Irak makamları susturucu takılı silahlardan da sessiz

Irak makamları susturucu takılı silahlardan da sessiz

Perşembe, 12 Aralık, 2019 - 12:45
Iraklı bir gösterici Bağdat’taki Tahrir Meydanı’ndan topladığı boş kovanları gösteriyor (AFP)
Bağdat/Fadıl en-Nişemi
Irak’taki protestolarda öne çıkan aktivistlerden Ali-el-Lami’nin susturucu silahla uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetmesi, dikkatleri son haftalarda artan benzer suikast girişimlerine çekti. Bu aynı zamanda meydandaki göstericilerin ciddi bir tehditle karşı karşıya olduğu anlamına geliyor.

Tüm bunlar yaşanırken, Irak makamlarının cinayet eylemlerinin faillerini ortaya çıkarmaktan aciz kalması nedeniyle ‘susturucu takılı silahlı çeteler’ sokaklarda serbestçe dolaşmaya devam ediyor.

‘Ölüm mangaları’

Ali el-Lami, Irak’ta 10 gün içerisinde öldürülen üçüncü aktivist oldu. Gözlemciler, Bağdat, Kerbela ve Meysan kentlerinde de yaşanan benzer suikast ve kaçırma eylemlerine dikkati çekerek, ‘ölüm mangalarının’ sahaya inmiş olabileceği ihtimalini dile getiriyor.

Sağlık ve güvenlik kaynakları, önceki gün Bağdat’taki eş-Şab bölgesinde Ali-el-Lami’nin cansız bedenine ulaşıldığını bildirdi.

Kut kentinde yaşayan beş çocuk babası 49 yaşındaki Ali-el-Lami, Tahrir Meydanı’ndaki gösterilere katılmak amacıyla birkaç günlüğüne Bağdat’taki kız kardeşinin evine misafir olarak gelmişti. 

Hayatını kaybeden protestocunun arkadaşı Tayser el-Atabi, AFP’ye verdiği demeçte, “Ali öğleden sonra kız kardeşinin evine gitmek üzere Tahrir Meydanı’ndan ayrıldı. Cesedini dün (salı) akşam saat 22.00’da eş-Şab bölgesinde bulduk. Kafasına arkadan üç el ateş edilmişti” dedi.

El-Atabi, eylemlere yönelik suikastların büyük olasılıkla yozlaşmış hükümete sadık silahlı milisler tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.

Bir polis kaynağı ise el-Lami’yi öldüren saldırganların susturucu takılı tabanca kullandıklarını bildirdi.

Adli Tıp sonuçları el-Lami’nin üç kurşunla başından vurulduğunu teyit etti.

Ali el-Lami, ölümünden kısa bir süre önce sosyal medya hesabından protestoculara ‘barışçıl’ gösteri çağrısında bulunmuştu.

Cinayetlerin arkasında İran var iddiası

Kaçırma veya cinayet eylemlerinin arkasında kimin olduğu henüz bilinmiyor. Ancak Iraklı gösterici gruplar arasında, söz konusu eylemlerin arkasında İran destekli silahlı milis grupların olduğu görüşü daha baskın görünüyor.

Irak Parlamentosu’nun 2016’da kabul ettiği kanuna göre ‘cinayet işleme veya susturucu takılı silahla cinayete teşebbüs etme’ suçunun cezası idam. Kanunda ayrıca ‘susturucu takılı silah veya sadece susturucu aparatı imal etme, bulundurma, taşıma veya pazarlama’ suçunun cezası ise müebbet hapis.

Yetkililer sessiz

Irak makamlarının cinayet eylemlerinin faillerini ortaya çıkarmaktan aciz kalması nedeniyle ‘susturucu takılı silahlı çeteler’ sokaklarda serbestçe dolaşmaya devam ediyor. Kerbela’daki güvenlik yetkililerinin geçtiğimiz Pazartesi suikast sonucu hayatını kaybeden aktivist Fehim et-Tai’nin ardından katilleri ortaya çıkarmak için soruşturma başlattığı açıklaması istisna edilecek olursa, Bağdat’taki güvenlik yetkilileri şu ana kadar yaşanan kaçırılma ve suikast eylemleri karşısında sessizliğini koruyor. Tai’nin kardeşleri güvenlik güçlerine faillerin ortaya çıkarılması için 48 saat süre tanımıştı.

Irak İnsan Hakları Yüksek Komitesi üyesi Ali el-Bayati, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, son günlerde aktivistlere yönelik suikast eylemlerinin arttığını söyledi.

Beyati, “Son günlerde bizzat aktivistleri hedef alan suikast eylemlerinin arttığını gözlemliyoruz. Bu eylemler genç kızları dahi hedef alıyor. Bu durum, ister aktivis ister başkası olsun, vatandaşları korumakla yükümlü olan hükümetin, teşkilatlarının ve güvenlik kurumlarının güvenlik ve istihbarat zaafı olduğunun ciddi bir göstergesidir. Bu kişilerin kimlikleri tespit edilerek adalete teslim edilmeleri gerekir” diye konuştu.

Aktivistler kaçırılma ve suikast eylemlerine yönelik öfkelerini sosyal medya üzerinden dile getirdi. Arabic Booker ödülünün sahibi roman yazarı Ahmed Sadavi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, susturucu kullanan ‘çeteleri’ sert sözlerle eleştirdi

Sadavi, “Çeteler kurduğu düzeni korumak için bu girişimlerinden vazgeçmeyecek. Yapabilselerdi gözünü kırpmadan hepimizi öldürürlerdi. Ama insanlar ailelerinden geçti, korkunun prangalarını kırdı ve artık geri dönüş yok. Şüphesiz onlar yenilecek ve zafer halkın olacaktır” ifadelerini kullandı.

2003’ten sonra ülkede yasal bir zemine kavuşan milis örgütlerle devleti birbirinden ayırt edemediklerini belirten Sadavi, paylaşımın devamında, suikast ve kaçırma eylemlerinin devam edeceğini, yetkililerin faillerin yakalanmasına ilişkin yaptığı soruşturma açıklamasının da bir karşılığı olmadığını ifade etti.

Editörün Seçimi

Multimedya