Guantanamo mahkumu kendi çizimleriyle işkenceyi anlattı

Guantanamo mahkumu kendi çizimleriyle işkenceyi anlattı

Cuma, 6 Aralık, 2019 - 09:00
Ebu Zübeyde, El Kaide mahkumu (Şarku'l Avsat) - Ebu Zübeyde'nin çizimleri CIA yöntemlerinin El Kaide mahkumlarına uyguladığı vahşeti ortaya koyuyor (New York Times)
Guantanamo Körfezi (Küba) /Carol Rosenberg

Guantanamo esirinin çiziminde, tüm vücudunu kaplayan bir bezle masaya bağlanmış çıplak bir mahkum görülüyor. Çizimde görünmeyen bir görevli tarafından yüzüne su dökülüyor.

Başka bir resimde ise elleri başının üstündeki yüksek parmaklıklar içinde bağlı, ayak parmak uçları üzerinde durmak zorunda kalan bir kişi görülüyor. Sol bacağında uzun bir yara görülen zanlı acı içinde çığlık atıyor. Başka bir çizimde başı duvara vurulan kelepçeli bir zanlı görülüyor.

Ebu Zübeyde takma adıyla tanınan Zeynel Abidin Muhammed Hüseyin adlı tutuklunun çizimleri, gizli CIA hapishanelerinde geçirdiği dört yıl boyunca maruz kaldığı işkencenin otoportreleri sayılıyor.

ABD tarafından, gizli yabancı cezaevlerinde 11 Eylül 2001 saldırılardan sonra çılgınca başlatılan El Kaide avı sırasında kullanılan "gelişmiş sorgulama teknikleri" göstermek için bu son derece kişisel görüntüler ilk kez resmediliyor.

El Kaide lideri olduğu iddiasıyla sorgulanan Ebu Zübeyde, George W. Bush yönetimi tarafından kabul edilen sorgulama programından geçen ilk kişi olduğunu ve yaptığı çizimlerde söz konusu işkence yöntemlerinin Ağustos 2002'de Tayland'daki bir CIA üssünde ilk kez kendisine uygulandığını ifade ediyor.

Çizimler, Obama yönetiminin programı yasaklamasının ardından on yıldan fazla bir süre sonra ortaya çıktı. Yönetim, CIA taktiklerinin vahşetini ve son bölümün nasıl yazılmadığını ortaya çıkarmak için Senato'ya sunulan raporun gizliliğini kaldırmaya devam etti.  

48 yaşındaki Ebu Zeyd (Ebu Zübeyde), bu yıl, New York'taki Seton Hall Üniversitesi'nde hukuk profesörü olan avukatı Mark. P. Denbeaux aracılığıyla ve bazı öğrencilerinin yardımıyla, "Amerika Nasıl İşkence Yapar"(How America Tortures) adlı 61 sayfalık bir rapora dahil etmek için Guantanamo çizimlerini topladı.

Raporda sorgulama programını analiz etmek için, ilk elden rivayetler, Bush yönetimi iç notları, mahkum rivayetleri ve 2014 Senato İstihbarat Komitesi raporu kullanılıyor.

Program başlangıçta yanlışlıkla üst düzey bir El Kaide lideri olduğuna inanılan Ebu Zübeyde için özel olarak geliştirilmişti.

Ebu Zübeyde Mart 2002'de Pakistan, Faysalabad'da silahlı bir çatışmada tutuklandı. Sol uyluğunda ciddi bir yara da dahil olmak üzere ciddi yaralar aldı ve CIA'in Dış Hapishane Ağı'na gönderildi.

FBI müfettişlerinden yardım alınıp alınmayacağı konusundaki iç tartışmanın ardından, Gizli gardiyanlar ve askeri doktorların çalıştığı hücreler olarak tanımlanan gizli yerlerde 100'den fazla kişinin bulunduğu şiddet, izolasyon ve uykusuz bırakma gibi yasaklanmış bir program geliştirmesi için iki psikologtan yardım almaya karar verildi.

Yöntemlerin ayrıntıları on yıldan uzun bir süre önce sızdırılmaya başladı, bazıları korkutucu ayrıntılar içeriyor ve bazıları grafik kullanılarak fotoğraflandı.

Ancak bu yeni yayınlanan çizimler, Bush yönetimi tarafından hazırlanan ve asıl adı Zeynel Abidin Muhammed Hüseyin olan Filistin uyruklu Ebu Zübeyde'nin kişisel algılarını içeren 2002'de Bush yönetimi tarafından hazırlanan ve onaylanan CIA tekniklerini betimledi.

CIA tarafından 'waterboarding' işkencesi uygulanan ilk kişiydi ve işkence kendisine 83 kez uygulandı. Seton Hall Üniversitesi'nin "kalıcı duş" olarak tanımladığı ve kişinin gücünü kırmayı hedefleyen yöntemlerin bir parçası olarak küçük bir kutuya tıkılan ilk kişi oldu. Daha sonraki bilgiler, Ebu Zübeyde'nin "cihatçı" olmasına rağmen 11 Eylül saldırılarından haberi olmadığını ve El Kaide üyesi olmadığını gösterdi. Gözaltına alınan şüpheli hakkında herhangi bir suçlama yapılmadı. Mahkemeler aracılığıyla yayınlanan belgeler gösteriyor askeri savcıların bunu yapmak için herhangi bir planı yoktu.

En gizli hapishane olarak tanımlanan Kamp 7'de tutulurken, tutuklu şu anda yayınlanması yasak olduğunu bilinen bu çizimleri bir sanat eseri olarak değil, çalışmaya dahil edilmesi için gözden geçirilmiş yasal bir malzeme olarak çizdi. Aynı mahkumun diğer çizimleri geçen yıl ProPublica dergisinde yayınlandı.

Bu çizimde, mahkûm kendini işkence tahtasında çıplak olarak, örtülü başının üzerine su dökülürken ve sağ ayağı bükülmüş bir halde resmediyor.

Ebu Zübeyde'nin kişisel çizimleri, çizimlerin çoğunda bulunmayan tasarımın ayrıntılarını da gösterir. o mahkumun yaralı bacağının üzerinden kemerle  bağlıyken, başını geriye doğru eğmek için açılır bir menteşedir.

Senato İstihbarat Komitesi'nin (Ebu Zübeyde'nin kasılmalar ve kusmalar geçirmesi ve bilinç kaybı yaşamasına ve tamamen açık ağzından kabarcıklar çıkmasına neden olan) su ile boğma ve diğer teknikler programı üzerinde yaptığı çalışma, "CIA'den çok acımasız ve çok daha kötü" olduğunu gösterdi.

2008 yılında avukatı tarafından gizliliği kaldırılan raporda, Ebu Zübeyde 83 boğulma duruşmasının ilkini şöyle anlattı: "Gerçekten boğuluyormuş gibi hissedene kadar burnuma ve ağzıma odaklanarak su dökmeye devam ettiler ve göğsüm oksijen eksikliğinden patlamak üzereydi." Kendini çıplak olarak ve başının üstündeki bir çubukla kelepçelenmiş, parmaklarının ucunda durmaya zorlanmış bir şekilde çizdi.

Avukatlarına göre, uyluğunda büyük bir yara olarak nitelendirdiği CIA işkencesinin neden olduğu yara hala iyileşmiş değil ve diğer bacağına dayanarak kendini dengelemeye çalışıyor.

Avukatına şöyle dedi: "Ellerim üst parmaklıklara bağlanmış halde, bu pozisyonda dururken saatler geçti."

Bazı gardiyanların "elinin morardığını fark ettiğini" söyleyen Ebu Zübeyde "Beni bir sandalyeye götürdüler ve sorgulama devam etti. Soğuk, açlık, uykusuzluk, mide bulantısı. Ellerinin bu soğuktan mı yoksa başka birşeyden dolayı mı morardığını bilmiyordum" diyor.

Şarku'l Avsat'ın New York Times'tan aktardığı habere göre Ebu Zübeyde, ajanların "yatay uyku yoksunluğu" yöntemini kullandığını, bunun da kendisini uyumayı imkansız kılan acı verici bir pozisyonda yere kelepçelemesine bağlı olduğunu belirtti.

CIA, "tutuklunun dikkatini ideolojik hedefler yerine mevcut durumuna odakladığını" söyleyerek mahkumu uykusuz bıraktığını kabul etti. Bu teknikler Ağustos 2002'de onaylandığında, Başsavcı Yardımcısı Jay Pipe "Ebu Zübeyde'yi bir seferde 11 günden fazla uyumaktan mahrum etmeyeceklerini" belirtmişti.Guantanamo esirinin çiziminde, tüm vücudunu kaplayan bir bezle masaya bağlanmış çıplak bir mahkum görülüyor. Çizimde görünmeyen bir görevli tarafından yüzüne su dökülüyor.

Başka bir resimde ise elleri başının üstündeki yüksek parmaklıklar içinde bağlı, ayak parmak uçları üzerinde durmak zorunda kalan bir kişi görülüyor. Sol bacağında uzun bir yara görülen zanlı acı içinde çığlık atıyor. Başka bir çizimde başı duvara vurulan kelepçeli bir zanlı görülüyor.

Ebu Zübeyde takma adıyla tanınan Zeynel Abidin Muhammed Hüseyin adlı tutuklunun çizimleri, gizli CIA hapishanelerinde geçirdiği dört yıl boyunca maruz kaldığı işkencenin otoportreleri sayılıyor.

ABD tarafından, gizli yabancı cezaevlerinde 11 Eylül 2001 saldırılardan sonra çılgınca başlatılan El Kaide avı sırasında kullanılan "gelişmiş sorgulama teknikleri" göstermek için bu son derece kişisel görüntüler ilk kez resmediliyor.

El Kaide lideri olduğu iddiasıyla sorgulanan Ebu Zübeyde, George W. Bush yönetimi tarafından kabul edilen sorgulama programından geçen ilk kişi olduğunu ve yaptığı çizimlerde söz konusu işkence yöntemlerinin Ağustos 2002'de Tayland'daki bir CIA üssünde ilk kez kendisine uygulandığını ifade ediyor.

Çizimler, Obama yönetiminin programı yasaklamasının ardından on yıldan fazla bir süre sonra ortaya çıktı. Yönetim, CIA taktiklerinin vahşetini ve son bölümün nasıl yazılmadığını ortaya çıkarmak için Senato'ya sunulan raporun gizliliğini kaldırmaya devam etti.  

48 yaşındaki Ebu Zeyd (Ebu Zübeyde), bu yıl, New York'taki Seton Hall Üniversitesi'nde hukuk profesörü olan avukatı Mark. P. Denbeaux aracılığıyla ve bazı öğrencilerinin yardımıyla, "Amerika Nasıl İşkence Yapar"(How America Tortures) adlı 61 sayfalık bir rapora dahil etmek için Guantanamo çizimlerini topladı.

Raporda sorgulama programını analiz etmek için, ilk elden rivayetler, Bush yönetimi iç notları, mahkum rivayetleri ve 2014 Senato İstihbarat Komitesi raporu kullanılıyor.

Program başlangıçta yanlışlıkla üst düzey bir El Kaide lideri olduğuna inanılan Ebu Zübeyde için özel olarak geliştirilmişti.

Ebu Zübeyde Mart 2002'de Pakistan, Faysalabad'da silahlı bir çatışmada tutuklandı. Sol uyluğunda ciddi bir yara da dahil olmak üzere ciddi yaralar aldı ve CIA'in Dış Hapishane Ağı'na gönderildi.

FBI müfettişlerinden yardım alınıp alınmayacağı konusundaki iç tartışmanın ardından, Gizli gardiyanlar ve askeri doktorların çalıştığı hücreler olarak tanımlanan gizli yerlerde 100'den fazla kişinin bulunduğu şiddet, izolasyon ve uykusuz bırakma gibi yasaklanmış bir program geliştirmesi için iki psikologtan yardım almaya karar verildi.

Yöntemlerin ayrıntıları on yıldan uzun bir süre önce sızdırılmaya başladı, bazıları korkutucu ayrıntılar içeriyor ve bazıları grafik kullanılarak fotoğraflandı.

Ancak bu yeni yayınlanan çizimler, Bush yönetimi tarafından hazırlanan ve asıl adı Zeynel Abidin Muhammed Hüseyin olan Filistin uyruklu Ebu Zübeyde'nin kişisel algılarını içeren 2002'de Bush yönetimi tarafından hazırlanan ve onaylanan CIA tekniklerini betimledi.

