AB iklim değişikliğine karşı yol haritasını açıkladı

AB iklim değişikliğine karşı yol haritasını açıkladı

Perşembe, 12 Aralık, 2019 - 09:30
ABD'nin eski Dışişleri Bakanı John Kerry, iklim değişikliği ile mücadele üzerine düzenlenen bir toplantıda konuşuyor (Reuters)
Madrid/Şevki Reyyis
İklim zirvesi için belirlenen son günün (13 Aralık) yaklaşmasıyla birlikte üye ülkeler arasında, Paris Anlaşması’nda belirtilen hedeflere ulaşılmasını sağlamak üzere, yükümlülüklerin belirlenmesi için yapılan görüşmeler çıkmaza girdi. Avrupa Birliği, dün sabah (11 Eylül) Brüksel’de, "Avrupa Yeşil Anlaşması" isimli yol haritasını açıkladı.

Avrupa Yeşil Anlaşması, AB üyesi ülkeler için sera gazı emisyonlarını doğa tarafından emilen seviyeye çekilmesi amacıyla birtakım strateji ve yasal yükümlülükler içeriyor. Dün, Avrupa Komisyonu yeni yapısını ve iklim değişikliği ile mücadele planını tanıttı. Avrupa Birliği’nin karbon emisyonlarını 2050 yılına kadar sıfıra çekme çabalarının bir parçası olarak milyarlarca doların harcanması bekleniyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen, Avrupa Komisyonu Başkanı olarak göreve gelebilmek için yürüttüğü kampanyasının büyük bir parçası olarak Avrupa Yeşil Anlaşması’nı öne sürdü ve tarım, ulaşım ve enerji sektörlerinde iklim dostu bir değişimin sözünü verdi.

Leyen’in “Planın en ince detayları 2020 yılının sonunda hayata geçirilmeye başlanmalı” açıklaması, Almanya Sanayi Federasyonu'nun tepkisini çekti. Almanya Sanayi Federasyonu, DPA’ya yaptığı açıklamada sürekli büyüyen iklim hedeflerinin “uzun vadeli yatırımlar için bir zehir” olabileceğini belirtti. Çevreci Greenpeace örgütü, Von der Leyen’in 2030 yılı için Avrupa Birliği’ndeki karbon emisyonlarını, mevcut oran olan %40 azaltma hedefinden yüzde 55’e çıkarmayı planladığını ancak bunun 1990 seviyelerine göre yeterince iddialı olmadığını belirtti. Çevreci Greenpeace örgütünün açıklamasında “Paris İklim Anlaşması'nın küresel ısınmayı 1,5 derece sınırında tutma hedefine yakın en iddialı alternatif, Von der Line’nın, Sanayi devrimi öncesindeki seviyelere kıyasla, karbon emisyonlarını azaltma hedefini 2030 yılına kadar yüzde 65'e çıkarmasıdır” ifadelerine yer verildi.

Avrupa Yeşil Anlaşması’nın bugün ve yarın Belçika’nın başkentinde düzenlenecek olan Avrupa zirvesinde devlet ve hükümet başkanları tarafından onaylanması bekleniyor. Proje için kamu ve özel sektörden toplam 100 milyar avro finans sağlanacağı tahmin ediliyor. Proje hakkında bilgi sahibi kaynaklar, iklim değişikliği ile mücadele planı için verilen cömert finansal teklifin, Polonya ve Almanya gibi ülkelerin çıkardığı pürüzlerin aşılmasını hedeflediğini belirtiyorlar. Polonya ve Almanya gibi ülkeler çevresel açıdan sürdürülebilir bir ekonomiye geçmenin yüksek maliyetinden endişe ediyorlar. Sekiz Alman eyaletinin (Lander) endüstriyel kömür üretimini durdurma karşılığında büyük bir yardımdan yararlanması bekleniyor. Ancak Berlin, 2030’daki geçiş dönemi için önerilen oranları reddetmekte hala ısrar ediyor. Karbon emisyonlarının 1990 yılı seviyesinden yüzde 40 oranında azaltılması hedeflenmişti. Avrupa Komisyonu, karbon emisyonlarının azaltılması hedefinin Paris Anlaşmasında öngörülen seviyeye erişilmesi noktasında çabaların hızlandırılması için ısrar ediyor. Gerekçe ise; sanayi sektörüne ve kamuoyuna bu yolda geriye dönüş olmadığına dair net bir mesaj vermek.

Avrupa Yeşil Anlaşması, AB üyesi ülkelerin sanayi sektörlerinin çevresel olarak sürdürülebilir yapılara dönüştürülmesinde yardımcı olacak geçiş mekanizmasını içermektedir.

Geçiş mekanizması birtakım ülkelerden ve Avrupa Yatırım Bankası'ndan gelen resmi katkılar sayesinde oluşturulmuştur. Avrupa bütçesinin yeni yapısının bu anlaşmanın uygulanması ve finanse edilmesi için önemli miktarda krediler alması bekleniyor.

Orta Avrupa’daki üye ülkelerin anlaşmaya karşı hala ciddi çekinceleri var. Dünkü zirvede Devlet başkanları ve bakanlar tarafından gerçekleştirilen üst düzey müzakerelerin olası sonuçlarına ilişkin beklentiler düşüktü.

Bunun göstergelerinden biri küresel arenadaki ülkelerin iklim kriziyle yüzleşmeleri ve bunlara yönelik alınması gereken önlemlerin, bakanlık düzeyinde temsil edilmemesidir.

Dolayısıyla söz konusu ülkelerin emisyonları azaltmak için ek taahhütte bulunmaları beklenmemektedir.

Paris Anlaşmasından çekilmek için iki ay önce yasal prosedürleri başlatan ABD yönetiminin yapılan zirvelerde yeterince temsil edilmemesi, ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Nancy Pelosi’nin zirvenin açılışına katılmasıyla telafi edilmeye çalışıldı.

Zirvede tanınmış aktör Harrison Ford, Demokrat aday adaylarından Michael Bloomberg ve eski Dışişleri Bakanı John Kerry yer aldı. Kerry ve Bloomberg'in katıldığı bir toplantıda konuşan eski NATO Genel Sekreteri Javier Solana, "hayatı uluslararası çok taraflı sisteme yeniden dahil etme gerekliliği" konusunda çağrıda bulundu ve küresel krizleri ele almanın tek yolunun bu olduğunu savundu. Bloomberg, “Trump Madrid’e gelmeyi kabul etmediği için buradayım. ABD ilk fırsatta Paris Anlaşması’na geri dönmeli. Birçok ABD eyaleti bu sözleşmede kararlaştırılan prosedürleri uygulamaya kararlı.” dedi.

Dünkü zirveye İsveçli iklim aktivisiti Greta Thunberg'in konuşması damgasını vurdu. Thunberg,  iklim felaketinin durdurulması için acil koduyla önlemler alınması çağrısında bulundu. Konuşmasında fakir ve zengin ülkeler arasındaki kirlilik ve alınacak önlemler konusundaki dengesizlik konusuna ağırlık verdi. Thunberg, “Tehlike çanlarını çalmadan ve sorumluları belirlemeden tüm dünyayı tehdit eden bu küresel felaket hakkında nasıl konuşabiliriz?” dedi. Geçen Eylül ayında New York'taki BM Genel Kurulu’nda yaptığı ünlü konuşmasının bir kısmını tekrar dile getiren Thunberg, “İklim krizi karşısında neler yaptığınızı dikkatle izleyeceğiz, çünkü mevcut durum olduğu gibi devam edemez. Seçim zamanı bize umutlarla geliyorsunuz ve seçimlerde destek istiyorsunuz. Ancak eylemlerinizle düşlerimizi, çaldınız ve boş laflarınız ile çocukluğumuzu kabusa çevirdiniz. Biz kitlesel yok oluşla karşı karşıyayız ama siz sadece para ve ekonomik büyümelerinizden bahsediyorsunuz” dedi.

Editörün Seçimi

Multimedya