İran'ın Irak'taki siyasi hegemonyasıyla ilgili gizli belgeleri ABD basını yayınladı

İran'ın Irak'taki siyasi hegemonyasıyla ilgili gizli belgeleri ABD basını yayınladı

Pazartesi, 18 Kasım, 2019 - 16:45
İran Dini Lideri Ali Hamaney ile görüşme yapan Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani (Arşiv-AP)
Londra/Şarku’l Avsat

İran istihbaratı içerisinden sızan gizli belgelerde, İran’ın yıllardır Irak’ı kontrol etme planları ve Tahran’ın ülke liderlerini seçme çabalarına ilişkin bilgilerin yer aldığı belirtildi.

The New York Times gazetesi ile The Intercept internet sitesinde yayınlanan ve İran İstihbarat ve Güvenlik Bakanlığı yetkilileri tarafından 2014 ila 2015 yıllarında yazılmış 700 sayfadan oluşan gizli belgelerin, İran istihbaratının özel arşivinden sızdırıldığı ifade edildi.

Sızan belgelerde, İran’ı Irak üzerindeki etkisi ve Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi’nin Petrol Bakanı olduğu 2014 yılından bu yana Tahran ile özel bir ilişkisinin olduğu ortaya çıktı.

2018 yılında Başbakan olan Abdulmehdi, hem İran hem de ABD için fikir birliğine varılmış bir adaydı. Belgelerde, hiçbir Iraklı politikacının İran’ın rızası olmadan Başbakan olamayacağı belirtiliyor.

Öte yandan belgelerde  Suriye ve İran’a sürülmüş eski Irak Başbakanı Nuri el- Maliki’nin Tahran’ın “en sevdiği” isimlerden olduğuna işaret edildi. Kendisinden sonra Başbakan olan Haydar el-İbadi’nin ise Batı’ya daha yakın ve daha az mezhepçi olarak görüldüğü, İran’ın  bu isimden endişelenmediği kaydedildi. İbadi hükümetindeki bir çok kilit ismin Tahran ile yakın ilişkileri oldu.
Caferi’nin Tahran ile olan yakın ilişkisi

Belgelere göre, İbadi hükümetinde Dışişleri Bakanı olarak görev yapan İbrahim el-Caferi’nin de Tahran ile yakın ilişkileri vardı. Caferi, yakın ilişkilerinin olduğunu inkar etmezken, Irak’ın çıkarları için her zaman yabancı ülkelerle çalıştığını söyledi.

Ayrıca, 2005 yılında İçişleri Bakanı olarak görev yapmış Beyan Cebr’in de İran ile yakın ilişkileri olduğuna işaret edilirken, Cebr, yüzlerce mahkumun ölmesine ve işkence görmesine sebep olan gizli hapishaneler kurmakla suçlandı.

Belgelerde, hepsi Bedir Örgütü üyesi olan eski Belediye Bakanı, İletişim Bakanı ve İnsan Hakları Bakanı’nın İran ve halkı ile iyi bir uyum içinde olduğu kaydedildi. Bedir Örgütü, 1980’lerde İran tarafından Saddam Hüseyin’e karşı kurulan siyasi ve askeri bir grup.

Eski Belediye Bakanı İran ile yakın ilişkileri olduğu iddiasını reddederken, eski İnsan Hakları Bakanı ise Tahran ile yakın ilişkileri olduğunu itiraf etti.

Öte yandan İran eski İletişim Bakanı İran’a değil Irak’a hizmet ettiğini belirterek, birçok ülkeden diplomatlarla ilişkiler kurduğunu ve bu ilişkileri hala sürdürdüğünü söyledi.
Süleymani’nin talebine yeşil ışık

2014 yılında Ulaştırma Bakanı Beyan Cebr, o yılın sonbaharında Devrim Muhafızları’nın yabancı operasyonlardan sorumlu birimi Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ile ofisinde bir araya gelirken, Süleymani, Beşşar Esed rejiminin desteklenmesi için İran’ın Irak hava sahasını kullanarak silah ve diğer teçhizatlarını Şam’a taşımasını talep etti. Cebr, Süleymani’nin bu talebini kabul etti.

Cebr bu görüşmeyi inkar etmezken, İran’dan Suriye’ye yapılan uçuşlarda kutsal bölgeleri ziyaret etmek isteyen insanlar için malzemeler taşındığını, silah ve askeri teçhizat taşınmadığını söyledi.

Bu durum, eski ABD Başkanı Barack Obama’nın Irak hükümetini, hava sahasını İran uçuşlarına kapatmasına ikna ettiği bir zamanda yaşandı.

Belgelerde, Obama’nın, Nuri el-Maliki’nin “sünni karşıtı baskı” politikalarının terör örgütü DEAŞ’ın ortaya çıkmasına yol açtığını ifade ettiği kaydedildi.
Devrim Muhafızları etkisi

İran istihbaratından sızan belgelerde, Irak, Lübnan ve Suriye’de Devrim Muhafızları’nın özelliklede Kudüs Gücü’nün İran’ın politikalarını yaydığı ve yetkili isimleri belirlediği ortaya çıktı. Bu ülkelerin büyükelçilerinin Dışişleri Bakanlığı’ndan değil Devrim Muhafızları’nın üst kademesinden atandığı kaydedildi.

Belgelere göre, 2011 yılında ABD birliklerinin Irak’tan çekilmesi ile İran, İstihbarat Bakanlığı ve Devrim Muhafızları istihbarat biriminde olan üst düzey subayları Irak’a göndererek, ABD Dışişleri Bakanlığı içerisinde casusluk araştırmalarına hız vermek istedi.

İran tarafından kullanılan ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir ajan, ABD hükümetinin Irak’taki DEAŞ veya diğer gizli operasyonları hakkında Tahran’a bilgi sızdırdığı ifade edildi.

New York Times gazetesine göre, İranlı yetkililer, ABD’nin işgalinden sonra Irak’ta faaliyetlerin izlenmesi ve ulusal güvenlik için mecburi olarak İran’ın Irak topraklarında kalması gerektiğini vurguladılar.

Öte yandan 2010 ila 2017 yılları arasında görev yapmış İran'ın Bağdat Büyükelçisi Hasan Danayifer sızdırılan belgelerin gerçeği yansıtmadığını ifade ederken, İran’ın Irak’ta bilgi toplama konusunda diğer ülkelere oranla üst sıralarda olduğunu söyledi. Danayifer açıklamasında, “Evet, Irak’ta çeşitli konularda çok fazla bilgiye sahibiz, özellikle ABD’nin orada ne yaptığıyla ilgili” dedi.

Belgelerde ayrıca, Devrim Muhafızları’nın 2014 yılında Irak'ta Sünnilere yaptığı katliamlar ile ilgili bilgilerin yanı sıra, Iraklı bir milletvekiline 16 milyon dolarlık bir rüşvetle kanalizasyon ve su arıtıma için sözleşme yaptığı bilgisi de yer aldı.

Süleymani, ülkede artan gerilimler sırasında Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi’nin görevde kalmaya ikna etmek için geçtiğimiz Ekim ayında Irak’a ziyaret gerçekleştirdi.


Editörün Seçimi

Multimedya