Mezhepçilikten arındırılmış bir Lübnan

Mezhepçilikten arındırılmış bir Lübnan

Çarşamba, 4 Aralık, 2019 - 12:00
Cibril Ubeydi
Libyalı araştırmacı yazar
Hiç şüphe yok ki mevcut Lübnan rejimi, etnik, mezhepsel oluşumlardan ibaret partiler arasında pay edilmiş bir siyasi yönetim biçimine dayanmaktadır.

Lübnan halkının esas olarak reddettiği bu mezhep eksenli siyasi bölüşüm, sürekli çatışmayı olağan kılmaktadır. Dolayısıyla halk sokaklara dökülerek, mezhep kartını kullanarak çözümün önünde engel oluşturan Hizbullah lideri Hasan Nasrallah gibilerinin desteklediği ‘mezhep çağının’ sonlandırılmasını talep etmektedir.

Mezhepçilik ve yolsuzluğa karşı halk hareketinin başlamasının ardından Nasrallah ‘’Hizbullahın da sokağa inme gücünün olduğunu, sokağa inerlerse tüm denklemlerin değişeceğini’’ açıklamıştı.

Bu açıklamanın akabinde özellikle Riyad es-Sulh Meydanı karşıt göstericiler arasında şiddet olaylarına tanıklık etti. Bu şiddet olayları tam da Hizbullah’ın istediği gibi gösterileri bölmeyi, birlik duygusunu yok etmeyi hedefliyordu.

Göstericilerse Nasrallah’ın tehditlerinin aksine barışçıl yöntemleri korudu ve bu durum, Hizbullah taraftarlarını çılgına çevirerek, ülkeyi kaosa sürüklemek için anlamsız şiddete meyletmelerini sağladı.

Devrim ya da halk gösterileri geçen Ekim ayında başladığında ‘her şeyden önce Lübnan’ sloganları yükselmiş, mezhepçilik ve yolsuzluk reddedilerek, ekonomik krizin sorumlusu olarak gördükleri yönetimin tümünün istisna olmaksızın istifa etmesi istenmişti. Halkın bu kararlılığı talepleri gerçekleşene kadar devam edecek gibi görünüyor.

Cumhurbaşkanı Mişel Avn’in konuşmaları da Hasan Nasrallah’ın ‘devrimcilerle’ ilgili görüşleriyle birebir uyumlu olduğunu gösterdi. Göstericiler rengi, tadı ve içeriği sürekli aynı olan Avn’in konuşmalarından bıkmış durumda, bunun farkına varan Avn son konuşmasında iki tarafı da gücendirmeyecek bir söylev geliştirmeye çalışsa da göstericilerin bakış açısını değiştiremedi.

Lübnan halkı, mezhepsel ayrım yapılmaksızın tüm vatandaşların eşit haklardan yararlandığı, sivil bir devletin kurulması yönündeki özlemlerini dile getirdi. Halka göre bunun yolu;  ‘teknokrat’ bir hükümetin oluşturulmasından geçiyor ki bu öneriyi Hizbullah şiddetle reddediyor.

Ancak Hizbullahın yolsuzlukla anılması, Nebatiye gibi kalelerinde dahi popülaritesini kaybetmesine yol açmış görünüyor. Eski ABD Büyükelçisi Jeffrey Feltman da son gösterilerle birlikte Hizbullah'ın imajının kamuoyunda zedelendiği görüşünde.

Gösteriler her türlü siyasi reformu engelleyen Hizbullah’ın gerçek yüzünü ortaya çıkardı. Lübnanın iyileşebilmesi için tek çözüm yolu; mezhepçi yönetimlerden kurtulup, modern bir devlet kurulmasından geçiyor.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya