Sistani'den destekçilerine 'Sadr'ın protestolarına' katılmama talimatı

Sistani'den destekçilerine 'Sadr'ın protestolarına' katılmama talimatı

Çarşamba, 22 Ocak, 2020 - 15:30
(Independent Arabia)
İstanbul/Şarku'l Avsat

Muhammed Naci

Iraklı Şiilerin en üst dini mercii Ali es-Sistani’nin ofisi, destekçilerine Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr’ın çağrısıyla 24 Ocak’ta düzenlenecek protestolara katılmama talimatı verdi.
ABD karşıtı protesto

Independent Arabia'nın haberine göre Sadr, 3 Ocak’ta İranlı General Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Muhendis’in ölümüyle sonuçlanan ABD hava saldırısının ardından, ülkedeki ABD varlığına karşı ‘milyonluk gösteri’ çağrısında bulunmuştu.

Sadr, söz konusu çağrıyı, Irak Parlamentosu’nun yabancı güçlerin ülkeden çıkarılmasını öngören önergeyi kabul etmesinin ardından yaptı. Parlamento, hükümeti kararı uygulamakla yükümlü tutmuş, Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi de çekilme işlemleri için derhal Washington’la iletişime geçmişti. Irak Parlamentosu’nun yabancı güçlerle ilgili kararı, İran yanlısı siyasi partilerin baskıları sonucu alındı.

Gözlemciler, Sadr’ın İran’ın Kum kentinden yaptığı çağrı üzerine 24 Ocak’ta düzenlenmesi beklenen protestoları, dikkatleri halk protestolarından ABD’nin Irak’taki varlığına çekmeyi amaçlayan bir girişim olarak değerlendiriyor.
Partili göstericilerin taşınmasında devletin araçları kullanılacak

4 aydır devam eden halk hareketinin kendiliğinden geliştiği göz önüne alınırsa, 24 Ocak tarihli gösterilerin düzenlenme şekli kuşku uyandırıyor.

Ortaya çıkan resmi belgeler, hükümet yetkililerinin Basra’daki göstericilerin Bağdat’a taşınması için devlet araçlarının kullanılması konusunda özel yetki kullandığını gösteriyor. Aktivistler, bu gelişmeyi ‘kamu malının kötüye kullanımı’ şeklinde niteliyor.

Aktivistler, belirli partilerin destekçisi olduğu düşünülen bu göstericilerin taşınmasında devlet araçlarının kullanılmasını, ‘Sadr protestolarının’ siyasi bir yapıya sahip olduğunun kanıtı olarak değerlendiriyor.
Sistani endişeyle takip ediyor

Iraklı Şiilerin en üst dini mercii olan Ali es-Sistani ülkedeki gelişmeleri endişeyle takip ediyor. Siyasi kaynaklar tarafından aktarılan bilgilere göre Sistani, bu durumun ülkenin kırılgan istikrarının korunmasına katkıda bulunan dengeyi bozacağı konusunda endişeli.

Protesto çağrısının İran’ın Irak’la ilgili kararları aldığını açığa çıkarmasının yanı sıra etkili milis grupların destek vermekle kalmayıp bizzat katılım sağlayacak olması endişeye neden olan sebeplerin başında geliyor. Örneğin Nuceba Hareketi’nin lideri Ekrem el-Kabi, ABD’nin terör listesinde yer alıyor. Aynı şekilde Kays el-Hazeli ve liderliğini yaptığı Asaib Ehlil Hak örgütü de daha önce ABD’nin terör listesine alınmıştı.
Sistani’nin destekçileri katılmayacak

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı haberde açıklamalarda bulunan kaynaklara göre Sistani’nin ofisi, başta başkent Bağdat olmak üzere diğer illerdeki bağlı ofislere gönderdiği yazıda Sadr’ın protestolarına katılınmaması istendi.

Kaynakların aktardığına göre Sistani sadece bu gösterilere katılmama talimatı vermekle kalmayıp Kerbela’daki ofisinden hafta başından bu yana gerilimi tırmandırma kararı alan sahadaki göstericilere de destek verilmesini istedi.

Iraklı göstericiler, yeni başbakanın bir an önce belirlenmesi ve ülkenin erken seçimlere hazırlanması hususunda siyasi partiler üzerinde baskı kurmak için hafta başında protestoları yeni bir boyuta taşıdı. Bu kapsamda ana yol ve köprüler geçişlere kapatılırken, birçok kentteki devlet dairelerinde mesai yapılamadı.

Gözlemciler, Sistani’nin meydanlardaki Iraklı göstericilere destek vererek ABD ve İran’ın yerli taşeronlar aracılığıyla Irak sahasını hesaplaşma için kullanılmasına tepki gösterdiğini belirtti.
Milisler arabulucuk tekliflerini reddediyor

İran destekli Iraklı silahlı milis gruplar, Iraklı tarafların Washington-Tahran geriliminde arabuluculuk teklifini reddederek söz konusu çatışmada İran lehine tam destek veriyor ve bu tavrı benimsemeyenleri de ‘vatan haini’ ilan ediyor.

Sistani daha önceki açıklamasında ABD’nin Irak topraklarında Süleymani ve Muhendisi’yi öldürmesi ile İran’ın misilleme olarak Irak’ın batısındaki Ayn El-Esed Üssü’nü hedef almasını aynı kefede değerlendirmiş ve iki olayı da Irak egemenliğinin ihlali şeklinde nitelemişti.


Editörün Seçimi

Multimedya