Macron, Fransa'nın Sahel bölgesindeki varlığının meşruiyetini pekiştirmek istiyor

Macron, Fransa'nın Sahel bölgesindeki varlığının meşruiyetini pekiştirmek istiyor

Salı, 14 Ocak, 2020 - 12:30
Macron, Sahel-Sahra Devletleri Topluluğu'ndan (CEN-SAD) liderlerle bir arada (AFP)
Paris/Şarku’l Avsat

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, artan terör saldırılarıyla mücadele kapsamında Sahel-Sahra Devletleri Topluluğu (CEN-SAD) içerisinde yer alan devlet başkanlarını Fransa’nın güneybatısında yer alan Pau şehrinde düzenlenen bir toplantıda ağırladı. Macron zirveye katılan liderlere, Fransız kuvvetlerinin buradaki varlığının meşruiyetinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Çad, Nijer, Burkina Faso, Mali ve Moritanya’dan oluşan CEN-SAD ülkelerinin devlet başkanlarının katılımıyla düzenlenen zirvede, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Musa Faki ve Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel de yer aldı.

Bu toplantı, Mali yakınlarında bulunan bir kampa düzenlenen ve 89 askerin ölümüne yol açan terör saldırısının ardından geldi. Basında yer alan haberlere göre bu saldırı sonrasında Nijer ordusu şimdiye kadarki en büyük kayıplarını verdi. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Aralık ayında Mali operasyonlarında öldürülen 13 Fransız askerden 7’sinin bağlı olduğu Pau’daki Beşinci Alay'ın üssüne gitti. Macron, Afrikalı mevkidaşlarıyla birlikte askerlerin onuruna buraya bir çelenk koydu.

Zirve, Navarre Parlamentosu binasında diğer uluslararası yetkililerin katıldığı akşam yemeğinden önce Pau Sarayı’nda 5 devlet başkanının toplantısıyla başladı. Bu kapsamda şehir merkezinde, arabaların girmesinin önleneceği ve yayaların yakın gözetim altında tutulacağı sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı belirtildi.

Söz konusu ülkelerdeki kamuoyunun, bölgede Fransız Barkan güçlerinden 4 bin 500 askerin bulunması dolayısıyla getirmiş olduğu eleştirilerden rahatsız olan Fransa Cumhurbaşkanı, 5 devlet başkanını Aralık ayı başında Pau’ya davet etti. Macron, bu sürpriz çağrısıyla birlikte tüm muhtemel seçenekleri masaya yatıracağını söyledi. Bu seçenekler arasında Barkan güçlerinin geri çekilmesi yahut sayısının azaltılması da yer alıyor. Fakat Macron, Nijer’de 2017 yılından bu yana yapılan en kanlı saldırı olarak nitelendirilen ve 71 kişinin ölümüne yol açan bir kampa yönelik gerçekleştirilen saldırının ardından bu zirveyi erteledi.

Cuma günü başkenti Bamako’da yaklaşık bin kişinin Fransız ve yabancı güçlerin ülkeden ayrılmalarını talep ettiği gösterilere sahne olan Mali başta olmak üzere bölge ülkelerinde Fransa'ya yönelik düşmanlık duygusunda bir artış gözlendi.

AFP’nin haberine göre Paris, Pau Zirvesi’nden bölgedeki varlığının meşruiyetini artırmak hedefiyle bu ülkelerden, kendi talepleri doğrultusunda Fransa’nın bu bölgede operasyonlar yürüttüğünü teyit ettikleri bir bildiri yayınlamalarını istiyor.

Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, Cumartesi günü yaptığı açıklamada arzu etseler de etmeseler de siyasi yetkililerin net bir tutum benimsemelerinin gerekli olduğunu söyledi.

Mali Cumhurbaşkanı İbrahim Ebubekir Kitta, tüm konuların, taleplerin ve çözümlerin masaya konması dolayısıyla söz konusu zirvenin oldukça önemli olduğunu belirtti.

Zirve, bu siyasi boyutunun yanı sıra Avrupa'nın büyüklüğüne eşit olan bu büyük bölgede teröristlere karşı yürütülen askeri stratejinin yeniden yapılandırılması ve Avrupalı ​​müttefiklerin katılımının artırılması hususunda da bir fırsat olabilir.

Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammadu Buhari yaptığı açıklamada, zirvede uluslararası dayanışma çağrısı başlatılması ve böylece teröristlerle girişilen bu mücadelede diğer güçlerin de katılımlarının sağlaması yönündeki umudunu dile getirdi.

Bununla birlikte Fransa bir dizi Avrupalı gücün yer aldığı Takoba adlı yeni bir süreç başlatmaya yönelik çalışmalarda bulunuyor. Paris, Pau Zirvesi’ne katılma konusunda tereddüt eden Avrupalı devletleri ikna edeceğini umuyor. Bu güçler her ne kadar bölgedeki terörle mücadele edilmesinin gerekli olduğunu dile getirseler de bu müdahaleden siyasi kazanç elde etmeksizin Fransa'nın birtakım eleştirilerle karşı karşıya kalmasından endişe duyuyor.

Elysee'nin açıklamasına göre bölgede askeri desteğine ihtiyaç duyulan ABD’nin tereddüdü de Paris için bir endişe kaynağı. Bölgede El Kaide ve DEAŞ bağlantılı bir dizi terör örgütü 2012'den beri saldırılarda bulunuyor. Noel arifesinde Burkina Faso'da düzenlenen terör saldırısında 7 asker ve 35 sivil öldürüldü. Bunu takiben Mali ve Nijer sınırında bulunan bir kampa yönelik gerçekleştirilen saldırıda 89 Nijer askeri öldürüldü. 5 Sahel ülkesinin ortak güçleri bu saldırılara karşı koymakta yetersiz görünüyor.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yayınlanan bir rapora göre Burkina Faso, Mali ve Nijer'deki terör saldırılarında 4 binden fazla kişi hayatını kaybetti ve yerinden olan insan sayısı da on kat artarak yaklaşık bir milyona ulaştı.

Öte yandan ABD Genelkurmay Başkanı General Mark Milley, buradaki kaynakların azaltılabileceğini ve sonrasında kaynakların ya Pasifik bölgesine taşınacağını ya da Amerika kıtasındaki güçlerin takviyesi için kullanılacağını belirtti.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz hafta NATO'nun Ortadoğu'da daha güçlü ve daha iyi bir şekilde bulunması çağrısında bulundu.

Genelkurmay Başkanı General Milley, Savunma Bakanı Mark Esper’in ne gibi değişiklikler yapacağına henüz karar vermediğini söyledi. Bakan Esper’e değerlendirmesi için bir dizi seçenek sunacaklarını dile getiren Milley, bu hususta müttefikler ve ortaklarla birlikte hareket edildiğini belirtti.

Washington, Rusya ve Çin'in tehditlerine karşı daha fazla odaklanmak için önümüzdeki birkaç yıl içinde Afrika'da konuşlandırdığı askerlerinin sayısını azaltmak istiyor. Nitekim ABD, özellikle Somali başta olmak üzere Afrika'da, teröristlere karşı yerel kuvvetlerle ortak operasyonlar yürütmek üzere yaklaşık 7 bin özel kuvvet gücü konuşlandırdı. Yaklaşık 2 bin asker 40 kadar Afrika ülkesinde eğitim görevini yürütüyor ve Mali'deki Fransız Barkan gücü ile ortak operasyonlara katılarak onlara lojistik destekte bulunuyor.

Genelkurmay Başkanı Milley, henüz bir kararın alınmadığını dile getirdiği açıklamasında, asker sayısını azaltmanın bunun sıfırlanacağı anlamına gelmediğini ve ABD’nin Afrika'dan tamamen çekilmeyeceğini vurguladı. Ancak Fransız yetkililer bu hususta endişeli.

Bir Fransız kaynak, ABD'nin özellikle keşif ve havada yakıt ikmali alanlarında Sahel operasyonlarında yeri doldurulamaz katkılarda bulunduğunu belirtti. Ayrıca istihbarat konusunda diğer ortaklardan bu konular hakkında bilgi alamayacaklarını ifade eden kaynak, Paris'in Washington'a her düzeyde endişelerini ileteceğini söyledi.


Editörün Seçimi

Multimedya