Hafter güçleri Misrata'ya hava saldırıları düzenledi

Hafter güçleri Misrata'ya hava saldırıları düzenledi

Çarşamba, 20 Kasım, 2019 - 10:45
Trablus’un güneyindeki Vadi er-Rabi’de geçen pazar günü düzenlenen hava saldırının etkileri (AFP)
Kahire/Halid Mahmud
General Halife Hafter önderliğindeki Libya Ulusal Ordusu Medya Ofisi’nden yapılan açıklamada hava kuvvetlerinin, Misrata şehrindeki Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) güçlerine ait hava üssüne saldırıldığını belirtti.

LUO, milis gruplara ait bir merkezde depolanan teçhizatı hedef almak için 4 hava saldırı düzenlediğini açıkladı.

Misrata Tıp Merkezi bombardıman sonucunda kadınlar da dahil 13 sivilin yaralandığını belirtti. Merkezin acil servis departmanı başkanı, yaralıların durumlarının kötü olmadığını ifade etti.

Yerel bir sakin de saldırının alışılmadık şekilde güçlü olduğunu söylerken, sosyal medyada patlamaların yer aldığı görüntüler yayınlandı.

Trablus merkezli UMH’ye bağlı Orta Libya Askeri İstihbarat Şefi İbrahim Beytulmal, “Bu saldırının yanıtı, sert ve acı verici olacaktır” dedi.

UMH İçişleri Bakanı Fethi Baş Agha da misilleme olarak Bingazi’nin batısında Hafter’in genel merkezinin bulunduğu Racme’ye saldırı yapılacağı taahhüdünde bulundu.

Hafter’e karşı direnişin ana cephesi sayılan ve Libya’nın batısındaki en büyük ikinci şehir olan Misrata’daki kuvvetler, uluslararası açıdan tanınan UMH’nin merkezi olan Trablus’u savunma operasyonlarına öncülük ediyor.

LUO: Türk zırhlılarını imha ettik

LUO, UMH’ye ulaştırılmak üzere Libya’ya getirilen 19 Türk zırhlı aracını da içeren silah sevkiyatını imha ettiğini açıkladı.

LUO Komutanlığından yaptığı yazılı açıklamada, “Dakik istihbarat bilgileri üzerine Türkiye bandıralı bir gemi üzerinde Libya’ya 19 zırhlı aracın aktarıldığı tespit edildi” denilirken, Türk gemisinin Misrata’daki Demir Çelik Limanında demir attığı ve geminin takip edildiği belirtildi. Açıklamada, zırhlı araçların daha sonra kara operasyonlarında kullanılmak üzere limandan sevk edildiği ve şehir merkezinde bir alanda depolandığı ifade edildi.

LUO Komutanlığı, durumun, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) silah ambargosu kararını ihlal ettiğini vurguladı.

Yazılı açıklamada, LUO hava kuvvetlerinin derhal harekete geçip söz konusu araçları isabetli şekilde ve tam olarak imha ettikleri belirtilirken, “Araçların bulundukları depolarda füzeler, cephane ve patlayıcılar da bulunuyordu ve alanda art arda büyük patlamalar meydana geldi. Daha sonra ise uçaklarımız kendi mevziilerine geri döndü” ifadelerine yer verildi.

LUO Genel Komutanlığı, “Türkiye’nin teröristlere yönelik askeri desteğinin devam ettiğini” iddia ederken, “Libya halkının ve tesislerin korunması amacıyla Misrata şehrinin askeri operasyonlar kapsamında kullanılmaması” çağrısında bulundu.

LUO Komutanlığı, “Askeri teçhizatın taşınması ve sivil tesislerde depolanması amacıyla sivil gemi ve uçakların kullanılması, uluslararası hukuku ihlal etmektedir. Ordu kuvvetleri, teröristlerin kaynaklarını izleyip yok etme yeteneğine sahiptir. Herhangi bir gecikme yaşanmadan tüm liman ve havaalanlarına ulaşıp bu kaynakları yok edebilir” ifadelerini kullandı.

Türkiye: Libya’da barış çabalarını destekliyoruz

Öte yandan Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Misrata’da Türkiye’ye ait silah ve teçhizatların hedef alınmasına ilişkin bir bilgiye sahip olmadıklarını açıkladı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, geçen pazartesi günü ülkesinin Libya barışına yönelik uluslararası çabaları desteklediğini açıkladı. Çavuşoğlu, “Libya’da kalıcı ateşkesin sağlanmasını ve BM himayesinde siyasi çözüm çabalarına devam edilmesini öncelikli konu olarak görüyoruz” açıklamasında bulundu.

AB: Uluslararası hukuka saygı duyulmalı

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Avrupa Birliği (AB) sözcüsü, uluslararası hukuka saygı duyulması ve Libya’da uluslararası hukuku ihlal edenlerin hesap vermesi çağrısı yaptı. Sözcü, yayınladığı bir bildiride, sivilleri uygun şekilde korumak için gerekli tüm önlemlerin alınması gerektiğini belirtti.

Trablus ve çevre bölgeleri hedef almış eski saldırılara benzer şekilde saldırıların meydana geldiğini söyleyen AB sözcüsü, “Bu durum, siyasi çözümün aciliyetini ve Libya krizi için askeri bir çözümün olmadığını gösteriyor” dedi. Sözcü ayrıca, “Tüm taraflar, şiddet eylemlerini durdurmalı ve BM arabuluculuğundaki siyasi sürece geri dönmelidir” diyerek, AB’nin siyasi süreci yeniden canlandırmak için çabalarını sürdüreceğine dikkati çekti.

ABD sözcüsü, Berlin girişiminin de çatışmayı sona erdirecek, barış, uzlaşı ve istikrar yolunda ilerlemek için bir yol haritası çizecek bir fırsat olduğunu vurguladı.

Ulusal Petrol Şirketi: Petrol tesisleri tehdit altında

Diğer yandan UMH’ye bağlı Ulusal Petrol Şirketi (NOC), Trablus’un güneyinde patlak veren çatışmaların ardından 19 Kasım’da çatışmaların derhal durdurulması ve tesislerin derhal terk edilmesi çağrısında bulundu. Şirket, yayınladığı bir bildiride, çatışmaların ardından bir tesiste medyana gelen yangının, çok fazla hasara yol açmadan itfaiyeciler tarafından kontrol altına alındığını açıkladı.

NOC Başkanı Mustafa Sanaullah, bildiride “İtfaiyecilerin cesareti ve tecrübesi olmasaydı yangın yüzlerce gaz tüpüne ulaşabilir ve tam bir felakete yol açabilirdi” dedi. Sanaullah ayrıca, tüm yerel ve uluslararası tarafları, saldırıları derhal durdurmak için ellerinden gelen her şeyi yapmaya ve Libya halkının mülklerini temsil eden altyapı ve petrol tesislerini korumaya çağırdı.

Öte yandan geçen pazartesi günü LUO’nun Trablus’un güneyindeki Vadi er-Rabi’de bulunan bir bisküvi fabrikasını hedef alan hava saldırısında, en az 10 kişinin öldüğü, 35 kişinin de yaralandığı belirtildi. Serrac hükümetinde Dışişleri Bakanı Muhammed Seyyale, BMGK’de yaptığı konuşmada, bu saldırının bir savaş suçu olduğunu vurguladı. Seyyale, LUO’nun saldırganlığına devam etmesinin, BM’nin suskunluğundan ve BMGK’nın bölünmüşlüğünden kaynaklandığını savundu.

Editörün Seçimi

Multimedya