​Cezayir’de halk hareketine karşı orduya destek yürüyüşleri

​Cezayir’de halk hareketine karşı orduya destek yürüyüşleri

Pazartesi, 11 Kasım, 2019 - 14:45
İstanbul / Şarku'l Avsat
Ali Yahi

Cezayir geçiş yönetimi, cumhurbaşkanlığı seçimlerini reddeden ve sloganlarında askeri kurumlara ‘hakaret’ etmeyi alışkanlık haline getiren hareketle başa çıkmak için ‘zekice’ bir taktiğe başvurdu. Bazı sivil toplum örgütü ve siyasi aktivistleri 12 Aralık’ta yapılması planlanan seçimlerin söz konusu tarihte gerçekleştirilmesi için harekete geçirdi.

Halk hareketi bölünüyor mu?

Cezayir'de iktidar, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin karar verilen tarihte gerçekleştirilmesi için yapılan yürüyüşlerin genişlemesinin ardından rahat bir nefes aldı. Bu yürüyüşlere katılan protestocular halk hareketlerinin güvenliğini sağlamak için onlarla birlikte yürüyen orduya tam destek veriyor. El-Faysal caddesini siyasi bir tıkanıklıktan, halk çıkmazına doğru yönelen duruma son vermek için bir ‘rağbet’ olduğu ifade edildi.

Cezayir’in doğusunda Batna, güneyinde Gardaya ve el-Vadi ülkenin batısında ise Telmesan ve Vahran illeri ordu ve Genelkurmay Başkanı Ahmed Kayid Salih’i destekleyen, seçimlerin belirlenen tarihte yapılmasını talep eden yürüyüşlere sahne oluyor. Yürüyüşlerde taşınan dövizlerde Kayid Salih ve Adalet Bakanı Belkasim Zegmati’nin fotoğrafları da bulunuyordu.

İçeri ve dışarıya mesajlar

Analist Muhammed Lahvezi, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, “Orduyu ve seçimlerini destekleyen yürüyüşler bugün ortaya çıkmadı. Birkaç ay öncesine dayanıyor. Cezayir’in merkezinde yer alan Djelfa ili, askeri kurumları destekleyen büyük bir protestoya sahne oldu. Bu gösteri, diğer bölgelere yayılmadan önce türünün ilk örneği oldu. Ancak siyasi manzara büyüdükçe ve destekçiler ile cumhurbaşkanlığı seçimlerini gerçekleştirme karşıtları arasındaki rekabet artıyor. Uzun soluklu olan halk hareketleri, fiili yönetimi seçim taraftarlarının sokağa çıkmasını istemeye itti” dedi.

Lahvezi, fiili otoritenin yaptıklarıyla ülke içine, halkın büyük bir kesiminin seçimlerin yapılmasını desteklediği yönünde mesaj vermeyi amaçladığını söyledi. Özellikle de son dönemlerde protestocuların askeri kuruluş aleyhine sloganlar atması ve bunun radikalleşmesinin bu konuda etkili olduğuna dikkat çekti. Ayrıca yurtdışına da bir mesaj verdiklerini söyleyen Lahvezi, büyük güçlere savundukları sürece ordunun da eşlik ettiği konusunda güvence vermek istediklerini ifade etti. Ayrıca bunun tolumun geniş bir kısmından yapılan taleplere yanıt olduğunu göstermeye çalıştıkların bildirdi.

Muhammed Lahvezi, “Fiili otorite, cumhurbaşkanlığı seçimlerine gitmek için sokağı lehine hareket ettirmek de dahil olmak üzere her yolu deneyecek ve tüm gücüyle çalışacak” dedi. Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta olduğuna işaret eden Lahvezi, askeri kurumların ülkenin kuzeyindeki ana şehirlere kıyasla iç kesimler ve güney illerinde güçlü bir halk desteğine sahip olduğunu ifade etti. Bunun fiili otoritenin cumhurbaşkanlığı konusunda başarılı olmak için kabul edilebilir bir halk katılımını sağlamayı hedeflediğini gösterdiğini söyledi.

Destek gösterilerinin arkasında kim var?

Destek gösterileri ilk başladığında ülkenin bazı kesimlerinde sınırlı sayıda katılımda bulunulmasına rağmen özellikle birçok ilde güçlü bir halk katılımında bulunulması nedeniyle, büyük yürüyüşlere doğru evrildi. Bu dönüşüm, seçimlerin yapılasını reddeden ve Cuma günleri gösteriler düzenleyen grubun ‘sesini’ kesmek için yapılan seferberlik üzerine gerçekleşti. Bu 1990’lar hakim olan rejimin usulü idi.

Siyasi konularla ilgilenen bir gazeteci olan Hakim Mesudi, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada,  orduyu destekleyen yürüyüşlerin ardındakilerin, bir sonraki aşamadan faydalanmak için lütuf göstermek isteyen fırsatçı bir azınlık olduğuna inanıyor. Bu azınlığın, askeri kurumların dayattığı güç ve emri vakinin önümüzdeki aşamada sahneye egemen olacağını düşünen Mesudi, “Hepsi olmasa da birçoğu, önceki aşamadan faydalanan kişilerdi ve pozisyonlarını korumak istediler” dedi.

Halk hareketleri ordunun istihdamına karşı

Mesudi, destek yürüyüşlerinde atılan sloganlarında bir yanlışlık olduğu konusunda uyardı. Halk hareketlerini bir devlet kurumu olarak orduya karşıymış gibi göstermeye çalıştıklarını söyledi. Mesudi, “Bu doğru değil, çünkü hareket ordunun bir rejim kurumu değil devlet kurumu olarak korunmasını talep ediyor” dedi. Halk hareketinin ordunun rejimin hizmetinde istihdamına karşı olduğuna dikkat çekti.

Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan aktardığı habere göre Askeri kuruluş her seferinde ordunun cumhurbaşkanlığı seçimlerinin garantörü olacağını vaat eden meşru bir cumhurbaşkanı seçmek için ‘seferberlik’ çağrısında bulunuyor. En son yapılan konuşmada, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin önceki tarihlerden tamamen farklı koşullarda, benzeri görülmemiş olumlu veriler ışığında yapılacağını ortaya koydu. Cezayir’in bağımsızlıktan beri hiç görmediği bir dönüşüme sahne olacağı düşünülüyor. Medyanın, paralı askerlerin arkasında durduğu aktörlerin korkutma, yalan söyleme ve provokasyon yöntemlerini ele alması gerektiğine dikkat çekti.

Bu akıllıca mı?

Geçiş yönetimi, 22 Şubat'tan bu yana ülkede yaşanan krizle, ‘bilgelik’ ile hareket edip güç veya çatışma başvurmaktan kaçınıyor gibi görünüyor. Bu, Irak, Lübnan ve Kuveyt'teki şiddet ışığında güvenlik kuruluşu tarafından hesaplanmış bir adımdır.

Editörün Seçimi

Multimedya