Husiler, kabile liderlerini hedef aldı

Husiler, kabile liderlerini hedef aldı

Cumartesi, 4 Ocak, 2020 - 12:30
Darbeci milisler tarafından sosyal medyada yayınlanan bir fotoğrafta Husilerin, Kasım Süleymani’nin öldürülmesi sonrasında, 3 Ocak’ta Sana’da seferberlik çağrısı için gösteri düzenlediği görüldü
Sana/Şarku’l Avsat
Husi milislerin tasfiye operasyonları sürüyor. Üstelik söz konusu operasyonlar yalnızca kendi kontrolleri altındaki kabile liderleriyle sınırlı değil. Yemen’in üç vilayetinde de onlarca kabile liderine karşı gözaltı ve kaçırma uygulamaları devam ediyor.

Husilerin kontrolü altındaki birçok bölge, çok sayıda kabile liderinin tasfiye edilmesi ve kaçırılmasıyla zor ve kritik bir döneme tanık oluyor.

Sana’daki kabile kaynaklarının Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamalara göre Husilere bağlı önleyici güvenlik birimleri, son operasyonları sırasında Sana, Amran ve Emanet’ul Asime vilayetlerinde onlarca kabile liderini ve mensubunu hedef alan gözaltı furyası gerçekleştirdi. Kaynaklar, Husilerin operasyonu sırasında tutuklananlar arasında Sana, Amran ve Emanet’ul Asime’deki diğer kabilelere mensup sekiz liderin yanı sıra Amran’daki Beni Serih kabilesinden Şeyh Atıf’ın da bulunduğunu bildirdi. Kaynaklar ayrıca operasyonun, bazı kabile liderlerinin ‘Husilerin savaş cephelerine savaşçı, para ve yiyecek sağlama çağrılarını’ manipüle ettiği gerekçesiyle yürütüldüğünü aktardı.

Husilerin kabile liderlerine yönelik yaklaşık bir hafta önce başlattığı operasyonun milisleri destekleyen kabile liderlerini de kapsadığını belirten kaynaklar, söz konusu gelişmelerin Husiler arasında yaşanan anlaşmazlıklardan kaynaklandığını ifade etti.

Kaynaklar, şu an başta Saada ve Sana’ki milisler olmak üzere darbeci Husi cephelerinde görülen anlaşmazlıklara ilişkin açıklamalarında bazı liderlerin diğerlerini ‘ihanetle, samimiyetsizlikle ve Abdulmelik el-Husi’ye sadakatsizlikle’ suçladığını belirtti.

Husiler, Sana ve diğer şehirleri işgal etmesinden bu yana kontrol ettiği bölgelerdeki kabileleri silah zoruyla ve tehditlerle savaş cephelerine katılmaya ikna etmek için çalışıyor.

Darbeci milisler son iki yıldır gözlemcilerin ‘tehlikeli’ olarak nitelendirdikleri bir plan geliştirmeye çalışıyor ve kontrolleri altındaki alanlarda bulunan kuruluşlar üzerinde hakimiyetlerini dayatmak için çeşitli faaliyetler yürütüyor.

Sana’daki kaynakların Şarku’l Avsat’a aktardığına göre Husi liderliği, özellikle de önleyici güvenlik birimleri aracılığıyla Sana, Amran, Emanet’ul Asime ve diğer bölgelerde kabile liderlerine savaş cephelerine katılmaları için baskı yaptı. Sana’daki kabile büyüklerinin ifadelerine göre son haftalarda milislerin kontrolündeki bölgelerde kabilelerin kaçırılma operasyonları arttı ve bu durum da kuzeyden gelen Husi grup ve kabile liderleri arasında büyük bir uyuşmazlığa neden oldu.

İsminin verilmesini istemeyen bir kabile lideri Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Yemen’deki bazı kabilelerin, ‘milislerin yürüttüğü faaliyetlerin, adam kaçırma eylemlerinin, tehditlerin, ev hapislerinin ve ölüme kadar uzanan ihlallerin’ bir sonucu olarak Husilere karşı halen öfkeli olduğunu ve bu kabilelerde sessiz bir devrimin yaşandığını belirtti.

2019 yılından bu yana başta Amran vilayeti olmak üzere Husi kontrolündeki bölgeler, çok sayıda kabile liderine kadar uzanan birçok operasyona tanık oldu. Son olarak Husilerin önde gelen müttefiklerinden Şeyh Mücahid Kaşire el-Guli, yaşanan şiddetli çatışmalar sırasında öldürüldü. Çatışma sırasında bazı Husi liderleri de dahil çok sayıda kişi öldü ya da yaralandı.

Amran’daki kabile kaynakları, Husi milislerin Kaşire’nin öldürülmesi sonrasında Raydah kasabasında cesedine işkence yaptığını, aile üyelerinden bazılarını taciz ettiğini ve evlerini patlattığını aktardı. Aynı şekilde işkence ve taciz eylemlerinin de fotoğraflandığı bilgisini verdiler.

Husiler, Şeyh Kaşire’nin yanı sıra aynı ay içinde Amran vilayetinin kuzeybatısındaki el-Kafla kasabasında da Şeyh Sultan el-Varuri’yi öldürdü. Durum, el-Kafla ve Azar kabilelerinin darbecilere karşı öfkelenmesine neden oldu.

Aynı şekilde Sufyan kabilesinin liderlerinden olan ve Amran’da Siyasi Güvenlik Direktörü görevini yürüten Tuğgeneral

Muhammed el-Şatvi de gruba verdiği büyük hizmetlerden sonra öldürüldü ve cesedi parçalandı.

Amran’daki kabile kaynakları, Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan çok sayıda sivilin ve kabile mensubunun bugün son derece endişeli olduğunu ve evlerinden çıkmaya korktuklarını belirtti. Kaynaklar, Yemenli vatandaşların bir yandan milisler tarafından suikasta uğramaktan, diğer yandan da Husi denetçiler ve yetkililer önderliğinde ihanetle suçlanarak gözaltına alınmaktan korktuklarına dikkati çekti.

Darbeci milisler, geçen mart ayında daha önce 2015 yılının ortalarında da ilan edilen ve ‘kabile onur belgesi’ olarak adlandırılan ilk yürütme prosedürlerini etkinleştirdi. Bu adım gözlemciler ve ilgili taraflarca ‘intihar’ olarak nitelendirildi. Bu, milislerin ‘kabile dokusunu parçalama ve yakın zamanda onarımı zor olacak çatışmalar başlatma’ amacıyla ortaya koydukları en tehlikeli belgelerden biri olarak gösterildi.

İran yanlısı Husiler, ‘teşvik, yıldırma ve aşağılama’ faaliyetleri yürüterek geçmiş yıllarda kurulan ‘Kabile Uyum Meclisleri’ aracılığıyla çok sayıda kabile liderini söz konusu belgeyi imzalamaya zorladı. Belge, meşruiyet ve meşruiyeti destekleyen Koalisyon yandaşı unsurlar başta olmak üzere milis karşıtlarına yönelik kapsamlı tecrit faaliyetleri içeriyor. Belge uyarınca milis karşıtlarının çeşitli hakları ellerinden alınırken mallarına da el koyuluyor.

Editörün Seçimi

Multimedya