CIA tarafından 'waterboarding' işkencesi uygulanan ilk kişiydi ve işkence kendisine 83 kez uygulandı. Seton Hall Üniversitesi'nin "kalıcı duş" olarak tanımladığı ve kişinin gücünü kırmayı hedefleyen yöntemlerin bir parçası olarak küçük bir kutuya tıkılan ilk kişi oldu. Daha sonraki bilgiler, Ebu Zübeyde'nin "cihatçı" olmasına rağmen 11 Eylül saldırılarından haberi olmadığını ve El Kaide üyesi olmadığını gösterdi. Gözaltına alınan şüpheli hakkında herhangi bir suçlama yapılmadı. Mahkemeler aracılığıyla yayınlanan belgeler gösteriyor askeri savcıların bunu yapmak için herhangi bir planı yoktu.

En gizli hapishane olarak tanımlanan Kamp 7'de tutulurken, tutuklu şu anda yayınlanması yasak olduğunu bilinen bu çizimleri bir sanat eseri olarak değil, çalışmaya dahil edilmesi için gözden geçirilmiş yasal bir malzeme olarak çizdi. Aynı mahkumun diğer çizimleri geçen yıl ProPublica dergisinde yayınlandı.

Bu çizimde, mahkûm kendini işkence tahtasında çıplak olarak, örtülü başının üzerine su dökülürken ve sağ ayağı bükülmüş bir halde resmediyor.

Ebu Zübeyde'nin kişisel çizimleri, çizimlerin çoğunda bulunmayan tasarımın ayrıntılarını da gösterir. o mahkumun yaralı bacağının üzerinden kemerle  bağlıyken, başını geriye doğru eğmek için açılır bir menteşedir.

Senato İstihbarat Komitesi'nin (Ebu Zübeyde'nin kasılmalar ve kusmalar geçirmesi ve bilinç kaybı yaşamasına ve tamamen açık ağzından kabarcıklar çıkmasına neden olan) su ile boğma ve diğer teknikler programı üzerinde yaptığı çalışma, "CIA'den çok acımasız ve çok daha kötü" olduğunu gösterdi.

2008 yılında avukatı tarafından gizliliği kaldırılan raporda, Ebu Zübeyde 83 boğulma duruşmasının ilkini şöyle anlattı: "Gerçekten boğuluyormuş gibi hissedene kadar burnuma ve ağzıma odaklanarak su dökmeye devam ettiler ve göğsüm oksijen eksikliğinden patlamak üzereydi." Kendini çıplak olarak ve başının üstündeki bir çubukla kelepçelenmiş, parmaklarının ucunda durmaya zorlanmış bir şekilde çizdi.

Avukatlarına göre, uyluğunda büyük bir yara olarak nitelendirdiği CIA işkencesinin neden olduğu yara hala iyileşmiş değil ve diğer bacağına dayanarak kendini dengelemeye çalışıyor.

Avukatına şöyle dedi: "Ellerim üst parmaklıklara bağlanmış halde, bu pozisyonda dururken saatler geçti."

Bazı gardiyanların "elinin morardığını fark ettiğini" söyleyen Ebu Zübeyde "Beni bir sandalyeye götürdüler ve sorgulama devam etti. Soğuk, açlık, uykusuzluk, mide bulantısı. Ellerinin bu soğuktan mı yoksa başka birşeyden dolayı mı morardığını bilmiyordum" diyor.

Şarku'l Avsat'ın New York Times'tan aktardığı habere göre Ebu Zübeyde, ajanların "yatay uyku yoksunluğu" yöntemini kullandığını, bunun da kendisini uyumayı imkansız kılan acı verici bir pozisyonda yere kelepçelemesine bağlı olduğunu belirtti.

CIA, "tutuklunun dikkatini ideolojik hedefler yerine mevcut durumuna odakladığını" söyleyerek mahkumu uykusuz bıraktığını kabul etti. Bu teknikler Ağustos 2002'de onaylandığında, Başsavcı Yardımcısı Jay Pipe "Ebu Zübeyde'yi bir seferde 11 günden fazla uyumaktan mahrum etmeyeceklerini" belirtmişti.


Editörün Seçimi

Multimedya