Libya İhvanı ve LUO fobisi

Libya İhvanı ve LUO fobisi

Salı, 17 Aralık, 2019 - 10:30
Cibril Ubeydi
Libyalı araştırmacı yazar
Libya Ulusal Ordusu fobisi, Libya’da medya, politikacılar hatta siyasal İslam milis savaşçıları için bir sendrom haline geldi.

Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin, anayasal bir temele ve seçim sonuçlarına dayanmadan görev süresini uzattığını açıklamasının dolayısıyla meşruiyetini kaybetmesinden sonra 2014 Şubatı’nda, General Hafter bir açıklama yapmıştı. Televizyonda yayınlanan konuşmasında General Hafter, Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin feshedildiğini ilan ederek geçiş hükümeti kurulması çağrısında bulunmuştu.

General Hafter, seçilmiş Libya Temsilciler Meclisi tarafından atanmış Libya ordusunun resmi komutanıdır. 2014 yılının mayıs ayında eski subay arkadaşlarının desteği ile dağılmış Libya Arap Silahlı Kuvvetleri’ni bir araya getirmeye başladı. Daha sonra General Hafter, yönetimdeki Müslüman Kardeşler’in (İhvan) “Kalkanlar” adını verdiği Bingazi’deki siyasal İslam milislerine karşı havadan ve karadan ortak bir saldırı ile Onur Operasyonu’nun başlatılacağını açıkladı. Bu milis güçlerin liderleri ve üyelerinin büyük bir çoğunluğu, el-Kaide ve Müslüman Kardeşler örgütlerine bağlı radikallerdi. Hatta Usame bin Hamid gibi bazıları DEAŞ’a biat etmişti.

NATO’nun sadece Kaddafi rejimini değil Libya devletini de devirdikten sonra bundan en büyük zararı, bütün hava, deniz ve kara üsleri tamamen imha edilen Libya ordusunun gördü.

NATO, bütün üsleri imha ederken sanki milis güçlerin ya da el-Cezire medyasının onlara verdiği adla "Devrimcilerin" silahları ele geçirmelerini ister gibi silah depolarının kapılarını bombalamak ile yetindi. Bu silahları Kaddafi, yıllar içinde biriktirmiş ve ezilmiş Libya halkının hazinesinden büyük paralarla satın almıştı.

NATO’nun saldırılarının ardından enkaza dönüşen Libyalı kurum, subayları ve askerleri sayesinde toparlanmayı ve yeniden ayağa kalkmayı başardı. Şimdi de heybetini ve itibarını geri kazanıyor.

“Kalkanlar” adı verilen milis güçleri, Müslüman Kardeşler grubuna bağlı ve onun emri altında olan Libya ordusuna paralel güçlerdi. Libya Şafağı (Fecr-i Libya) adını verdiği operasyonda İhvan’ın yanında saf alması da bunu kanıtlıyor. Nitekim bu operasyon, Libya’daki en büyük havalimanın ve Libya havayolu filosunun çoğunun İhvan milisleri tarafından imha edilmesi ile sonuçlanmıştı. Bu örgüt, Libya’yı tam anlamıyla kontrol etmek ve böylece örgütün devlet hazinesine dönüştürmek için var gücüyle savaşıyor. Libya’da bunun için bir fırsatı olduğunu zannediyor

Kabilelerin ve seçilmiş parlamentonun inkar edilemez desteği ile Mareşal Hafter ortaya çıkmadan önce, özellikle Bingazi neredeyse her gün, subay ve er, en az 20 ordu mensubuna karşı düzenlenen suikastlere şahit oluyordu. Hatta bunların bazıları emekli olmuştu. Bütün bu saldırıları, İhvan ile bağlantılı gruplar düzenliyorlardı çünkü ordunun ülkede yaşananlara sessiz kalmayacağını biliyorlardı.

Libya Arap Silahlı Güçleri, Barka’nın en büyük Libya’nın ise ikinci en büyük şehri olan Bingazi’yi daha sonra da Derne’yi terörist milis güçlerinden kurtarmayı başardı. Ardından uluslararası terörist Aşmavi’yi yakalayarak terörist gruplara büyük darbeler vurdu.

Bir yandan Libya ordusunun kapasitesi artırılıp çeşitli askeri uzmanlık alanlarında yüksek okullar, er ve astsubaylar için askeri okullar açılırken diğer yandan Libya şehirleri ardı ardına kurtarıldı. Silahlı güçler güneydeki teröristleri de yok ettikten sonra son olarak  2019’un nisan ayında Trablus’u kurtarma savaşını başlattı.

Dolayısıyla, ordu fobisi, ardı ardına aldıkları yenilgiler ve milis güçlerinin yok edilmesi, Türkiye’nin büyük desteğine rağman Libya’daki projelerinin başarısız olmasından sonra Müslüman Kardeşler için bir endişe ve kaygıya dönüştü.

İhvan, 1949 yılında yani daha Libya’nın bağımsızlığından önce kurulan köklü Libya Ulusal Ordusu’nu, Hafter güçleri ya da milisleri diye adlandırıyor. Bu haddi zatında alçakça bir düşmanlıktır. Çünkü onun, sivilleri korku veren ve kaos yayan bir milis gücü değil düzenli ordu olduğunu çok iyi biliyorlar

Libya krizi, politik değil bir güvenlik krizidir. Dolayısıyla, Libya’da Hizbullah benzeri bir yapı oluşturmaya çalışan siyasal İslam milislerinden kurtulmak için en iyi çözüm, askeri çözümdür.

Libya, hatta bölge ve özellikle de komşu ülkeler, bu örgüt devrilmeden ayağa kalkamayacaktır. Bu, sınırların ötesine geçen vahşi İhvan projesi hezimete uğratılmadıkça, huzur ve barışın tadını çıkaramayacaktır.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya