Trablusşam'ın eski binaları ve yıkık evleri

Trablusşam'ın eski binaları ve yıkık evleri

Cumartesi, 14 Aralık, 2019 - 14:30
İstanbul/Şarku'l Avsat
Beşir Mustafa

Trablusşam’ın Mina bölgesindeki binalardan birinin yıkılması, Lübnan’daki eski evlerde yaşayan yoksul aileler konusunu gündeme getirdi.

Bu durum, antik şehir Trablus’ta çok yaygın. Mina sakinlerinin çoğu, bu ihmale kurban giden Abdurrahman ve Rama Kahya kardeşlerin kaderinin bir gün kendilerini de bulmasından korkuyor. Bu konuda suçlu bulunan Mina Belediye Başkanı Abdulkadir İlmuddin ise restorasyon onayının Eski Eserler Genel Müdürlüğü yetkisi altında olduğu gerekçesiyle sorumluluğu reddediyor.

Ortak mülkiyet

Trablusşam antik şehrinin yoksulluk sebebiyle güvenli olmayan, sağlıksız binalarda yaşamlarını idame ettiren halkı, yıllardır haklarını arıyor. Er-Rifaiyye bölgesinde yaşayan bazı Lübnanlılar, dar ve duvarları su sızdıran nemli evlerde kalıyor. Lübnan’da aylık kirası 100 dolardan düşük olan bir ev bulmak artık mümkün değilken, yeni Trablusşam mahallelerindeki dairelerin kirası ise bu miktarın 5 katına kadar çıkıyor.

Al-Mahatra sakinleri, bir daireyi birkaç aileyle paylaştıklarını belirtiyor. Zirâ mühendisliğiyle öne çıkan bu evler, birkaç kattan ve ek bölmelerden oluşuyor. Bu şekilde birden fazla aile arasında paylaşılabiliyor.

Bazı aileler, nesilden nesile aynı daireyi kiralayarak, düşük maliyetli evlerde yaşama fırsatını güvence altına alıyor. Bazı aileler de yalnızca birkaç duvarı ayakta kalmış yıkık dökük evlerde yaşamaktan hiç çekinmiyor.

Eski evlerin sahipleri, harabe olarak gördükleri bu evlerden herhangi bir gelir elde etmedikleri için bunları restore etmeye yeltenmiyor. Er-Rifaiyye’deki eski binalardan birinin sahibi ise Lübnan iç savaşı patlak verdikten sonra 1976’da ailecek evlerini terk edip modern Trablusşam’a taşındıklarını belirtiyor.

Bu mülk sahibi, beş tane evi olduğunu söylüyor. Bunları kâr elde etmek için aldığını, ancak ucuz kiralar nedeniyle bu evleri restore edemediğine de değiniyor.

Buna rağmen evlerin sağlam kalması için uğraştığını ifade eden Trablusşamlı ev sahibi, evlerin yapılarının korunması şartıyla bazen kiracılardan ücret almadığını da vurguluyor.

Sorumlu kim?

Trablus’taki eski binalarının tarihi, Haçlı döneminden başlayarak İslam devletlerine ve sömürge dönemine kadar uzanıyor.

Eski Eserler Genel Müdürlüğü tahminlerine göre Trablusşam’da risk seviyeleri değişiklik gösteren 300’den fazla yıkık dökük bina bulunuyor.

Ancak Mühendislik Fakültesi Profesörü Dr. Vesim Nağa, bu verilerin yaklaşık bir buçuk yıl önce alındığını bu yüzden risklerin artmış olabileceğinin altını çiziyor.

Trablus’taki binaların büyük bir kısmı, Lübnan iç savaşı sırasındaki zarar görerek riskli hale geldi.

Bu yüzden bu tarihi binaların sınırlı bir kısmı restorasyon çalışmalarına tabi tutuldu. Trablus Belediyesi’nden Dr. Halid Tedmiri, eski şehrin restorasyonunun zor olduğunu belirtiyor. Kültürel Miras Projesi restorasyon projelerinin, içerden ve dışardan yıpranmış eski binalar için yalnızca bir makyaj olduğunu da ifade ediyor. El-Avinat bölgesindeki UNHABITATE Projesi hariç bu tarz projelerin, gerçek bir restorasyon çalışması olmadığını vurguluyor.

Tedmiri, müteahhitlerin restorasyon şartlarına ve bu eserlerin arkeolojik karakterini koruyan bilimsel standartlara uyup uymadıkları konusunda şüphelerinin olduğunu da ifade ediyor.

Belediyeler, kamu güvenliği gerekliliklerini gözetmek ve eski binalarının çökmesini önlemek için kökten önlemler almayı ihmal etmekle suçlanırken, Tedmiri ise yerel otoritenin ancak ciddi tehlike durumunda müdahale edebileceğini açıklıyor. Mülk sahibinin bu tehlikenin ortadan kaldırılması gerektiği uyarılarına cevap vermediği takdirde de belediyenin restorasyon maliyetini mülk sahibine borç olarak yazdığını, yüzde 25’ini de para cezası olarak verdiğini belirtiyor.

Belediyenin ciddi durumlar haricinde müdahale edememesini haklı gören Tedmiri, bunu Trablusşam Belediyesi’nin restorasyon konusunda uzmanlaşmış bir birime sahip olmamasına bağlıyor. Şehir sakinleri, turist çekmeyi amaçlayan restorasyon stratejisinin gözden geçirilmesini talep ediyor.

Mirasçılar ve kuleler

Çok sayıda mülk mirasçısı ve bunların anlaşmazlıkları, söz konusu binalarının restorasyonuna set koyuyor. Tedmiri’nin açıklamalarına göre mirasçılar, atalarının mirasını korumak yerine paylaşmaya odaklanıyor. Ancak paylaşma maliyetinin yüksek oluşu ve vergi yükümlülükleri sebebiyle daireyi kiracıya bırakmayı tercih ediyor.

Independent Arabia'nın haberine göre emlakçılar da eski binaların içinde bulunduğu riski reddetmiyor. Aynı zamanda bu binalar yıkılıp yerine kar elde edebilecekleri ‘yüksek kuleler’ dikiliyor.

Hükümetin, Trablusşam mirasını ve tarihini korumak için bir adım atması beklenirken, En-Nuri Hamamı, El-Mansuri Camii ve Memluk medreseleri gün geçtikçe dökülmeye, kötü hava şartları ve fırtınalar ise Trablusşam halkının korkularını artırmaya devam ediyor.

Editörün Seçimi

Multimedya