 kanalına konuşan Kralı 2. Abdullah “Ürdün; bardağın dolu tarafına, planın nasıl gerçekleştirileceğine ve Filistinliler ile İsraillilerin nasıl bir araya getirileceğine odaklanıyor” ifadelerini kullanmıştı.

Neden tutum değişikliğine gidildi?

Anlaşmaya dair yeni tutumun tüm içeriğin kabul edileceği anlamına gelmediğini belirten kaynaklar, bunun ABD’nin Ürdün’e verdiği sözlere bir yanıt olduğunu, ülkenin çıkarlarını tehlikeye atmamak ve “Kudüs'teki Haşimi vesayetine” dokunmamak amacı taşıdığını ifade etti. Yani anlaşmaya dair yeni ayrıntılarda geçen yılın başlarında açıklananlardan farklı konular var.

Ürdün yakın bir zamanda bu konudaki tutumunu duyuracak. Washington da Kudüs ve Mescid-i Aksa'daki duruma dokunmadan Ürdün Vadisi ve Batı Şeria’daki yerleşim yerlerinin İsrail’e dâhil edilmesine olan desteğini açıklayacak.

Amman’ın artık çarpıcı siyasi hıza dayanamadığı düşünüldüğünde, Ürdün'ün bugünkü kararında haklı göründüğü belirtiliyor. Ürdün’deki karar alma makamları ise yaklaşan İsrail seçimlerinin sonuçlarına dair yaptıkları tahminlerde Netanyahu'nun hükümeti yeniden kuracağını düşünüyor.

Cesur kararlar

Kaynaklar, önümüzdeki günlerde Ürdün'ün ABD barış planına dair değişen tutumuna uyumlu olarak yeni ve cesur kararlar alacağı görüşünde. Ürdün medyası da yakın zamanda söz konusu yeni aşamaya odaklanmaya başlayacak.

Söz konusu açıklamalara göre Ürdün, merhum Ürdün Kralı Hüseyin’in 1988’de aldığı “bağları koparma” kararını iptal etmeye hazırlanıyor. Bu karar, Ürdün ile Batı Şeria arasındaki idari ve hukuki bağların koparılmasını öngörüyordu.

Bu yönde atılacak bir adım, Batı Şeria ve Kudüs'teki tüm Filistinlilerin Ürdün vatandaşlığı alabileceği olarak yorumlanıyor. Gözlemciler ise bu kararın, “Ürdün’ün iki devletli çözüme ilişkin gerçek duruma teslim olduğu” anlamına geldiği görüşünde.

Ürdünlü makamlar, verilecek olan bu “egemen” kararlar sayesinde Filistin dosyasında kalan son Ürdün nüfuzunun korunacağını ve Batı Şeria topraklarının zorla alımının önleneceğini düşünüyor.

Ürdün hükümetinin sessiz sedâsız bir şekilde aldığı yeni ve nispeten yumuşak kararlardan bazıları şöyle:

- Kudüs’teki Ürdün sivil işleri bürosu vasıtasıyla buradaki Kudüslü Ürdünlülerin pasaportlarının ve belgeleri yenilenmesi

- Filistin asıllı Ürdünlülerin vatandaşlıklarının alınmaması

- Şehir ve çevre geliştirme, kentsel genişleme başlıkarında ekonomik kararlar alınması

- Tüm tartışmalara rağmen İsrail ile gaz anlaşması kararının geçirilmesi.

Ürdün'de “İsrail akımı”

Kraliyet divânına yakınlığıyla bilinen Ürdünlü gazeteci yazar Mahir Ebu Tayr, Ürdün'ün değişen gündemine dair bir “İsrail akımı” olduğunu belirttiği açıklamasında “Bugün, yeni bir Ürdün ile karşı karşıyayız. Krallık'taki objektif koşullar yeni konumlar için hazırlanıyor” dedi. 

Ürdün Başbakanı Ömer Rezzaz da daha önce yaptığı bir açıklamada şu ifadleri kullanmıştı:

“Ülke, hızlı olayların yaşandığı bölgede kendisini soyutlayamaz. Bu yüzden bölgesel düzeydeki farklı senaryolara hazırlıklı olmalıyız.”

Editörün Seçimi

Multimedya