Cezayir, Mali'ye karşı Tuareglerle yakınlaşıyor

Cezayir, Mali'ye karşı Tuareglerle yakınlaşıyor

Cuma, 17 Ocak, 2020 - 12:45
Cezayir, çevre ülkelerdeki hükümetler ve isyancı hareketler arasındaki önemli güvenlik anlaşmalarına katıldı (Independent Arabia)
İstanbul/Şarku'l Avsat

Atıf Katadre

Cezayir’in Libya’nın doğusunda ve Mali’nin kuzeyinde zarar gören bölgeler için onayladığı ‘gıda yardım planı’, Cezayir Genelkurmay Başkanının Libya ve Mali sınırlarındaki askeri bölgeler boyunca yönettiği genişletilmiş güvenlik planından izole edilmiş olarak görünmüyor. Söz konusu plan, Cezayir’in Libya’da oynadığı rolü ve Mali Tuareglerinin transferi hususundaki diplomatik projeler kapsamında gelişti.

Cezayir’in gıda yardımları, hem Libya hem de Mali’nin kuzeyinde zarar görmüş bölgeleri hedefleyen ‘acil plan’ kapsamında, geçen çarşamba günü Mali sınırı aracılığıyla sağlandı. Yardımlarla eş zamanlı olarak Cezayir ordusu, Nijer- Mali ve Nijer- Libya olarak iki sınır arasında konuşlandı.

Ülkenin güneyinde Mali ile sınır kasabası olan Tin Zaoutine halkı, Independent Arabia’ya, gıda yardımlarını taşıyan konvoyların Mali’nin kuzey bölgelerine ulaştığını belirtti. Bu yardımlar, Tuaregler ve Cezayir de dahil olmak üzere Afrika Sahel bölgesindeki çeşitli ülkeler arasında dağılmış olan Sahra Berberileri’nin (Amazig) çoğunluk olduğu bölgelere yönlendirildi.
Libya’dan sonra Tuaregler

Cezayir, her zaman, kuzeyde Tuareg isyanlarına tanık olan Mali hükümetiyle önemli güvenlik anlaşmaları yaptı. Ancak asıl rolünü 1990-2015 yıllarında oynadı. Cezayir’in rolü, barış anlaşmaları ve Mali’nin kuzeyinde konuşlanan milislerin silahlarının toplanması hususlarında ortaya çıkıyordu. Ancak bu rol, son 5 yıl içerisinde kuzey komşusunu, Cezayir teröristlerinin orduya teslim olmasını hedefleyen istihbarat rolüyle sınırlandırarak önemli ölçüde azaldı. Bu teröristler, Sahel ülkelerinin çoğunluğunda yaşanan boşluktan yararlanan silahlı gruplara mensup.

Son iki yılda iki yüzden fazla terörist, Mali ve Nijer sınırındaki Tamanrasset vilayetinde bulunan güvenli bir bölgede teslim oldu.

Cezayir, Libya ve Mali eksenleri boyunca yardım planıyla eş zamanlı olarak güvenlik planı ortaya koydu. Tin Zaoutine kasabası halkı, yaptığı açıklamada, iki ülke arasındaki resmi kara geçişlerinin, 2012 yılında ülkede gerçekleşen askeri darbe sonrasında kapatıldığını söyledi. Kara geçişleri, ayda bir defa geçici olarak açılıyor. Cezayir, bu dönemlerde Cezayir, Mali ve Nijer arasında geçiş yapan Tuareg çoğunluğunun ailelerinin geçiş belgelerine de işaret koyuyor.

İlginç şekilde sınırdaki ortak resmi geçitler aracılığıyla geçişler, sınırdaki bu bölgelerin sakinleri açısından bağlayıcı değil. Geçişler, genel olarak devamlı takibi zor olan çorak bir bölgede (1400 km) hareket halindeki Tuareg ve Bedevi aileler için geçerli. Bununla birlikte takasa dayalı ticari girimler, pasaportlar üzerinde resmi damgalara ihtiyaç duyuyor. İki ülke vatandaşları arasında ise vize uygulanmıyor.
Cezayir’den istenenler

Afrika Sahel bölgesinde Cezayir ve Fransa arasında, iki ülkenin büyük kabilelerle tarihsel ilişkileri temelinde sert bir rekabet yaşanıyor. Cezayir, bölgedeki Tuareg ve Arap kabileleriyle toplumsal açıdan kaynaşmış bir durumda. Fransa, bu ülkelerin bir kısmının rejimlerinin genel olarak Fransız rolüne duyarlılığı karşısından ‘eski sömürgeci’ rolüne sahip.

Tamanrasset’te Cezayirli bir aktivist olan Musa Vankela, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, “Mali’nin kuzeyindeki güvenlik durumu sabit. Yalnızca Cezayir’in Mali hükümeti ve kuzeydeki isyancı hareketler arasında yıllardır garantörlük yaptığı anlaşmalarla ilgili gelişimsel sorunlar var ve birçok ayrıntısı henüz uygulanmadı” ifadelerini kullandı.

Vankela, “Cezayir, Mali’nin kuzey bölgesindeki rolünü canlandırma girişimleri çerçevesinde diplomatik yönetimden uzak şekilde toplumsal temellere dayalı bloklara bağlı olabilir. Birkaç gün önce Tuareg ve Arap kabileleri, Mali’nin kuzeyindeki Tabnakud bölgesinden itibaren toplantılar düzenlemeye başladı. Toplantılarda, çoğu kabilelerin ‘İga’ mantığına dayandığı ülkelerin kuzeyindeki milislerden nasıl kaçınılacağı ve barış meselesi ele alındı” dedi. İga, kabileden her ölene karşılık ölümden sorumlu kabileden birinin ölmesi anlamına gelen yerel bir kavram...

Musa Vankela, “Son 20 yılda garantör olunan barış anlaşmalarının etkinleştirilmesi için Bamako’daki diplomatik rolünün canlanmasıyla birlikte Cezayir’den istenen, tarihsel temellere dayalı toplumsal bağları harekete geçirmesidir” dedi. Aktivist Vankela, Fransa’nın Çad’da yaptığını hatırlatırken, “Tabu kabilesinin toplumsal dokusuna, 1800’lere kadar uzanan ve Darfur’dan Aouzou’ya kadar olan bölgeyi kapsayan toplumsal anlaşmalara bağlıydı” dedi.
Cezayir, dilini değiştiriyor

Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan aktardığı habere göre  Cezayir, son iki yıldır terörist olarak tanımlanması için Ensaruddin Hareketi ile olan dilini değiştirdi. Aynı zamanda Mali yönetimi ve ülkenin kuzeyindeki gruplar arasında müzakere seçeneği hususunda da bahis oynadı. Söz konusu gruplarla, radikalizm yanlısı Azavad Ulusal Kurtuluş Hareketi ve Ensaruddin Hareketi kastediliyor.

Cezayir planı, mevcut Cumhurbaşkanlığı Divanı Başkanı Nureddin Ayadi’nin önerisiyle ortaya koyuldu. Ayadi, Muammer Kaddafi rejiminin devrilmesinden sonra 2011 yılında başlayan Tuareg hareketlerinin önderlik ettiği ‘isyan’ döneminde Mali’de büyükelçi olarak görev yaptı. Nureddin Ayadi, Mali’nin kuzeyindeki laik eğilime yakın Tuareg ve Arap hareketleri ortasında Cezayir’in nüfuzunu yeniden sağlamayı amaçlıyor.

Öte yandan Cezayir’in mevcut perspektifine göre durum, Cezayir’in anlaşmaları uyarınca ele alınabilir. Bu çerçevede Cezayir’in, iki ülke arasındaki ortak sınırı takip komitelerini yeniden etkinleştirerek, gelecek aşamada kara sınırı geçişleri üzerindeki yükü azaltmaya çalışması bekleniyor.


Editörün Seçimi

Multimedya