Suudi Arabistan vatandaşı olmanın yolu

Suudi Arabistan vatandaşı olmanın yolu

Salı, 10 Aralık, 2019 - 12:45
Bilindiği üzere dünya ülkeleri arasında yabancılara vatandaşlık verilmesinin en zor olduğu ülkelerden biri Suudi Arabistan’dır.

Suudi Arabistan’daki vatandaşlık süreçlerini, krallığın 1932’de birleşmesinden sonra üç aşamada ele almak mümkündür;

Kurucu Kral Abdulaziz, hüküm sürdüğü ilk dönemde, yabancı vatandaşların yeni kurulan devlette etkin rol almasına olanak sağladı.

Suriyeli Yusuf Yasin’i dışişleri bakanı, Mısırlı Hafız Vehbe’yi  siyasi danışmanı (sonrasında Londra büyükelçisi), yine Mısırlı Reşad Firavn’u sağlık bakanı olarak atadı. Filistinli Ahmed Şukayr Suudi Arabistan’ın BM daimi temsilcisiydi, Filistinli Hayreddin Zerkli, Fuad Hamza da kralın müsteşarları olarak görev yaptı. Kısacası Kral Abdulaziz yeni kurulmuş olan modern devletin temellerini oluşturmak ve kalkınmasını sağlamak için nereli olduklarına bakmaksızın uzmanlardan yardım almaktan çekinmedi. Suudiler o zamanlar ülke içinde ya da Mısır veya Lübnan’da eğitim görmeye yeni başlamıştı. Civar ülkeler Suudi Arabistan’a kıyasla daha gelişmişti. Kralın bu adımı siyasi, sosyal nedenlerle görece geri kalmış ülkemizin şartlarını düzeltmek için mantıklı bir hamleydi.

İkinci aşama Kral Fahd döneminde 2005 yılındaki ‘vatandaşlık yasasında’ yapılan değişiklerle başladı. ABD vatandaşlık yasasıyla büyük benzerlikler taşıyan yeni kanunlara göre; ülkede en az beş yıl süreyle oturum izninin olması, “Ülkede ihtiyaç duyulan mesleklerden birinde uzman olunması’ gerekiyordu. Vatandaşlığa başvuru sayısı rekor düzeyde oldu, zira şartları yerine getiren yüzbinlerce insan vardı, o dönemde devletin ihtiyaç duyduğu birçok pozisyon için kendi vatandaşları yeterli gelmiyordu.

Üçüncü aşama ise içinde bulunduğumuz günlerde ‘liyakat ve yüksek başarılılık’ esası çerçevesinde kraliyet emri ile vatandaşlık verilmesiyle başladı. 1932'den bu yana, devletin ihtiyaçları nedeniyle, bilimsel keşifler doğrultusunda, gelişmiş ülkelerle rekabet edebilmek için yabancılara özel şartlarda Suudi vatandaşlığı verildi.

Liyakat bir tür hibe değil, bir şeyi hak etmek anlamına geliyor. Gelişmişliği sürdürebilmek için bu da son derece zorunlu bir hamle.

Vatandaşlığa kabul sistemindeki son yenilikler nelerdir? Kısacası, krallık sadece alanında öncü olan üstün başarılı kişilere vatandaşlık verecek.  ‘Üstün başarılı’ tanımı saygın bir üniversiteden iyi notlarla mezun olmayı değil, yaratıcı ve yenilikçi insanları kapsamaktadır. Dolayısıyla kraliyet emri, kapsamlı bir araştırma ve incelemeden sonra sadece az sayıdaki en iyilerin Suudi Arabistan vatandaşı olmasına olanak sağlayacak.   

Suudi Arabistan'daki durum, sektörel boşlukları doldurmak isteyen küçük ülkelerin durumuna benzemiyor. Son yıllarda artış kaydeden nüfus yoğunluğunun yanı sıra, uzun süredir başta tıp ve mühendislikler olmak üzere birçok alanda son derece önemli gelişmeler yaşandı. Özellikle Kral Fahd Petrol ve Maden Üniversitesi patent kayıt sayısı ile göz dolduruyor, Suudi menşeli uluslararası kayıtlı patent sayısının yıllık ortalama 450 olduğu belirtiliyor. Durum böyleyse Suudi Arabistan niçin başarılı insanlara vatandaşlık yolunu açıyor? Bunun nedeni şu; ‘bilgiyi en kısa sürede ve en kısa yolla’ elde etmek. Dördüncü Sanayi Devrimi, teknoloji ve yapay zeka konusundaki gelişmelerden ötürü bu bir ihtiyaç olarak görülüyor. Dördüncü devrimin trenini kaçıran ülkeler bir yüzyıl daha bu alanda öncü ülkelere tabi olmak zorunda kalacak.

Yabancılara vatandaşlık verilmesi tuhaf karşılanacak bir durum değil, ABD tüm sektör ve disiplinlerdeki başarısına rağmen her zaman ‘başarılı’ insanlara vatandaşlık vermeyi tercih etmiştir. Başarılı insanlar çoğaldıkça, her alanda özellikle ekonomik olarak daha da güçlenirsiniz. İsrail’in de Hindistanlılardan etkin bir şekilde yararlanarak teknik olarak yükseldiğini hatırlatma fayda var. Almanya da en başarılı ve zeki Suriyelileri seçip ihtiyaç duyduğu alanlarda istihdam ediyor. Devletler arasında ‘insan sermayesi’ için bir rekabet söz konusu. Yaratıcı olan insan beynidir,  yapay zekâ, nükleer, atom fiziği, nano teknoloji, yenilenebilir enerji, su arıtma, iletişim sistemleri dikkati çeken çalışma alanları olarak öne çıkıyor. Bilim Dördüncü Sanayi Devrimi’nin anahtarlarını içeriyor, bu denklemin bilincinde olan devletler yetenekli insanları korumayı ve gözetmeyi öncelikleri arasına almaktadır.

Tüm medeni ülkelerde, göçmenler ve yabancılar, nitelikleri dolayısıyla iş gücünün en önemli kısmını teşkil etmektedir. Rekabetin arttırılması için ‘nitelik’ önemlidir. Üstün başarılı insanlara vatandaşlık verilmesi de bu çerçevededir, bir bağış olmayıp karşılıklı menfaate dayanır ve geleceğe yatırım amaçlıdır. Dünyanın en zor vatandaşlığının yolunu açan kraliyet emri, Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu’nda vurgu yapılan ‘buluş ve araştırma geliştirme’ bendi ile de uyumludur.

Başarılı olmak için atılacak ilk adımlar, neye ihtiyacınız olduğunu bilmek ve bu doğrultuda strateji geliştirmektir. Devletin ilk kuruluş yıllarından Kral Selman dönemine kadar aynı strateji takip edilmiştir; ‘İlerleme ve gelişim isteği olduğu sürece tüm araçlar bu doğrultuda kullanılacaktır.’’

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya