İran'ın balistik füze yasağını ihlali, uluslararası yaptırımlara kapı açıyor

İran'ın balistik füze yasağını ihlali, uluslararası yaptırımlara kapı açıyor

Cuma, 6 Aralık, 2019 - 11:45
New York/Ali Barada

İngiltere, Fransa ve Almanya’nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcileri Karen Pierce, Nicolas de Riviere ve Christoph Heusgen; İran'ı BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 2231 sayılı kararını açıkça ihlal ederek nükleer savaş başlığı taşıyabilecek balistik füze geliştirmekle suçladı. Tahran’ın bu hareketi, Kapsamlı Ortak Eylem Planı’na (KOEP) yani nükleer anlaşmaya varılmasının ardından kaldırılan, uluslararası toplumun “snapback” adlı yaptırımlarının yeniden uygulanmasına kapı açabilir. İranlı yetkililer ise balistik füze ve uzay fırlatma aracı faaliyetlerini sürdürmeye kararlı olduklarını açıkladı.

ABD istihbarat tahminlerine göre İran, Orta Doğu’daki en büyük ve en çeşitli balistik füze cephaneliğine ve çok sayıda kısa/orta menzilli füze stoğuna sahip.

BMGK’nın üç Avrupa temsilcisi, İran’ın 2015’te P5+1 (Çin, ABD, Fransa, Rusya, İngiltere ve Almanya) ülkeleriyle imzaladığı anlaşmayı ciddi şekilde ihlal etmesiyle ilgili BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e bir mesaj gönderdi. İranlı yetkililer ise mesajı eleştirmekte gecikmedi.

ABD ve müttefikleri, İran'ın nükleer silahlı bir balistik füze geliştirme olasılığını azaltmak için uzun yıllardır uğraş veriyor. Bu uğraşlar, Tahran'ın uluslararası yaptırımları kaldırma karşılığında nükleer kapasitesini kısıtlamayı amaçlayan 2015 anlaşmasının kilit noktasıydı. ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ise Mayıs 2018’de anlaşmadan çekilmişti.

Nükleer füzelere işaret eden dört faaliyet örneği sunan üç temsilci Pierce, Riviere ve Heusgen, İran'ın bu balistik füzeleri geliştirmesinin bunu yasaklayan BMGK’nın 2231 sayılı kararıyla uyuşmadığını açıkladı. Aynı zamanda bu faaliyetlerin, İran balistik füze teknolojisindeki uzun bir dizi ilerlemenin son merhalesi olduğunu belirtti. Söz konusu bildiride, İran’ın Temmuz ayında yaklaşık bin kilometre menzilli yeni bir Şahab 3 füzesi testi yaptığı sırada çekilmiş fotoğraflara işaret edildi. Şahab 3, aynı zamanda hedef yönünde yüksek hava katmanlarına daha iyi nüfuz etmesini sağlayan yeni bir motorla donatılmış bir füze. Bildiriye göre, bu yüzden gelecekte üretilecek olan nükleer silahı yapabilmesi ve mevcut füze stoklarının modernizasyonunun sağlanması muhtemel. Bu teknoloji; balistik füzenin, füze savunma sistemlerine karşı manevra yapmasını da sağlıyor.

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ise bu bildiriyi Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Bu çaresiz yalanlar, söz konusu üç ülkenin KOEP’de yer alan asgari yükümlülüklerini yerine getirmedeki sefil verimsizliğini örtbas etme çabasıdır” ifadelerini kullanarak eleştirdi.

İran'ın BM Büyükelçisi Macid Taht Ravançi de Guterres’e ve BMGK’nın bu ayki Başkanı Kelly Kraft’a bu bildiri karşıtı bir mesaj gönderdi. Ravançi, bildirinin BMGK’nın 2231 sayılı kararının B Eki’ndeki 3. fıkranın keyfi bir şekilde yorumlanması olduğunu öne sürdü. Aynı zamanda İran'ın uzay aracı ve balistik füzelerin fırlatılmasıyla ilgili faaliyetlerinin 2231 sayılı kararın kapsamı dışında kaldığını belirtti. Ülkesinin bu bildiride yer alan iddiaları reddettiğini vurgulayan Ravançi, uluslararası hukuktaki hakları kapsamında balistik füze ve uzay fırlatma araçlarıyla ilgili faaliyetlerini sıkı bir şekilde sürdüreceklerini açıkladı.

İran, geçtiğimiz Mayıs ayında nükleer anlaşmadan kısmen geri çekilme sürecine başlamış, ardından Fordo Nükleer Tesisi'nde uranyum zenginleştirmeye devam ettiğini açıklamıştı. Kasım ayında ise KOEP’de öngörülen yükümlülüklerini azaltmanın dördüncü adımı olan bin 44 santrifüje gaz enjekte edilmesine başladığını duyurmuştu.


Editörün Seçimi

Multimedya