Hafter, Serrac ve Erdoğan arasındaki anlaşmaları hedef aldı

Hafter, Serrac ve Erdoğan arasındaki anlaşmaları hedef aldı

Perşembe, 5 Aralık, 2019 - 11:00
Hafter, Serrac ve Erdoğan arasındaki anlaşmaları hedef aldı
Kahire/Halid Mahmud-Mahmud Nebil Hilmi-Ankara/Said Abdurrezzak

Mısır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanı Fayiz es-Serrac arasında geçen çarşamba günü İstanbul’da imzalanan deniz yetki alanının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat ile güvenlik ve askeri alanlarda iş birliği anlaşmalarını uluslararası arenaya taşıyor. Buna karşın Ankara, Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini hızlandırıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez dün yaptığı açıklamada, Türkiye ve Libya arasında imzalanan mutabakat kapsamında ruhsat verilen kuruluşların, ‘Doğu Akdeniz’de petrol ve doğal gaz aramaya ve üretimine ilişkin çalışmalara başlatacaklarını söyledi.

Libya Ulusal Ordusu (LUO) Komutanı Mareşal Halife Hafter, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) ve Akdeniz ülkelerini ‘Türkiye'nin bölgedeki yıkıcı etkisini yeniden kazanma planlarını engellemeye’ çağırdı.

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri dün 5. Akdeniz Diyalogu Forumu kapsamında İtalya'ya gitti. Roma’da düzenlenen forum, bölgenin kuzeyindeki ve güneyindeki ülkelerin karşılaştıkları ortak güçlüklerin tartışılması kapsamında gerçekleşiyor.

Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Mısırlı diplomatlar ve uzmanlar, Dışişleri Bakanı Şukri’nin forumda yapacağı konuşmada ‘şu an bölgede mevcut olan en önemli zorluklardan birinin Türkiye’nin son dönemde attığı adımlarla ortaya çıkan kriz olduğuna’ işaret edeceğini belirtti.

Şukri, Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Gassan Salame ile salı günü yaptığı telefon görüşmesinde UMH Başkanı Serrac’ın Türkiye ile böyle bir mutabakat zaptı imzalama yetkisine sahip olmadığını ve Suheyrat Anlaşması’nı ihlal ettiğini söylemişti.

Diğer yandan Halife Hafter, ‘beyin ölümü gerçekleşmiş ve komada’ olarak nitelediği UMH’yi hedef aldı.
‘Ulusal Ordu Genel Komutanlığı’ndan aktarılan açıklamada Hafter şu ifadeleri kullandı;

“Serrac hükümeti tarafından böyle bir hakka sahip olmadığı halde mutabakat zaptı imzalanmasıyla ilgili tartışmaları takip ettim. İmza yetkisinin olmayışı bu tür anlaşmaları ve mutabakatları geçersiz kılıyor. Aynı zamanda Libya devleti karşısında herhangi bir etkisi de yok ifadelerini kullandı.

Türkiye ile UMH tarafından atılan adımı barışa, uluslararası güvenliğe ve deniz seyrüseferine yönelik tehdit olarak niteleyen Hafter açıklamasında “Türkiye, Libya halkının çıkarlarını doğrudan tehdit eden bir taraf haline geldi” dedi.

Konuyla ilgili Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Mısır eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Haridi, “Türkiye, Mısır’ın deniz yetki alanlarında arama faaliyetlerinde bulunursa bu başka bir ülkenin kıta sahanlığına müdahaleye girer. Mısır’ın böyle bir durumda Birleşmiş Milletler Sözleşmesi uyarınca gerekli önlemleri alma hakkı vardır” dedi. Türkiye ile UMH arasında imzalanan anlaşmaları uluslararası kabul görmüş bir yasallığa sahip olmadığını öne süren Haridi, anlaşmaların iki ülkenin parlamentoları tarafından onaylanması ve BM tarafından ilan edilmesi gerektiğini belirtti. Haridi ayrıca Avrupa Birliği’ne (AB) üye bir ülkenin söz konusu anlaşmalardan zarar görmesi halinde AB’nin de konuya müdahil olacağını ve Ankara’ya baskı yapabileceğini kaydetti.

Mısırlı eski diplomat, Dışişleri Bakanı Şukri’nin Roma Forumu’nda başta Türkiye’nin eylemleri olmak üzere Akdeniz bölgesindeki riskler ve zorluklarla ilgili bir konuşma yapacağını aktardı.
Mısır Silahlı Kuvvetleri Manevi İşler Dairesi eski Başkanı Samir Farag da konuya dair şunları söyledi;

“Devam eden Türkiye gerginliği, bölgedeki mevcut durumlardan istifade edildiğinin bir göstergesidir. Mısır, Arap ülkeleri, Yunanistan ve Güney Kıbrıs, Akdeniz’deki enerji rezervleriyle ilgili haklara ilişkin bir takım noksanlıklara ve deniz seyrüsefer güvenliğine yönelik tehditlere karşı seferber olacaklar.”

Libya parlamentosunun UMH Başkanı Serrac tarafından imzalanan mutabakatı onaylamayacağını düşünen Farag, böylece anlaşmaların yasal bir geçerliliği olmayacağını öne sürdü.

Diğer yandan Türkiye, sadece bir hafta önce Ankara ile UMH arasında imzalanan mutabakat zaptı çerçevesinde Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz aramalarına başlayacağını duyurdu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez dün yaptığı açıklamada, Türkiye ve Libya arasında imzalanan mutabakat zaptı kapsamında ruhsat verilen kuruluşların, ‘Doğu Akdeniz’de petrol ve doğal gaz araması ve üretimine ilişkin çalışmalarını başlatacaklarını söyledi.

Libya ile imzalanan ‘Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’nın Türkiye’yi ‘Doğu Akdeniz’deki denklemden dışlama çabalarını boşa çıkardığını’ söyleyen Dönmez, atılan adımların ‘Uluslararası deniz hukukuna uygun olduğunu vurguladı. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sismik araştırma gemileri ve sondaj gemileri ile hidrokarbon olup olmadığını araştırdığını belirten Bakan Dönmez, bulunması halinde üretilmesi için de çalışmalar yaptıklarını kaydetti.
Bakan Dönmez açıklamasında şunları söyledi;

“Öncelikle iki ülkenin parlamentolarında bu anlaşmanın onaylanması gerekiyor. Sonra da ruhsatlandırma çalışmaları yapılacak. Bu anlaşma kapsamında bize tanınan yetki alanlarında diğer bölgelerde olduğu gibi ruhsat vereceğimiz kuruluşlarımız, petrol ve doğal gaz araması ve üretimine ilişkin çalışmalarına başlayacaklar.”

Mısır, anlaşmanın Libyalılar arasındaki anlaşmazlığı daha da derinleştireceği ve siyasi süreci istikrarsızlaştıracağı uyarısında bulunurken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, UMH ile imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’nı ‘egemenlik hakkı’ olarak niteleyerek bu konunun kimseyle tartışmaya açık olmadığını vurguladı.


Editörün Seçimi

Multimedya