ABD Barış Heyeti 'Yüzyılın Anlaşması'nı İsrail'de pazarlıyor

ABD Barış Heyeti 'Yüzyılın Anlaşması'nı İsrail'de pazarlıyor

Çarşamba, 22 Ocak, 2020 - 10:00
Almanya Başbakanı Angela Merkel dün Vestfalya'da düzenlenen “Nazi Soykırımından kurtulan 75 kişi” fotoğraf sergisinde (AFP)
Hibe el-Kudsi-Tel Aviv/Şarku’l Avsat

ABD Barış Heyeti dün, İsrail’de düzenlenecek Holokost’tan kurtuluşun 75. yıldönümünü kutlama etkinlikleri için İsrail’e geldi. Heyet aynı zamanda “Yüzyılın Anlaşması” olarak bilinen ABD projesini açıklamanın zamanlaması ve bu planın halka tanımı konusunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşecek.

Heyet, ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanı Jared Kushner, Ortadoğu Danışmanı Uluslararası Müzakereler Özel Temsilcisi Avi Berkowitz ve ABD İsrail büyükelçisi David Friedman’dan oluşuyor.

Şarku’l Avsat’ın İsrail haber kaynaklarından aktardığına göre ABD Barış Heyeti, barış anlaşmasının 2 Mart’ta gerçekleşecek olan seçimlerden önce açıklanması konusunda görüş alışverişinde bulunacak. Barış ekibi, Mavi-Beyaz Koalisyonu lideri Benny Gantz ile de görüşecek.

Netanyahu, Heyet ile İsrail seçimleri öncesinde planı yayınlamanın yararlarını ve zararlarını tartışıyor. Sağcılar içinde bu planın açıklanmasının seçim sonuçlarında aleyhine olacağını düşünenler olduğu gibi bazı çekincelerle olumlu görenler de var. Planın açıklanması, aşırılık yanlısı Yahudiler arasında hoş karşılanmayabilir ve bu durum, çekincelerle planı destekleyen muhalefetin işine yarar.

Barış Heyeti, iki hafta içinde ikinci kez Netanyahu ile görüşecek. Daha önce 7 Ocak tarihinde Berkowitz ile Friedman bu konuyu İsrail Başbakanı ile görüşmüşler ardından Gantz ile bir araya gelmişlerdi.

ABD Barış Heyeti, planın siyasi ayağını geçen yaz uygulamayı planlıyordu, ancak İsrail'de yeni hükümetin yemin etmesini beklemeye karar verdi. O zamandan beri İsrail, siyasi bir krizin içinde ve 11 ay içinde hükümeti oluşturabilmek için üçüncü seçimlere gidiyor.
Bu nedenle, heyet iki zor seçenek arasında duruyor:

Birincisi, İsrail'deki siyasi çıkmaza rağmen planı başlatmak.

İkinci seçenek ise, Mart ayında yapılacak seçimleri beklemek. Ancak bu durumda, Kasım ayında yapılacak ABD seçimleri giderek yaklaştığından planın açıklanması gecikmiş olur. Washington yönetimi planın açıklanması geciktikçe AB’nin doldurabileceği bir boşluk meydana geldiğini düşünüyor. Nitekim AB, Pazartesi günü Dışişleri Bakanları toplantısında altı senedir donmuş bulunan barış sürecini Brüksel’de tartıştı. Toplantıda bu donukluğun kırılması ve 1967 sınırlarında bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulmasının gerekliliği vurgulandı. Netanyahu ve Trump ise bu çözümü benimsemiyor.

ABD yönetimi şu sıralar İsrail’de yapılacak seçimlerden önce “Yüzyılın Anlaşması” planını açıklamanın muhtemel sonuçlarını müzakere ediyor.

Beyaz Saray’dan bir kaynağın Şarku’l Avsat’a verdiği bilgiye göre, Başkan Trump ve danışmanları planı açıklama konusunda müzakere halindeler ve henüz bir karara varmadılar.

Kushner’in başkanlığını yaptığı heyet İsrail-Filistin arasında öngörülen barış planının başlatılmasının artılarını ve eksilerini tartışıyor. Tartışılan konular arasında planın,  ABD’de Kasım ayında yapılacak seçimlerden önce Trump’ı nasıl etkileyeceği de var.

Öte yandan planın seçimlerden önce açıklanması yolsuzluk suçlamasıyla yıpranmış Netanyahu için güçlü bir destek olabilir. ABD, Netanyahu’nun yardımına koştu. Kushner, Yahudi Soykırımı Holokost’tan kurtuluşun yıldönümünde İsrail’e geleceğini açıklayınca planın açıklanacağı beklentisi oluştu. İsviçre'deki Davos Forumu’nda Trump'a eşlik eden Kushner, İsrail ziyaretinden önce bir dizi Arap yetkiliyle buluşacak.

Kuchner, İsrail gezisine çok sayıda danışmanı ve "Yüzyılın Anlaşması" dosyasında çalışan yardımcıları eşlik ediyor ve ziyaretinde, özellikle İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve siyasi rakibi Benny Gantz ile bir toplantı gündemi var.

Kaynaklar, barış planının siyasi kısmının İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşimleri ve belki de Ürdün Vadisi'ndeki yerleşimleri ilhak etme niyetlerini desteklediğini ve ilhakı İsrail'in güvenliğini korumak için gerekli bir adım olarak haklı çıkaracaklarını söylüyor. Filistin tarafına nispeten sınırlı idari yetkiler veriliyor. Plan kapsamında Filistinli mültecilerin durumu ve Oslo Anlaşması’na göre C bölgesindeki durum belirsizliğini koruyor.

Gözlemciler, ABD yönetiminin İsrailli liderlerin yerleşim yerlerine ilhak etme vaatlerini meşrulaştırma planını duyurmak için acele ettiğini belirtiyor, ancak Arap ülkelerinin planı reddetmeleri ve planın iki tarafı barıştan uzaklaştırarak aralarındaki çekişmeyi arttırma ihtimali, planın ilanında soru işareti oluşturuyor.

Trump, Arap-İsrail çatışmasını çözme ve İsrail ile Filistinliler arasında barış sağlama sözü vermişti. Ancak Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdı, Amerikan elçiliğini Kudüs'e taşıdı ve hep İsrail lehine adımlar attı. Bu nedenle Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Washington yönetimi ile tüm siyasi temasları sona erdirmeye karar verdi.


Editörün Seçimi

Multimedya