​Bağdat meydanları: İran dışarı, İran dışarı!

​Bağdat meydanları: İran dışarı, İran dışarı!

Pazar, 10 Kasım, 2019 - 14:15
Cibril Ubeydi
Libyalı araştırmacı yazar
Irak meydanları kanıyor. Protestocular “Bir vatan istiyoruz. İran dışarı, İran dışarı” diye slogan atmayı sürdürürken onlarcası yaralanıyor ya da ölüyor. Bu protestolara Irak halkının bütün kesimleri katılıyor. Irak hükümetinin onları tedavi etmekten aciz kalmasından sonra yüzlerinde kendi basit birikimleri ile aldıkları gaz maskeleriyle kanser hastaları bile bundan geri kalmıyorlar.

1 Ekim’de Bağdat ve Irak’ın genelinde, hükümetin yolsuzluğu nedeniyle başlayan Irak protestolarına, protestocular “Ekim Devrimi” adını verdi. Yüksek oranda işsizlik ve kötü yaşam koşullarından muzdarip olan Irak aynı zamanda yolsuzluğun en fazla yapıldığı ülkeler arasında 12. sırada yer alıyor.

12 bin kişinin yaralandığı ve 300’ü aşkın kişinin öldüğü Irak protestoları, uluslararası kuruluşları göstericilere yönelik aşırı güç kullanımı konusundaki endişelerini dile getirmeye itti.

Terörle Mücadele Gücü’ne protestoculara karşı gerçek mermi kullanma suçlaması yöneltilirken İran’a bağlı milis güçlerine de çeşitli suçlamalar yöneltildi. Bu milis güçleri arasında Horasan Tugayları da var. Bu milis gücünün adı bile İran’a bağlı olduğunu anlamak için yeterli. Kendisi İran Devrim Muhafızları ile aynı sloganı taşıyan Iraklı bir silahlı milis gücü.

Ölü sayısının artması protestocuların öfkesinin artmasına neden oldu. Çünkü ölenler, Irak güvenlik güçleri ile barışçıl ve silahsız protestocular arasında yaşanan çatışmalar sırasında hayatlarını kaybettiler. Irak'ta Şiilerin en büyük dini lider Ali es-Sistani'nin, şiddetten kaçınma ve protestocuların taleplerine saygı duyulması çağrılarına ve Irak güvenlik güçlerinin sürekli bir şekilde bu suçlamaları reddetmesine rağmen bu kadar çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesi, sorumluluğun hükümet ve güvenlik güçlerine ait olduğunu gösteriyor. Protestocuların ve protestoların düzenlediği yerlerin güvenliğini sağlamak gerekçeler ve bahaneler ne olursa olsun hükümetin sorumluluğudur.

Özellikle Bağdat’ta ve genel olarak bütün Irak’ta düzenlenen bu protestolar sırasında bilhassa İran’a bağlı olan partilerin ofislerinin, Kerbela’daki İran Konsolosluğu’nun ön cephesinin yakılmasına ve konsolosluk binasına Irak bayrağının dikilmesine tanık olduk. Bu protestolar, İran’ın Irak’ın içişlerine yönelik aleni müdahalelerine karşı halkın duyduğu öfkenin büyüklüğünü gösterdi. Bastırılan bu halk öfkesini yansıttı. Ne kadar kan dökerse döksün hiç kimsenin bunu kontrol edemeyeceğini düşünüyorum. Kriz, protestocuların İran’a bağlı olmakla suçladığı başbakan Adil Abdulmehdi hükümetinin görevde kalmasını sağlayacak bir anlaşma ile protestoları kontrol altına almaya çalışan çekingen çabalardan çok daha büyüktür. Nitekim İran da hükümeti kurtarmak için Irak’a generali Kasım Süleymani’yi gönderdi.

Irak Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi’nin protestoculara yönelttiği temsilcileri ile mecliste görüşme ve taleplerini dinleme çağrısı da protestocuların çoğunun bunu reddetmesi nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandı.

Hükümetin, barışçıl protestoculara karşı aşırı güç kullanımına gerekçe olarak aralarında ajanların olduğu suçlaması öfkeli protestocular için artık inandırıcılığını kaybetti.

Irak’taki bu alev topundan duyulan korku, Irak sahnesini karıştıran uzantılara sahip ülkelerin temellerini sarstı. Nitekim Erdoğan da, “Şunu açık ve net söylüyorum: Irak’taki bu ayaklanmaların arkasında kimler yatıyor? Biz kimler tarafından yapılabileceği veya yapıldığına yönelik tahminde bulunuyoruz. Tabi bunun İran'a sirayet etme noktasındaki durumlarını da tahmin ediyoruz” açıklamasını yaptı.

Erdoğan’ın kendi üslubu ile dile getirdiği bu halk hareketine yönelik korku, Lübnan ve Yemen’deki karışıklığın sorumlusu olan İran rejiminin endişe içinde olduğunu doğruluyor. Çünkü Irak’taki halk hareketi, İran sokaklarını da rejime karşı harekete geçirebilir. Zira İran Devrim Muhafızları ve Besiç güçleri tarafından kuşatılmış İran halkı da ülkesinin komşu ülkelere yönelik müdahalelerine ve mallarının bu ülkelerde kaos ve karışılık yaratmaya harcanmasına karşı çıkıyor.

İran ve takipçilerinden arındırılmış sadece Iraklılara ait bir vatan talep eden Irak protestoları tarafsızlığını korudu.

İran ve yolsuzluğa batmış siyasiler ile bağlantılı milis güçlerinin saflarına sızma çabalarına rağmen mezhepçi sloganlara karşı çıktı ve onları reddetti.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya