Tayvan'dan Pekin'e uyarı

Tayvan'dan Pekin'e uyarı

Perşembe, 16 Ocak, 2020 - 15:00
Tayvan lideri Tsai’nin Pekin’in ülkesini istila etmeye çalışacağını açıklamasının ardından Tayvan ordusu beklemeye koyuldu (Reuters)
Taipei-Pekin/Şarkul Avsat
Tayvan’ın Pekin karşıtı başkanı Tsai Ing Wen, ülkesinin bağımsızlığını savunmak için resmi adı olan Çin Cumhuriyeti’ni kullandı. Çin'in kendi kendini yöneten Tayvan’ı tecrit etme girişimi önündeki güçlü bir engel olarak görüldüğü sırada yeniden başkan seçilen Tsai, “Kendimizi bağımsız bir ülke olarak ilan etmemize gerek yok. Çünkü zaten bağımsız bir ülkeyiz” dedi. Tayvan’ın “kendisine ait bir hükümetinin, ordusunun ve seçim sisteminin” olduğunu vurguladı. Tsai Ing Wen dün, Çin'in ülkenin iç işlerine karışmasını önleyen bir kanun çıkardı. Makamında düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulunan Tsai Ing Wen söz konusu kanunun Çin ile olağan alışverişe engel olmadığını belirtti. 8,2 milyon oy arak bir rekor kıran Tsai, BBC ile yaptığı röportajda, “Çin'in adayı işgal etme girişiminin bedelinin çok büyük olacağını” vurguladı.  “Çin'in Tayvan'ın “temel olarak bağımsız olduğunu kabul etmesi gerektiğini” belirtti. Çin ise Tsai'nin yeniden seçilmesinin ardından Tayvan’ı bağımsızlığa itecek herhangi bir harekete karşı uyarıda bulundu. Zirâ Tayvan'ı topraklarının ayrılmaz bir parçası olarak gören Çin, bağımsızlık ilân ettiği takdirde Tayvan’ı zorla ele geçirmekle tehdit ediyor. Pekin liderliği, Tsai'yi iktidardan indirme arzusunu gizlemiyor. Zira Tsai ve partisi “tek Çin” ilkesini tanımayı reddediyor. Öyle ki Tsai, söz konusu röportajda bağımsızlık ilan etmeye gerek olmadığını, adanın zaten kendi işlerini yürüttüğünü söyledi.

Xinhua Haber Ajansı'na göre Pekin, Tsai'nin mensubu olduğu iktidardaki Demokratik İlerleyiş Partisi’ni (DPP) yeni yasadan siyasi ve seçim kazanımı elde etmekle suçladı ve bu durumun boğazlar arası alışverişi baltaladığını dile getirdi.

Yeni yasanın Tsai'nin yeniden seçilmesinden birkaç gün sonra, Tayvan’ın Pekin karşıtı duygularının arttığı hatta Çin'in genişlemesi karşıtı inatçı direnişiyle zafer elde ettiği bir dönemde imzalanması dikkat çekti. Modern Tayvan, son 70 yıldan bu yana Çin Anakarası’ndan ayrı olarak özerkliğe sahip. Anketler giderek daha fazla Tayvanlının ülkelerinin Çin topraklarının bir parçası olması gerektiği fikrine karşı çıktığını gösteriyor. 

Tsai konuya dair şunları söyledi;

“Çin hükümeti, Tayvan halkının seçimlerde gösterilen iradesini ve düşüncesini anlamaya çalışmalı ve Tayvan'a yönelik mevcut politikasını gözden geçirmeye başlamalıdır. Zirâ bizim ayrı bir kimliğimiz var. Kendi başına mevcut bir ülkeyiz. Başarılı bir demokrasimiz ve nispeten iyi bir ekonomimiz mevcut. Bu yüzden Çin'den saygı görmeyi hak ediyoruz.”

Tsai, geçen ay yasalar çıkarıldığı zaman Tayvan'da demokrasinin ve özgürlüğün korunmasını güçlendirmeyi ve doğal değişimden ziyade müdahaleyi hedeflediğini söylemişti. Mücadele Yasası'na göre seçimlere ve yasa dışı siyasi bağışlara müdahale etmek gibi yabancı düşman güçlerin desteklediği eylemlerin cezası beş yıla kadar hapis veya 10 milyon Yeni Tayvan Doları (334.030 ABD Doları) olacak.

Japonya-Tayvan Parlamento Dostluk Derneği Başkanı Keiji Furuya bugün Tsai'nin yeniden seçilişini tebrik etmek üzere Tayvan'a gidecek. Bloomberg News'e göre iki gün sürecek olan bu ziyaret, Çin'in Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi'nin Tsai'yi resmi olarak tebrik etmesine yönelik yayınlanan protestonun ardından gerçekleşecek. Keiji Furuya dün Tokyo'daki ofisinde yaptığı açıklamasında Tsai'nin zaferinin Hong Kong'daki demokrasi yanlısı gösterilerin bastırılacağı korkusunun olduğu bir dönemde, güçlü halk desteğini yansıttığını söyledi. Furuya ayrıca Tayvan ile resmi ilişkilerin yokluğunda Dostluk Derneği'nin önemli bir rol oynadığına dikkat çekti.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Geng Shuang ise dün, bu hafta Çin'in azınlıklara yurt içinde ve yurt dışındaki müdahalesini eleştiren raporlar yayınlayan iki insan hakları örgütünü önyargılı ve yanlış beyan vermekle suçladı.

Geng Shuang söz konusu rapora yanıtı günlük basın açıklamasında verdi. İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) yıllık raporunda Çin'in Sincan'da yaşayan Müslüman Uygurlara yönelik muamelesini kınadı ve Çin'i yurt dışına müdahalesini artırmaması gerektiği konusunda uyardı. Aynı şekilde demokrasi savunucusu olan Freedom House kuruluşu da dün Çin'in yurt dışındaki medyaya müdahalesine yönelik benzer bir rapor yayınladı.

Editörün Seçimi

Multimedya