Muhalefet Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni değiştirmeyi hedefliyor

Muhalefet Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni değiştirmeyi hedefliyor

Çarşamba, 22 Ocak, 2020 - 11:45
Muhalefet Erdoğan'ın kendilerinden daha çok Putin'i dinlediğini iddia ediyor (AFP)
Ankara/Said Abdurrazık

Türkiye'deki muhalefet partileri ülkede uygulanan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kaldırılmasına yönelik adımlar atmayı hedefliyor.

CHP, Millet İttifakı'ndaki ortakları İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin yanı sıra eski Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından kurulan Gelecek Partisi ve eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan tarafından yakında açıklanması beklenen partiyle birlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yarı mutlak güçler verip Meclis’in yetkilerini azaltan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni değiştirmek amacıyla çalışmak istiyor.

CHP ve İYİ Parti, 2020’deki ana hedeflerinin parlamenter sisteme geri dönmek olduğunu belirtti.

Davutoğlu da Gelecek Partisi'nin kuruluşunu ilan ettiği toplantıda “Her türlü vesayetten arındırılmış ​demokratik bir parlamenter sistemi​ savunuyoruz” demişti. Babacan da bu konuda benzer hedefleri olduğunu açıklamıştı.
CHP’den sisteme eleştiriler

Muhalefet partileri, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ülkedeki ekonomik durumun bozulmasından sorumlu olduğunu ve dış politikayı olumsuz etkilediğini öne sürüyor.
CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ülkeyi etkisiz hale getirdiğini iddia ederek şöyle konuştu:

“Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde yürürlüğe girdiğinden bu yana uygulamaya konulan 55 Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin 31’inin daha önce çıkarılan kararnamelerde değişiklik ve yanlışı düzeltmek için çıkarılmış olması bile sistemin yönetmekteki yetersizliğinin ve ülke yönetimindeki savrulmanın, ciddiyetsizliğin örneğidir.” 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Açıkel ise Aralık ayı sonunda yaptığı bir açıklamada, söz konusu sistemin ekonomik performans, insan hakları, yargının bağımsızlığı, eğitim ve sağlık gibi toplumun hemen hemen her alanında aksaklık yaşanmasına neden olduğunu iddia etti.

Açıkel, ABD merkezli düşünce kuruluşu Freedom House tarafından hazırlanan 2019 Dünya Özgürlükler Raporu’na göre Türkiye’nin 100 üzerinden 31 puanla listenin sonlarında 'özgür olmayan' ülke kategorisinde yer aldığını hatırlattı.

Fethi Açıkel ayrıca, “Türkiye, dünyada demokrasisi son 10 yılda en çok gerileyen iki ülkeden birisi. Türkiye, siyasal hak ve özgürlükler bakımından 41 Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkesi arasında son sırada yer almaktadır” dedi.
AK Parti sistemden memnun mu?

Siyasi kulislerde, AK Parti içinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne yönelik artan hoşnutsuzluktan bahsediliyor.

Parti kaynakları, Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin ‘yüzde 50+1 zorunluluğu’ nedeniyle pişmanlık hissettiğini öne sürüyor.

Söz konusu kaynaklar bu durumun AK Parti’yi MHP’nin sürekli desteğine ihtiyaç duyar hale getirmesi nedeniyle Cumhurbaşkanı’nın sistemde bazı değişiklikler yapmayı düşündüğünü iddia etti.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, CHP’nin, 16 Nisan 2017'de yapılan anayasa değişikliği referandumunda Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) mühürsüz oyları kabul etmesine ilişkin Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı itiraz nedeniyle iptal edilme riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Erken seçim çağrıları arttı

Muhalefet partilerinin, önümüzdeki Haziran ayında erken seçim yapılmasına ilişkin çağrılarında da artış gözlendi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Bazıları ‘Haziran sonu temmuz başı' diyor. Bazıları 'o kadar kısa zamanda halledemezler, Eylül veya Ekim ayları' diyor. Bizim için fark etmez. Biz kongrelerimizi zaten bu seçimler için hazırlık maksadıyla yapıyoruz” şeklinde konuşarak erken seçimlere sıcak baktığını dile getirdi.

Gelecek Partisi kurucuları arasında yer alan Selçuk Özdağ da Mayıs 2021’de erken seçim olacağını iddia etti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu ise iktidarın ilk seçimde gideceğini öne sürerek, “Demokrasi ve adalet istediğinizde Tayyip Erdoğan gidecektir. Kalma ihtimali asla yok” dedi.

Erdoğdu,  insanların işsizlik yaşadığını, fabrikaların kapandığını, çiftçiliğin bittiğini, esnafın zor durumda kaldığını dile getirerek, iktidarın bu ortamda 20 milyar doları aşacak Kanal İstanbul projesini gerçekleştirmek istemesini eleştirdi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Türkiye’nin dış politikasına ilişkin yaptığı açıklamada, “Doğu Akdeniz'in zenginlik ve refahından tüm bölge ülkelerinin adil bir şekilde yararlanmasına öncülük etmeliyiz. Bunun yolu ise bölge ülkeleriyle ilişkilerimizin normalleşmesinden geçmektedir. Sorunları bir masa etrafında oturup konuşabilmeliyiz” şeklinde konuştu.

Öztrak, “Biz uzunca bir süredir başta İdlib olmak üzere Suriye'de yaşanan sıkıntıların Suriye'nin meşru yönetimi ile konuşarak halledilmesi gerektiğini söyledik. Bunu dediğimiz için Erdoğan bize demediğini bırakmadı ama Putin söyleyince Türkiye ve Suriyeli yetkililer Moskova'da masaya oturtuverdi” şeklinde bir eleştiride bulundu.

Erdoğan'ın, daha önce Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile fotoğraf vermek istemediğini hatırlatan Öztrak, “Erdoğan'ın dün Berlin Zirvesi sonrası Sisi ile aynı fotoğraf karesinde yer almasını not ettik. Dış politika böyledir, büyük lokma yiyeceksin ama büyük laf etmeyeceksin. Bu fotoğraf karesi geç kalmış ancak ikili ilişkilerin normalleşmesi adına doğru bir adımdır” diye konuştu.


Editörün Seçimi

Multimedya