Türkiye Libya’da savaşacak mı?

Türkiye Libya’da savaşacak mı?

Cuma, 13 Aralık, 2019 - 14:30
Abdurrahman Raşid
Suudi Arabistan’lı gazeteci. Şarku’l Avsat’ın eski genel yayın yönetmeni

Parçalanmış bir cumhuriyette, Libya’nın başkenti Trablus’ta büyük bir endişeyle, Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanı, başkentin muhaliflerinin ellerine düşebileceğini kabul etti. Peki Türkiye hükümeti ne yaptı? UMH’yi, Türkiye’nin Akdeniz’in ortasında deniz sınırları olarak nitelediği bir anlaşma imzalamaya zorladı! Libya topraklarının yüzde 10’undan daha azını kontrol eden Trablus hükümeti, denizin ortasındaki sınırı nasıl çizdi?

Anlaşma, UMH’nin Avrupalılarla düşmanlığının artmasına neden oldu. Buna karşılık Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan, yanlarında savaşması için UMH’ye Türk kuvvetler göndereceği taahhüdünde bulundu. Ancak kimse onun vaatlerine inanmıyor. Hatta Türkiye Dışişleri Bakanı bile, “Yapamayız. Çünkü uluslararası açıdan askeri müdahale yasağı bulunuyor. Silah da göndermeyeceğiz. Yalnızca eğitmen göndereceğiz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın, Libyalı müttefikleriyle birlikte, daha önce Suriyeli müttefikleriyle yaptıklarını tekrar etme ihtimali yüksek. Suriye’den Libya’ya kaçan silahlı radikalizm yanlılarının daha fazlasının transferinin de kolaylaştırılması muhtemel. İkinci seçenek ise Ruslarla bir anlaşma imzalamak ve onları savaşı durdurmaya ve müzakereye etmeye zorlayarak, Suriyelerle yaptıklarını yapmak.

Erdoğan’ın itibarı, sadece Suriyeliler arasında değil, tüm Araplar içerisinde de çamura battı. Zira sekiz yıldır devam eden savaş, zulüm ve katliamlar boyunca vaatlerine rağmen, Suriye halkına yardım etmek için tek bir asker bile göndermedi. Peki neden herkes, Libya’da savaşmak için gemilerle asker göndereceğine inanıyor?

Libya'da durum kritik. Libyalılar arasındaki mücadele Ulusal Ordu’nun (LUO) temsil ettiği ekip, geniş alanları kontrol eden Temsilciler Meclisi ve Trablus’ta şu an kuşatma altında olan UMH arasındaydı ve hala da öyle. Savaş, yalnızca Libyalılar arasında değil. Aksine bölgesel ve uluslararası taraflar da buna dahil oldu. Olumsuzluklardan dolayı son katılan ve müdahalede bulunan Ruslar, Kuzey Afrika tarihinde en uzun sayılan çatışmaların ardından savaşa çözüm bulabilir. Geçen haftalarda Ruslar, General Hafter önderliğindeki muzaffer Libya ordusuyla aynı safa geçti, beraberinde Türklere ait insansız hava araçları (İHA) da dâhil, UMH’nin hava yetenekleri hızla tahrip oldu. Aynı şekilde ABD’ye ait İHA’lar da düşürüldü.

Washington’a gelince, kimin kazanacağını görmeyi bekleyen geçici bir duruş ortaya koydu. İki tarafla da ilişkisini sürdürdü. ABD Dışişleri Bakanlığı, Trablus’ta Serrac hükümetini destekleyici açıklamalar yaparken, aynı gün ABD Başkanı radikalizm yanlıları karşısında desteğini açıkladığı General Hafter’e çağrı yaptı! Ancak bu durum artık sürdürülebilir değil, zira güç dengesi iç savaşın devam etmesine yol açtı.

Peki, Ruslar duruma son verecek, LUO başkente zaferle girecek ve dünya sekiz yıldır devam eden saçma bir savaşa elveda diyecek mi? Trablus milisleri ve müttefikleri silahlı grupların hezimete uğraması durumunda bu son derece mümkün. Türklerin, Suriye’deki Türk- Rus anlaşmasının bir sonucu olarak Libya’da savaşmak için Türkiye’ye kaçan binlerce radikalizm yanlısı İslamcı savaşçıyı transfer ederek, son mermiyi atması ise uzak bir ihtimal. Çünkü Erdoğan’ın Türk kuvvetlerini Libya’da savaşması için göndermesi pek de olası değil.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya