Sudan'da laik devlet tartışması

Sudan'da laik devlet tartışması

Perşembe, 12 Aralık, 2019 - 13:45
Cuba/Ahmed Yunus
Güney Sudan'ın başkenti Cuba’da gerçekleştirilen barış müzakerelerine katılan Sudanlı taraflar, ön anlaşmanın ilkelerinin belirlenmesi üzerine ortak bir komite oluşturarak müzakerelerin ikinci gününde kayda değer bir ilerleme kaydettiler. Ayrıca laiklik meselesinin ve çatışma alanlarında kendi kaderini tayin hakkının önündeki önemli bir engelin üstesinden geldiler. Müzakerelerin en karmaşık noktalarını oluşturan bu iki meselenin görüşülmesi için taraflar arasında ortak bir komite oluşturulacak.

Müzakerelere, Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Muhammed Hamdan Hamideti başkanlığındaki Sudan hükümetini temsil eden bir heyet ve Abdulaziz el-Helu'nun liderliğindeki Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) heyeti katıldı.

Güney Sudan Devlet Başkanı Danışmanı Tut Gulwak, müzakere turunun sona ermesinden sonra yaptığı basın açıklamasında, her iki heyetin müzakerelere bir önceki turda kaldıkları noktadan devam ettiklerini ve imzalanacak ön anlaşmanın ilkelerinin belirlenmesi için ortak bir komite oluşturulması hususunda uzlaşıldığını söyledi. Müzakerelere ilişkin iyimserliğini dile getiren Gulwak, “Müzakereler iyi gidiyor. Tüm taraflar bu turda bir barış anlaşmasına ulaşma konusundaki taahhütlerini teyit ettiler. Yakında bütün tarafları razı edecek bir anlaşmaya ulaşacağız” ifadelerini kullandı.

Sudan Halk Kurtuluş Hareketi 18 Ekim’deki son müzakere turunda, hükümet ve arabulucu heyetlerine, insani durumun iyileştirilmesine ilişkin önerileri ve taraflar arasında imzalanan yol haritasına uygun bir şekilde hazırlanmış güvenlik düzenlemelerini içeren İlkeler Bildirgesi’nin sunmuştu. Müzakerelerin bu turunda, Sudan Halk Kurtuluş Hareketi’nin İlkeler Bildirgesi’nde ifade ettiği Güney Kordofan ve Mavi Nil bölgelerinin kendi kaderlerini tayin hakkının ve laik devlet meselesinin tartışılması kararlaştırılmıştı.

Gulwak, iki tarafın laik devlet meselesini tartıştığını ve Sudan'daki yasaların artık dini yasalar olmadığı gerçeği kapsamında özel bir formüle ulaştığını belirterek, “Önceki tüm yasaların kaldırılmasından sonra her ne kadar isimlendirilmemiş olsa bile laiklik, ülkenin bir gerçeği haline geldi” ifadesini kullandı. Öte yandan Sudan Halk Kurtuluş Hareketi tarafından ortaya konulan kendi kaderini tayin talebinin dini bir devlet karşılığında sunulduğunu ifade eden Gulwak, “Taraflar, ülkede dini yasaların olmasını istemiyor. Sudan’daki her vatandaş için dini yasalar olmaksızın adalet, özgürlük ve barışın sağlanmasını istiyorlar” dedi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nden (ÖDBG) ve hükümet heyetinin bir üyesi olan Şemseddin Dav el-Beyt, ortak komitenin, Sudan Halk Kurtuluş Hareketi’nin laik devlet ve kendi kaderini tayin hakkı ile ilgili teklifi için ortak bir vizyon oluşturmak üzere kurulduğunu söyledi. Ayrıca komitenin bu bağlamda üzerinde uzlaşılan yeni bir formül ortaya koymasını beklediğini belirtti.

Abdulaziz el-Helu liderliğindeki Sudan Halk Özgürlük Hareketi-Kuzey’in (SPLM-N) Genel Sekreteri Ammar Emun, müzakere oturumunun ardından yaptığı açıklamada, kendi kaderini tayin hakkının laik devlet önerisinin reddedilmesi durumunda müzakerelerin kilit noktasını oluşturacağını söyledi. Ayrıca laik devlet üzerinde hemfikir olunduğu takdirde kendi kaderini tayin hakkına ilişkin herhangi bir talebin söz konusu olmayacağını dile getiren Emun, SPLM-N’nin talebinin, kültürel ve sosyal çeşitliliğinin yanı sıra din özgürlüğünün tanınacağı ve vatandaşlara karşı dini, etnik, kültürel veya coğrafi ayrımcılığın yapılmayacağı laik bir devlet olduğunu vurguladı.

Müzakerelerin sabahki oturumu boyunca, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nden (ÖDBG) olan temsilcilerin müzakerelere katılımı meselesi tartışıldı. Yapılan uzun görüşmeler sonucunda ÖDBG’nin hükümet heyetinde yer alması üzerinde anlaşılmasının öncesinde ortak bir komite kuruldu ve bu mesele konuşuldu. Devrimci Cephe, ÖDBG’nin müzakerelere katılımının Cuba Deklarasyonu'nun ihlali olduğu değerlendirmesinde bulunarak reddetti. Ancak arabulucuların ve ortak komitenin çalışmalarıyla birlikte bir uzlaşıya varıldı. Gulwak gazetecilere verdiği demeçte, özgürlük ve değişim koalisyonunun hükümet heyetinin bir parçası olduğunu, çünkü koalisyonun ülkede iktidarda bulunması dolayısıyla müzakerelere katılımının zorunlu olduğunu söyledi.

Güney Sudan'ın başkenti, müzakere sürecine katılan bileşenler arasında gerçekleşen müzakere turunun ilk günlerine tanıklık etti. Sabah gerçekleştirilen ilk oturumda müzakerelerin ilkeleri, yöntemi, üslubu ve dili tanımlandı. Ayrıca üç yeni silahlı hareketin müzakerelere katılımı meselesi tartışıldı. Güney Sudan Arabuluculuğu Sözcüsü Zio Mudvak, müzakerelere katılan tarafların sürecin ilkelerinde uzlaştıklarını belirtti. Mavi Nil ve Güney Kordofan meselelerini Abdulaziz el-Helu liderliğindeki SPLM-N heyeti ile tartışılması için üç silahlı hareketin müzakerelere katılımının beklendiğini ifade eden Mudvak, bir önceki müzakere oturumunda hükümet heyeti tarafından sunulan önerilerine Abdulaziz el-Helu’nun grubunun vereceği cevabın tartışılacağını söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Devrimci Cephe Sözücüsü Usame Said ise geçen ekim ayında yayınlanan Juba Deklarasyonu’nda müzakerenin taraflarının Devrimci Cephe ve SPLM-N olarak belirlenmesi yönündeki uzlaşı temel alınarak özgürlük ve değişim koalisyonun katılımını reddettiklerini, ancak hükümet heyeti içerisinde temsil edilebileceklerini kabul ettiklerini söyledi.

ÖDBG Merkez Konseyi Sözcüsü İbrahim eş-Şeyh, Devrimci Cephe’nin tutumunun geçiş dönemine dair olan anayasal belgeye barış anlaşmalarının dahil edilmesine ilişkin talepler konusundaki anlaşmazlıkla ilgili olduğunu söyledi. “100 günden fazla oldu ve halen müzakerelerin başındayız” diyen İbrahim eş-Şeyh, hükümetin siyasi kanadını temsil etmesi dolayısıyla özgürlük ve değişim koalisyonunun müzakere sürecine katılımının zorunlu olduğunu vurguladı. Ayrıca Devrimci Cephe ile ÖDBG arasında herhangi bir sorunun bulunmadığını ifade eden eş-Şeyh, “Buna rağmen müzakereleri engelleyebileceğimizi ve bir anlaşmaya varılmasında engel teşkil edebileceğimizi ima eden mesajlar gönderiyorlar” dedi.

Devrimci Cephe'nin tutumunun müzakere üzerindeki etkisiyle ilgili olarak, bunun Devrimci Cephe’nin elinde olduğu değerlendirmesinde bulunan eş-Şeyh, “Bu tutumun arızi bir şey olduğunu düşünüyorum. Buna sıkı sıkıya bağlı olduklarını sanmıyorum” ifadelerini kullandı. Bununla birlikte bu konuda iyimser olduğunu dile getiren eş-Şeyh, bu meselenin tartışılmakta olan temel meseleler arasında yer almadığını söyledi. ÖDBG’nin, Devrimci Cephe'nin koalisyona alternatif olarak düşündüğü herhangi bir bileşenden onlara daha yakın olduğunu ifade eden eş-Şeyh, “Müzakere süreci bunu daha da netleştirecek. Özgürlük ve değişim koalisyonun müzakere sürecinden çekilmesi hakkında konuşanlar, bunun ülkenin geleceği üzerindeki etkisini göz önünde bulundurmalılar” ifadelerini kullandı.

Cuba’daki taraflar arasında geçen ekim ayında Juba Deklarasyonu olarak bilinen bir çerçeve bildirgesi imzalandı. Deklarasyon, insani yardımların ulaştırılması, yasama konseyi ve eyaletler hükümetlerinin oluşumunun ertelenmesi, siyasi tutukluların ve esirlerin serbest bırakılması gibi hususları içeriyor.

Cuba’daki müzakereler üç sacayağı üzerinden devam ediyor: Sudan Halk Kurtuluş Hareketi, Adalet ve Eşitlik Hareketi ve diğer bileşenler tarafından temsil edilen ‘Darfur Meselesi’, Abdulaziz el-Helu ve Malik Akar’ın liderliğini yaptığı SPLM’nin iki kanadı tarafından temsil edilen ‘Güney Kordofan, Mavi Nil Meselesi’ ve Devrimci Cephe tarafından temsil edilen ‘Doğu, Orta ve Kuzey Sudan Meselesi’.

Görüşmelerin ikinci gününde Darfur ve diğer meselelerin ele alınması bekleniyor. Böylece tüm taraflar, ülkenin ulusal sorunlarının tartışıldığı ortak bir müzakere turunda bir araya gelmiş olacak.

Editörün Seçimi

Multimedya