Çöpçülükten Cumhurbaşkanlığına: Lee Myung-bak

Çöpçülükten Cumhurbaşkanlığına: Lee Myung-bak

Cumartesi, 14 Aralık, 2019 - 10:15
Size, dünyadaki bütün gençlerin rol modellerinden biri olan Güney Kore'nin eski Cumhurbaşkanı Lee Myung-bak'ı anlatmak istiyorum (2008-2013). Çok fakir bir çocukluk yaşadı. Eğitim masraflarını karşılayabilmek için 18 yaşına kadar çöp topladı. Üniversiteden mezun oldu ve Hyundai şirketinde işe başladı. Beş yıl sonra bu dev şirketin müdürü oldu. Beş yıl içerisinde şirketin sermayesini iki katına çıkardı. Ardından da dünyanın en genç devlet başkanı olarak Güney Kore Cumhurbaşkanı seçildi.

Umman'da, Sultan Kabus Üniversitesi'ndeki Asya Ekonomik Forumu'na ana konuk olarak katılarak ağaçlar ve taşları bile ağlatan bir konuşma yaptı. Lee Myung-bak, “Cumhurbaşkanlığı makamı elimdeki çöp izlerini ve kokularını silmedi. Şu an en çok gurur duyduğum şey bu. Güney Kore, 50 yıl dünyanın en fakir beşinci ülkesiydi. Bugün, eğitime verilen önem sayesinde dünyanın beşinci büyük ekonomisi haline geldi. Kore'de insan dışında hiçbir kaynağımız yok.”

Lee Myung-bak beş yıl içinde Hyundai'yi dev bir sanayi imparatorluğu haline getirdi. Beş yıl sonra ise önemli bir doğal kaynağa sahip olmayan Güney Kore'yi dünyanın en büyük beşinci ekonomisi ve devasa bir politik ve ekonomik gücü yaptı.

Lee Myung-bak, Cumhurbaşkanlığı görevinden ayrıldı ve şimdi Çevre Bilimleri Kurumu’nda ayda 2,200 dolarlık maaş karşılığında çalışıyor. Ama bir saatlik bir konferans için 30.000 dolar alıyor.

Şimdi ne yapayım? Oynayayım mı yoksa dövüneyim mi bilmiyorum. ‘Arap Sonbaharı’ ülkelerinin 70 yıl önceki hali ve 2019 yılında geldiği duruma baktığımızda, cehalet, hırs, başarısızlık ve kaosun devam etmesi halinde çarkı döndürecek kimsenin bulunmamasından çok korkuyorum.

Eminim ki Güney Kore 70 yıl önce ağaç ve taşların bile haline ağladığı bir durumdaydı. Subhanallah… Nasılsanız öyle yönetilirsiniz hadis-i şerifiyle ne kadar da uyumlu.

***

Bir rivayete göre ABD Başkanı Eisenhower’ın önünde liderlik hakkında yapılan bir konuşma son derece etkileyiciydi. Konuşmacı masanın üzerine bir ip koydu, “Bakın, bu ipi itmeye çalışırsam onu hiçbir yere götüremem ancak yanıma alırsam onu istediğim yere götürürüm” dedi.

Bundan daha etkileyici olanı ise bin yıl önce yaşandı.  Emevi Halifesi Muaviye bin Ebu Süfyan bir konuşmasında, “İnsanlarla aramda koparmadığım bir bağ vardır; onlar ipi gerdiklerinde ben gevşetirim, onlar gevşettiklerinde ben gererim" dediği rivayet edilir.

Sorun şu; kim akıl edecek ve kim yapacak?

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya