Tebbun: Cezayirlilerin isteği üzerine cumhurbaşkanı adayı oldum

Tebbun: Cezayirlilerin isteği üzerine cumhurbaşkanı adayı oldum

Perşembe, 28 Kasım, 2019 - 09:30
Abdulmecid Tebbun
Cezayir/Bulam Gumrase
Cezayir’de 12 Aralık'ta yapılması kararlaştırılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olan Abdulmecid Tebbun yaptığı açıklamada “Ordunun adayı değilim. Hiçbir tarafın adayı değilim. Ordu da kimseyi aday göstermediğini duyurdu" dedi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Tebbun açıklamasını şöyle sürdürdü;

“Ülkede cumhurbaşkanlarını ordunun seçtiğine dair yaygın bir inanç var. Abdulaziz Buteflika, 1999 seçimlerinde ilk kez adaylığını koyduğunda ordu ona siyasi destek verdi. Bu seçimlerde farklı olan, adayların hepsinin ordunun herkese karşı aynı mesafede durduğunu belirtmesidir. Aksi takdirde adaylar seçim yarışında kalmayı kabul etmezlerdi.”

Cezayir’de ve Cezayir dışında cumhurbaşkanlığı seçimlerinin halk tarafından kabul görmediğine yönelik bir inanç var. Gerekçe ise seçimlerin Cezayirlilerin büyük bir bölümünün hoşnut olmadığı koşullarda yapılması.

Ülkenin eski Başbakanı Tebbun, duruma dair şu değerlendirmelerde bulundu;

“Dışarı ile kimi kastettiğinizi açıklamak zorundasınız. Yurt dışındaki Cezayirliler mi sömürgeci anlayışa sahip olan dış politik güçler mi, vesayet anlayışı mı yoksa Cezayir’i himaye etme anlayışı mı? Egemenlik sadece Cezayir halkınındır ve her aşamada Cezayir'in kaderini onlar belirler. Seçimler kaçınılmaz olarak gerçekleşecektir. Benzeri görülmemiş bir demokratik süreçteyiz.”

72 yaşındaki cumhurbaşkanı adayı Tebbun seçimlerin önemine dair şunları söyledi;

“Seçim tarihinin yaklaşması ile birlikte Cezayir sokakları seçim çağrılarının yapıldığı barışçıl gösterilere tanıklık ediyor. Çok sayıda Cezayirlinin isteği üzerine cumhurbaşkanı adayı oldum. Vatani görevi reddedemem. Özellikle de bu hassas dönemde. Bana Cezayir'deki seçimleri resmen tanımadığını açıklayan bir ülke söyleyebilir misiniz? Tabii ki hayır. Size bunun olmadığını ve asla olmayacağını söylüyorum. Çünkü seçimler bir ülkenin inşa edilmesi için, evrensel olarak kabul edilmiş tek demokratik mekanizmadır. İşte Cezayir, Allah’ın izniyle doğrudan meşru seçimlere yöneliyor.”

Tebbun, muhaliflerinin açıklamalarına göre son anda başbakanlıktan istifa etti ve yakın zamana kadar Cezayirlilerin ayaklanmasına sebep olan politikaları uygulamakla sorumlu tutulduğu gerekçesiyle sert bir şekilde eleştirildi. Muhlifleri, Tebbun’un bu sorumluluktan kaçamayacağını belirtti. Tebbun duruma dair “Başbakanlık görevimden istifa etmedim, bilakis görevden alındım” dedi. Son anda istifa ettiğine dair eleştirilere de cevap veren Tebbun, “Siz ya da başkaları iki yıl önce büyük bir halk hareketinin rejimi devireceğini biliyor muydu?” diye sordu.

Abdulmecid Tebbun açıklamasını şöyle sürdürdü;

“Hükümet Ağustos 2017'de sonlandırıldığında Cezayir halkının Buteflika’nın beşinci dönem adaylığına topyekûn karşı çıkacağını bilmiyordu (Buteflika beşinci dönem için aday olmak istiyordu.) Tüm işaretler bunun tersini gösteriyordu. Eğer siyasi arenayı takip ediyorsanız önceki açıklamalarımda iktidardaki herhangi birisi için çalışmadığımı söylediğimi duymuşsunuzdur. Ben sadece ülkeme hizmet ettim. Başbakanlık dönemimdeki sorumluluklardan kaçmak için aday olmadım.”

Abdelmecid Tebbun 1999'dan önce Konut Bakanı olarak görev yapıyordu. (Buteflika'nın iktidara geldiği yıl), eski Cezayir Cumhurbaşkanı Huari Bumedyen (1965-1978) döneminden beri devlette görev aldı. Eski Cumhurbaşkanı Şadli Bencedid (1979-1992) ve 1992 yılında bir subay tarafından öldürülen Cumhurbaşkanı Muhammed Budiaf ile birlikte çalıştı.

Tebbun, gelinen nojtaya dair değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı;

“Neden belli bir döneme odaklanılıyor? Bu, imajımın karalanması için çaba harcamak değil mi? Halbuki hükümetteki en yüksek yetkilerinin kelepçelenmiş olduğunu biliyorsunuz? Tüm Cezayirliler, halkın servetini nasıl savunduğuma ve yolsuzluk yapanların hesap vermesi için ne denli çaba harcadığıma tanıklık etti. O sırada kendimi bir çete karşısında yalnız ve tamamen izole bir halde buldum. Haziran 2017’de göreve geldiğimdeki ilk sözlerimi hatırlayın. Hükümetteki etkili iş adamlarına savaş ilan ettiğimi söylemiştim. Bu yüzden sadece iki ay sonra görevden alındım.”

Tebbun, gösterilerde yüzlerce kişinin tutuklandığı inancını taşıyor;

“Her şey yargının elinde. Onların kaderini belirlemekle yetkili olan tek mercii yargıdır. Göstericiler yargının bağımsızlığını talep etmemiş miydi? Ben göstericilerin isteklerini yerine getirmek için cumhurbaşkanlığından talepte bulundum.”

Birçok kişinin aksine Tebbun, “12 Aralık seçimlerinde dürüstlük ve şeffaflık unsurlarının bulunduğunu” düşünüyor:

“Bunu kabul etmek, seçim sahası için gerçek bir devrimdir. Seçimlerde dürüstlük ve şeffaflık; barışçıl, demokratik ve toplumsal bir tartışmanın gölgesinde bağımsız seçim izleme organlarının kurulmasıyla (Ulusal Bağımsız Seçim İdaresi) sağlanır.”

Tebbun, seçimlere katılımın düşük olması durumunda cumhurbaşkanlığı görevini kabul edip etmeyeceğine ilişkin de şunları söyledi:

“Yasalarımızda seçime katılım oranına dayanarak cumhurbaşkanlığı görevini kabul edip etmemeye dair bir madde yer almıyor. Asıl olan seçimlerden sonra çalışmaktır. Tarihte, gerçek anlamda üzerinde fikir birliği edilen bir isim yoktur. Bu, Allah’ın yarattıkları üzerindeki kanunudur. Seçimleri kazandıktan sonra bir cumhurbaşkanının görevini kabul etmesine engel bir durum yok. Tabii insanlar seçim günü tercihlerini özgürce yapabildiği ve seçim süreci oy kullanma merkezlerinin de çoğunda sürecin adil bir şekilde yürütüldüğü sürece... Başbakanlık makamını kabul edip etmemenin ölçüsü budur. Seçimlere katılım oranı değildir.”

Editörün Seçimi

Multimedya