​Avrupa Adalet Divanı: İsrail, Filistin topraklarında ürettiği malları etiketlemeli

​Avrupa Adalet Divanı: İsrail, Filistin topraklarında ürettiği malları etiketlemeli

Salı, 12 Kasım, 2019 - 14:45
Avrupa Adalet Divanı (Arşiv-Reuters)
Brüksel/Şarku’l Avsat
Avrupa Adalet Divanı, bugün, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında üretilen malların, yerleşimciler tarafından üretilip üretilmediği konusunun açıkça belirtilmesi gerektiğine hükmetti.

Avrupa Adalet Divanı, İsrail işgali altındaki topraklarda üretilen malların etiketlerinde menşe belirtilmesi gerektiğine hükmetti.

Alınan bu kararın, Fransa Ekonomi Bakanlığı’nın Kasım 2016’da, İsrail tarafından işgal altındaki bölgelerden getirilen ürünlerin üzerine farklı bir işaret konulması gerektiğini öne süren kararın devamı olarak geldiği ifade edildi. Bakanlık bu kararı, 2011 yılında kabul edilen ve tüketicilerin gıda konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini öngören Avrupa yasalarına uygun olarak aldı.

Avrupa Komisyonu, 2015 yılında, Haziran 1967’den bu yana işgal edilen bölgelerden gelen malların menşeinin belirtilmesi için belge hazırladı ve karar büyük tartışmaların ardından onaylandı.

Avrupa Adalet Divanı, ürünlerinin çıkış noktalarının açık ve yanlış yönlendirici olmadan belirtilmesinin gerektiğini, “İsrail'in ilgili bölgelerde egemen bir oluşum olarak değil, işgalci güç olarak bulunduğunun” belirtilmesini hükmetti.

Fransa’daki Yahudi kurumları, bakanlığın “ayrımcı” olarak verdiği kararını, İsrail’e karşı nefretten kaynaklanan boykot hareketini güçlendireceği gerekçesi ile kınadı.

Avrupa Adalet Divanı savcısı, ürünlerin sağlık ve çevre standartlarının yanı sıra tüketicilerin ahlaki düşüncelerinin ürünlerin kullanımında etkili olduğunu belirtti.

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) İcra Komitesi Genel Sekreteri Saeb Ureykat, Avrupa Adalet Divanı’nın kararını memnuniyetle karşılarken, bütün Avrupa ülkelerini bu kararı uygulamaya koyma çağrısında bulundu. Ureykat açıklamasında, taleplerinin yasadışı sömürge alanlarında üretilen ürünlerin menşeinin doğru bir şekilde işaretlenmesi ile sınırlı olmadığını, bu ürünlerin tamamının uluslararası pazarlarda yasaklanmasını içerdiğini söyledi. Bu kararın uluslararası topluma hatırlatılması gerektiğini belirten Ureykat, İsrail’in uluslararası insancıl hukuk ve Birleşmiş Milletler kararlarının sistematik ihlallerinden sorumlu tutulması gerektiğini belirtti.

Editörün Seçimi

Multimedya