Sovyetler Birliği'ne karşı kurulan NATO'nun hedefi Çin

Sovyetler Birliği'ne karşı kurulan NATO'nun hedefi Çin

Çarşamba, 4 Aralık, 2019 - 10:00
Londra/Şarku’l Avsat
Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği'ne karşı kurulan NATO’nun, 70. yıldönümündeki zirvesinde yapılan açıklamada, yükselen askeri gücü göz önüne alındığında Çin’in, “ortak eylem gerektiren bir tehdit unsuru” olduğuna dikkat çekildi.

NATO tarafından yapılan açıklamanın tam metni, Londra’nın ev sahipliği yaptığı bugünkü görüşmenin sonunda yayınlanacak. Açıklamada, “Çin'in artan etkisinin ve uluslararası politikasının hem fırsat hem de tehdit olduğunu kabul ediyoruz. Bir müttefik olarak, bu durumu ortaklaşa ele almalıyız” ifadeleri yer aldı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Avrupa’yı ve ABD’yi vurabilecek füzeler dâhil, Çin’in gelişen askeri yeteneklerine değindi ve NATO’nun bu konuyu ortaklaşa ele alması gerektiğini belirtti. Stoltenberg, “Çin’in yükselişinin tüm müttefik ülkeler üzerinde güvenlik etkileri yarattığını şimdi anladık. Çin, dünyanın ikinci en büyük savunma bütçesine sahip bir ülke ve son zamanlarda tüm Avrupa'ya ve ABD'ye ulaşabilecek uzun menzilli füzeler dâhil olmak üzere birçok yeni ve modern silahların tanıtımını yaptı. Üzerinde ciddi tartışmaların yaşandığı Güney Çin Denizi, Pekin ve Washington arasında gergin bir nokta haline gelmiştir. ABD, Çin’i korkutma politikası izlemekle suçluyor” dedi.

Yeni kutup: Çin ve NATO

Pekin, bölgede çok sayıda askeri tesis kurarak, Güney Çin Denizi’ndeki ihtilaflı adaların kara sularında birçok yabancı bayraklı gemiye tacizde bulundu. Çin ihtilaflı bölgedeki denize araştırma gemileri gönderdi. NATO’nun savunma görevi Avrupa ve Kuzey Amerika’yla sınırlı, ancak Stoltenberg, Çin'in etkisinin NATO’nun kıyılarına ulaşmaya başladığını söyledi. Stoltenberg, “Mesele, NATO’yu Güney Çin Denizi’ne taşımakla ilgili değil. Fakat Çin’in Kuzey Kutbu’nda ve Afrika’da NATO’ya yaklaştığı göz önünde bulundurulmalı. Avrupa'daki altyapımıza ve siber alanlarda büyük yatırımlar yapıyor. NATO’nun yeni yaklaşımı yeni bir düşman yaratmak üzerine değil, ancak Çin’in oluşturduğu tehditleri dengeli bir şekilde analiz etmek, anlamak ve yanıtlamak gerekiyor” dedi.

Huawei endişesi

Açıklamada, NATO ülkelerinin (29 ülke) beşinci nesil standart mobil ağı, potansiyel bir sorun alanı olarak kabul ettiğine dikkat çekildi. Çinli Huawei şirketi, beşinci nesil mobil ağında öncü olarak kabul ediliyor. NATO'nun açıklamasında, "Güvenli ve dirençli sistemlere güvence verme gereğini kabul ediyoruz" ifadeleri yer aldı. ABD’nin tüm adımlarına rağmen İngiltere ve Almanya gibi ülkeler, defalarca Washington’un Huawei eleştirisine katılmadıklarını belirtti. ABD, Huawei ürünlerini kullanarak güvenli ağların kurulamayacağına inanıyor. Washington ayrıca, bazı durumlarda şirketin, kullanıcılarının bilgilerini Pekin hükümetine iletebileceğini iddia ediyor. Alman hükümetinin taleplerine binaen Kuzey Atlantik Konseyi’nin (NATO) nihai ifadesinde NATO ortakları arasındaki siyasi koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapıldı. Ancak NATO üyeleri bir çalışma grubunun belirlenmesi konusunda anlaşamadılar. Açıklamada, yalnızca Genel Sekreterden “ilerici refleks süreci” ile ilgili bir teklif sunması istendi.

Macron’un açıklamaları ve etkisi

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, NATO’nun reformu için bir komite kurulmasını önerdi. Bu adım iki hafta önce Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un NATO hakkında tartışmalara neden olan açıklamasının ardından atıldı. Macron, ABD ve Türkiye gibi NATO üyesi ülkelerin siyasi güvenlik boyutunda tek taraflı adımlar atmasını eleştirmiş ve NATO’nun "beyin ölümünün" gerçekleştiğini söylemişti.

Macron, NATO eleştirisini yineledi ve Türkiye'ye Suriye'nin kuzeyindeki Kürtlere karşı askeri operasyon gerçekleştirdiği için eleştiriler yöneltti. Macron, Salı günü Londra'da yaptığı açıklamada, NATO’nun "beyin ölümünün" gerçekleştiğini belirttiği daha önceki sözlerine atıfta bulunarak, “Sözlerim tepkilere neden oldu ama sözlerimin arkasındayım” dedi.

NATO için Rusya

NATO’dan yapılan açıklamada, Rusya ile ilgili olarak, önceki açıklamalarda olduğu gibi, Rusya’nın agresif operasyonlarının Avrupa-Atlantik güvenliği için tehdit oluşturduğu belirtildi ancak Moskova ile diyaloğa açık olunduğu ifade edildi. Stoltenberg, NATO’nun Rusya’yı düşman olarak görmediğini, ancak Polonya’ya veya Baltık devletlerine karşı başlatabileceği her türlü saldırıya cevap verileceğini söyledi. Genel Sekreter Stoltenberg, “Biz Rusya'ya (düşman olarak) bakmayız. Ama Ukrayna'da yaşananların tekrarlanma ihtimalinin olmadığından emin olmalıyız. Ya da Rusya’nın diğer NATO üyesi komşu ülkelere silahlı saldırıda bulunma ihtimalinin olmadığından emin olmalıyız” dedi.

Türkiye’nin tutumu

Türkiye, Batılı güçlerin, Ankara’nın terör örgütü olarak gördüğü Kürt birliklerini terör örgütü olarak ilan etmesine dek NATO’nun Baltık ülkeleri ve Polonya’nın olası bir Rus saldırısına karşı korunması için hazırladığı savunma planını bloke etmekle tehdit etti. Bir Polonya gazetesine konuşan ve Polonya ile Baltık ülkelerindeki NATO varlığını doğrulayan Stoltenberg, “Rusya’ya güçlü bir mesaj gönderiyoruz; Polonya’ya veya Baltık devletlerinden herhangi birine saldırı olursa NATO topyekûn cevap verecek” dedi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Trump ile ortak düzenlediği bir basın toplantısı sırasında Rusya ile saflıktan uzak stratejik bir diyalog kurulması çağrısında bulundu. Macron, "Çatışmaları azaltmak için, Rusya ile aptallıktan uzak bir diyalog başlatmalıyız. Rusya ve Ukrayna arasındaki ihtilafların çözümü konusunda bu diyaloğun ön koşulu olarak önceden bir soruşturma yapılmalı” dedi. 9 Aralık'ta Rus ve Ukrayna liderleri arasında gerçekleşecek toplantıda Macron ve Almanya Başbakanı Angela Merkel de hazır bulunacak. Macron, "Ortak tehditleri belirlemek için Avrupalılar ve diğer NATO müttefikleri arasında bir gündem belirlemeliyiz. İlk ortak tehdit uluslararası terörizm ve DEAŞ terörüdür" dedi.

Nükleer silahlanma

NATO’nun açıklamasında aynı zamandan, NATO üyesi ülkelerin etkili bir caydırıcılık sağlamak için nükleer silah yarışında olmaya devam edeceği vurgulandı. Açıklamada belirtildiğine göre “Nükleer silahlar olduğu sürece NATO nükleer bir ittifak olarak kalacaktır” ifadeleri yer aldı. ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü yaptığı açıklamada, Rusya'nın silah kısıtlaması ve nükleer anlaşma yapmak istediğini ve Çin'i bu anlaşmalara şimdi ya da daha sonra dâhil etme niyetinde olduğunu söyledi. Trump, İngiltere’deki NATO zirvesinde şunları söyledi: “Rusya'nın silah kontrolü konusunda bir anlaşma yapmak istediğini söylemeliyim. Rusya bu anlaşmayı iki hafta içinde sonuçlandırmak istiyor. Rusya'nın silah kontrolü ve nükleer anlaşma yapılması yönünde güçlü bir isteği var. Bu anlaşmaya Çin’i de dâhil edeceğiz. Belki daha sonra ya da şimdi.” Orta menzilli nükleer silahlar üzerinde yeni bir anlaşma yapılması çağrısında bulunan Macron, “Fransa, Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri şu anda yeni Rus füzelerinin tehdidi altında. Rusya karşısında hiçbir şekilde saflık yapmamalıyız. Olayları olduğu gibi bırakmanın en iyi çözüm olduğunu zannetmiyorum“ dedi.

Nükleer anlaşma konusunda açıklamalarını sürdüren Trump, “Orta menzilli silah anlaşmasına son verdik, çünkü diğer taraf (Rusya) buna uymadı, ama bir yandan da anlaşma yapmak istiyor. Biz de istiyoruz” dedi.

Trump, “Nükleer silahlar için bir çözüm bulunabileceğini düşünüyoruz. Biz onların (Rusların) da bu niyette olduğunu düşünüyoruz. Onların bu konuda bir çözüm istediğini biliyoruz, biz de aynı şekilde istiyoruz" dedi. Rusya ile Ukrayna arasındaki ihtilafın çözüme ulaşılabileceği yönündeki iyimserliğini de dile getiren Trump, “Rusya ile Ukrayna arasındaki toplantıların çok önemli olduğunu düşünüyorum, kayda değer bir ilerleme sağlanabilir. Barış istiyorlar, çünkü uzun zamandır savaşıyorlar. Bence bunu gerçekleştirmek için harika fırsatlar var” ifadelerini kullandı.

Editörün Seçimi

Multimedya