Şamlılar Mısır'a göçüyor

Şamlılar Mısır'a göçüyor

Cuma, 17 Ocak, 2020 - 14:30
Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar 
Beyrut bizi ya da kendisini ne zaman üzse, yüzünde ekşi bir tebessüm belirir. Biz ise ona en benzeyen ancak ona en uzak şehri bulmaya çalışırdık. Savaş yüzünden tıpkı atalarımız gibi çok farklı ve oldukça uzak yerlere dağılmıştık. Amerika’ya, Kanada’ya Afrika’ya, Körfez’e ya da Avrupa’ya. Yani dönülmesi mümkün olmayan yerlere... Öyle ki uzaklara yapılan göçler, göçmenleri bir daha ülkelerine getirmez. Zirâ bu göçmenler, hasretlerini de yanlarına alarak gittikleri yerleri mesken edinir. Ardından ortaya, bu uzaklığın insanlara zarar vereceğini anlayan dâhi bir kesim çıktı. Böylece ülkeye daha yakın yerler aranmaya başladı. Zaman zaman ülkemize gidip gelmemizi mümkün kılacak olan ülkeler. Bu yüzden göç etmesi iki ay süren Brezilya ya da Şili yerine Mısır’a gidildi. Hizmetçi, paşa, öğretmen, işçi, sanayici, sanatçı, imparator gazeteci ya da ezik gazeteci olarak... Bunların hiçbiri önemli değildi.

O zamanlar Mısır kalkınmakta olan bir ekonomi, açık bir atölye ve milletler arasındaki rekabetin kucağıydı. Bu refah ve bolluk ikliminde herkese yer vardı: Akdeniz’den Yunana ve İtalyana, Suriyeliler olarak bilinen Şamlılara, Filistinli Lübnanlı ya da Iraklılara… Hatta siyah beyaz ekranın efsane oyuncusu Iraklı Necip er-Rihani’ye bile. Kabare tiyatrosu kraliçesi Bedia Masabni, Rihani’yle, Kürt Enver Vecdi ise Yahudi Leyla Murat’la evlendi. Filistinli babanın kızı Poula Lütfi, ekranların tozunu atmak için Suat Husni gibi ilk adını değiştirip Nadya koyarken İtalyan Stephan Rosti kendisine neden bir Arapça isim seçmemişti?

Millileştirmenin, Süveyş saldırganlığının ve milliyetçi iklimin ardından Mısır'daki yabancı varlığı önemli ölçüde azaldı. Ancak eğitim gibi birçok alanda Arap topluluğunu barındırmaya devam eden Kahire, kırsal ve kıyı bölgelerden gelenlerin bıraktığı yorgunluğa ve kalabalığa rağmen güzelliğini korudu. Şimdi ise Beyrut beni ne zaman üzse ya da korkutsa, kendime şunu diyorum: Mesele hallolur.

Nil’de Zamalek, el-Maadi mahallesi ve akşam yemeği var sadece. Yani Mısır’a göç etmek tuhaf bir şey değil. Beyrut'un siyaseti ve siyasetçilerinin vahşeti yüzünden ne zaman canım sıkılsa Kahire'yi düşünüyorum. Devlet ne zaman kötüye kullanılsa ve iktidarın bitmek bilmeyen küstah açgözlülüğü ne zaman yüzüme tokat gibi çarpsa... İtiraf ediyorum ki Kahire’yi özlemek ya da ona can atmak için herhangi bir nedene ihtiyacım yok.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya