​Libya, Yemen ve Suriye’nin yılı

​Libya, Yemen ve Suriye’nin yılı

Çarşamba, 1 Ocak, 2020 - 14:00
Abdurrahman Raşid
Suudi Arabistan’lı gazeteci. Şarku’l Avsat’ın eski genel yayın yönetmeni
21. Yüzyılın yeni 20’li yıllarına hoş geldiniz. Kanlı geçen bir 10 yıl sona erdi ve yeni bir ‘hilal’ göründü. Bu yıkımın ortasında İran'dan Katar'a ve Libya'ya kadar bölge üzerinde güneş nasıl doğacak? Yeni 2020 yılımızla ilgili iyimser olanlar muhtemelen afyon veya uyuşturucu kullanıcılarıdır. Bununla birlikte daha iyi bir yıl olabilir. Gelişmelere dayalı olarak iyimser olmaya çağıran işaretler ve bir ümit kırıntısı var. Şansı olmayan bir iyimser ve dilekleri nadiren gerçekleşen biri olduğumu inkar etmiyorum.

Yeni yılın en iyi haberi, Libya, Yemen ve Suriye devletlerinden bekleniyor. Zira yıkıma uğrayan bu bölgelerde muhtemel barışa dair sinyaller alıyoruz. En kötü haber ise, İran’daki durumla bağlantıları olması sebebiyle Irak ve Lübnan’daki kriz devam edecek olmasıdır. İran ise kendini, yeni yılın sonlarına doğru gerçekleşecek ABD seçimlerinin sonuçlarının yorumcusu olarak konumlandırdı.

Bazılarının yaklaşık iki aydır kalkınma gerçekleştirdiğinden söz ettiği Katar ile Körfez anlaşmazlığının çözümüne dair hayaller ne olacak? Doğrusu Katar krizi çözülmesi zor bir düğüm değil. Bölgeyi pek etkilemeyen anlaşmazlık bir anda çözülebilir. Tüm o bağırış çağırışlar dört ülkenin Katarı dışlaması nedeniyleydi. Aradaki husumet bitse de bitmese de bölgesel durum değişmeyecek. Ancak bu husumetin bitirilmesi, siyasi gerilimleri ve medya savaşlarını azaltacak, Katar Havayollarının uçuş sürelerinin kısalmasına katkı sağlayacaktır, daha fazlası değil.

En dikkat çekici gelişmelerin Libya’da yaşanacağını düşünüyorum. Rusya’nın askeri müdahalesi tehlikeli bir gelişmedir. Rusya, 1970’lerde Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat’ın ülkesini Sovyetler Birliği yörüngesinden çıkarmasından bu yana ilk kez Kuzey Afrika’ya dönüyor. Türkiye'nin Trablus hamlesi, çatışmayı değil uluslararası ilgiyi artıracak ve uzlaşmayı teşvik edecektir. Böylece olaylar, şu an Libyan’nın büyük bir bölümünü kontrol altında tutan Hafter liderliğindeki Ulusal Ordu’nun lehine gelişecek. Ancak Hafter ortak bir yönetim oluşturmak için Libyalı muhalif güçlerle kaynaşmak zorunda kalacak ve savaşı kaybetmesi sonucu onlara küçük bir pay verecek. Avrupa da aynı şekilde Libya konusunda bölünmüş durumda. Hâlihazırda İtalya Trablus silahlı gruplarının, Fransa ise ordunun yanında yer alıyor. Bu blok da, coğrafi ve petrol açısından stratejik olan Libya’ya Rusya’nın yerleşmesini önlemek için uzlaşmak zorunda kalacak.

Suriye’de ise savaş ateşi tüm odunları tüketti. Benzeri görülmemiş insanlık trajedileri yaşandı. Yorgunluk tüm tarafları helak etti. Bu, kabullenme ve bir arada yaşamaya hazırlık aşamasıdır. Türklerin Afrin’de, Rusların İdlib’de emelleri var. İran artık İsrail’in emirlerine karşı gelmiyor. Anlaşmazlık siyasi bir uzlaşmayla sınırlıydı. Sorunu zayıflık olan Rejimin, Washington ve İsrail’in itiraz ettiği İran ile ilişkileri olduğu gibi kaldı.

Yemen’de ise Husi isyancılar, savaşından başında bu yana askeri konuda en kötü durumdalar. Resmi haberlerinin çoğunda zaman eksikliğinden yakındıkları görülüyor. Koalisyonu, denizde benzin ve buğday gelirlerine el koymakla suçluyorlar. Bu yüzden gelecek aylarda Yemen’de bir yumuşamaya şahit olabiliriz. Zira taraflar, en alt seviyedeki taleplerini karşılayan çözümleri kabul ediyor. Bölgemizde barışın hüküm süreceği bir 10 yıl diliyorum.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya