ABD'nin müttefikleriyle ilişkisindeki güvenlik ve gönüllülük rolü

ABD'nin müttefikleriyle ilişkisindeki güvenlik ve gönüllülük rolü

Cuma, 17 Ocak, 2020 - 11:45
ABD Dışişleri Bakanlığı Siyasi ve Askeri İşlerden Sorumlu Müsteşarı Clarke Cooper
Washington/Elie Yusuf
ABD ve diğer büyük askeri güçler arasındaki rekabet, bölgesel ve uluslararası gerilimlerin de artmasıyla hız kazanıyor. Bu durum gün geçtikçe ana rekabet alanlarından birine dönüşen silah ticaretine de yansıyor.

Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı Siyasi ve Askeri İşlerden Sorumlu Müsteşarı Clarke Cooper tarafından Washington Dış Basın Merkezi’nde (FPC) ‘ABD’nin gönüllü ve güvenli ortaklığına 2020 bakışı’ başlıklı bir toplantı düzenlendi. ABD’nin bu alanda Rusya ve Çin’in getirdiği zorluklara yönelik endişesini yansıtan toplantı aynı zamanda çabaların sadece silah satışı ile ilgili olmakla kalmayacağı, askeri anlaşmalar yapılan ülkelerle siyasi boyutlara sahip ilişkiler ve ittifak geliştirilmesine yönelik de bir girişimdi.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Cooper, ABD’nin askeri politikası bağlamında bu yıl atacağı adımın 2019 yılında elde ettikleri doğrultusunda geleceğini belirterek bunun ulusal güvenlik stratejisinin bir parçası olduğunu vurguladı. Cooper açıklamasında, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi tarafından oluşturulan mekanizmaların uygulanmasıyla, uluslararası alanda oynadığı rolle orantılı olacak şekilde geleneksel silahları transfer etmek için ortaklar ve müttefiklerle birlikte çalışabileceklerini söyledi. Açıklamasında, politikalarının müttefiklerin ve ortakların savunma ihtiyaçları ve egemenliklerine göre öncelik belirlemek olduğunu aktaran Cooper, silah tekliflerini, müttefik ve ortakların teknolojisiyle uyumlu hale getirdiklerini dile getirdi.

Açıklamasında rekabetin arttığına işaret eden Cooper, savunma sanayi, silah transferi, teknoloji transferi gibi konularda sağlıklı ve rekabetçi pazarların bulunduğunun farkında olduklarını vurguladı. Bu alandaki tek oyuncu olmamasına rağmen ABD’nin önemli araçları olduğuna dikkati çeken Cooper,  rekabetçi bir alan sağlamak için değil, anlaşmaları zamanında uygulamak ve ortakların güvenliğini garanti etmek için çalıştıklarından emin olmak istediklerini söyledi. 2019 yılında savunma ticareti ve teknoloji transferi alanında 170 milyar dolar değerinde anlaşma yaptıklarına dikkat çeken Cooper, ülkesinin ekipman kalitesi, takibi, eğitim ve servis oranı, şeffaflık ve vergi mükellefliği gibi konular sebebiyle tercih edildiğini kaydetti.

Türkiye’nin NATO üyesi olmasına ve son derece önemli F-35 üretim programından çıkmasına rağmen Rusya ‘ya ait S-400 savunma füzesi  aldığını doğrulayan Cooper, ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası’nın (CAATSA) henüz aktive edilmediğini hatırlattı.

Bu konuyla ilgili olarak diğer ülkelerin çıkarması gerektiği dersin anlaşmanın kaçırılması değil, daha çok ne kaybedildiği ve daha fazla ne kaybedebileceği olduğu belitiliyor.

Cooper, Şarku’l Avsat’ın Rusya rekabetinin yaşandığı bir zamanda ABD’nin müttefiklerine sunduğu garantiler ile ilgili sorusuna verdiği yanıtta NATO’nun bölgedeki sivil veya askeri alanda teröre karşı savaştan yasa dışı göçe kadar bir çok misyona katıldığına dikkat çekti.  ABD’nin özellikle Suudi Arabistan başta olmak üzere bölgedeki birçok ülkeyle askeri yetenekleri geliştirmek için beraber çalıştığına atıfta bulunan Cooper, NATO’nun bu denklemin bir parçası olduğunu söyledi. S-400 veya Su-35 gibi savunma sistemlerini satın almanın ABD için en büyük endişe olmasının sebebinin NATO ortaklığı içerisinde bir eksikliğin olduğuna işaret eden Cooper, sadece CATSAA’dan bahsetmediklerini, bilakis NATO müttefiklerinin sisteme entegre olmak için karşılaşacağı zorluklara dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

Editörün Seçimi

Multimedya