Cezayir polisinden eylemcilerin evlerine baskın

Cezayir polisinden eylemcilerin evlerine baskın

Pazartesi, 11 Kasım, 2019 - 13:45
Cezayir’de protesto gösterilerinden bir kare (Reuters)
Cezayir/Boualem Goumrassa
Cezayir hükümeti, halk hareketi eylemcilerinin evlerinde savcılıktan izin alınmadan arama yapıldığı iddialarını yalanladı.

Hükümet, insan hakları kuruluşlarının raporlarında belirtilenlerin aksine soruşturmayla ilgili güvenlik yetkililerinin de “özel korunmadan yararlanmadığını” açıkladı. Bu çerçevede halk hareketi sırasında gözaltına alınanları savunan kuruluşlar, birçok kişinin bugün (11 Kasım) başkent Cezayir’deki ilk derece mahkemesinde yargılandığını ilan etti. Adalet Bakanı Belkasım Zağmati de 10 Kasım’da “Ceza Muhakemesi Usul Kanununa” yönelik değişiklikler dolayısıyla parlamentoda yaptığı açıklamada, “Polis, jandarma ve askeri güvenlik güçleri savcılıktan kavuşturma izni almadan evleri denetleyemez” ifadelerini kullandı. Arama ve gözaltına alma amacıyla eylemcilerin evlerine baskın yapıldığına dikkati çeken Zağmati, “İşlenen suç ne kadar kötü olursa olsun böyle bir şey mümkün olamaz. Evlere baskın yapmak gibi bir eylemde bulunan her türlü organ, bir suç işlemiştir ve cezalandırılmalıdır” dedi.

Bakan, idari gözaltı süresinin yasal bir dayanak olmadan uzatılması gibi kişinin haklarına yönelik “askeri güvenlik tarafından işlenen suiistimallere” de dikkati çekti.

Son insan hakları raporları, eski Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika’nın Nisan ayının başlarında iktidardan çekilmesinden bu yana ülkenin tanık olduğu olağanüstü koşullar başta olmak üzere, mevcut ilgili soruşturmaların “askeri güvenlik unsurları tarafından başlatıldığını” ortaya koydu.

Belkasım Zağmati, “jandarma ve askeri güçlerin, sokaklardan soruşturmak amacıyla eylemcileri kaçırdıkları ve savcılık emriyle çoğunun tutuklandığı” yönünde bazı halk hareketi tutuklularının avukatları tarafından yapılan suçlamalarının arka planında açıklamada bulundu. 100’den fazla eylemci ve çok sayıda önde gelen aktivist, sivil kıyafetli güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı. Çoğu “ordunun moralini zayıflatmak, kamu düzenini baltalamak ve ulusal birliği tehdit etmekle” suçlanıyor. En son, gösteriler sırasında Berberi (Amazig) bayrağı taşıdıkları için geçen yaz mevsiminde 20 kişi bu suçlamalar dolayısıyla, ülkenin fiili lideri Genelkurmay Başkanı Ahmed Kayid Salih’in emriyle hapse atılmıştı.

Şubat ayında beşinci dönem adaylığını açıklamasının ardından Buteflika’ya karşı milyonlarca kişinin ayaklanması sonrasında ülkede siyasi kriz patlak vermişti. İnsan hakları aktivistleri de güvenlik birimlerinin, “durum üzerindeki nüfuzunu genişletmek için” sahaya atıldıklarını belirtti. Genelkurmay Başkanına göre durumun kabul edilemez düzeyde olması, durumu kontrol altına alma müdahalelerini haklı çıkarıyor. Kayid Salih, olaylara, yabancı ellerden sık sık müdahale edildiğini söylerken, belirli bir isim ise vermiyor. Buteflika, 20 yıllık iktidar dönemi boyunca ordu kuruluşları ve cumhurbaşkanlığı arasında bir denge sağladı.

Eski askeri istihbarat şefleri Muhammed Medin ve Beşir Tartag, “orduya karşı komplo kurmak” suçlamalarıyla 15 yıl hapis cezasına çarptırıldılar. Suçlama, geçen Mart ayında Kayid Salih’i devirme amacıyla Buteflika’nın kardeşi Said Buteflika ile düzenlenen bir toplantıyla bağlantılı. Askeri yargı, Said’e de aynı suçlamayı yöneltti.

Öte yandan Tutukluların Serbest Bırakılması İçin Ulusal Komite, yayınladığı bir bildiride, halk hareketinden 41 aktivistin yargılanması dolayısıyla başkent Cezayir’deki Sidi Muhammed Mahkemesi çevresinde bugün protesto gösteri düzenleme çağrısında bulundu. Bildiride, siyasi mahkumların derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması çağrısı yapıldı. Mahkumlar arasında devrimci Lahdar Bourega, 2014 cumhurbaşkanı adayı sol eğilimli Luisa Hanun ve önde gelen aktivist Kerim Tabu da yer alıyor.

Editörün Seçimi

Multimedya