Trump ile telefon görüşmesinin ardından Erdoğan'dan Washington'a ziyaret kararı

Trump ile telefon görüşmesinin ardından Erdoğan'dan Washington'a ziyaret kararı

Cuma, 8 Kasım, 2019 - 09:00
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump Temmuz 2018'de Brüksel'deki yeni NATO Karargahı'nda (AFP)
Ankara/Said Abdurrazık

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkiler ve ticaretin yanı sıra terörle mücadeleyi içeren bir takım önemli konuları görüşmek üzere 13 Kasım’da ABD ziyaretini gerçekleştireceğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüşmesinin ardından gelecek hafta ABD’ye gideceği netleşti.

İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, "İki lider, ABD Başkanı Sayın Trump'ın daveti üzerine 13 Kasım Salı günü Washington'da görüşeceklerini yeniden teyit etmişlerdir" denilerek, telefon görüşmesinde ikili meseleler ve bölgesel gelişmelerin ele alındığı bilgisi verildi.
Erdoğan: Verimli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik

Erdoğan ise Twitter hesabından, “Verimli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Görüşmede terörle mücadele ve ülkelerimiz arasındaki ticari hedefler başta olmak üzere, birçok konuda atacağımız adımları değerlendirdik” ifadelerini kullandı.

Trump da Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Erdoğan ile ‘çok iyi bir telefon görüşmesi’ gerçekleştirdiklerini belirterek, Cumhurbaşkanı’nın Ebubekir el-Bağdadi'nin eşi ve kız kardeşi de dahil çok sayıda DEAŞ unsurunun yakalandığını kendisine ilettiğini belirtti.
Erdoğan ziyaret konusunda kararsızdı

Erdoğan, ABD'li mevkidaşından 13 Kasım’da Washington’ı ziyaret etmesi için davet almıştı. Ancak ABD Temsilciler Meclisi’nde 1915 olaylarını ‘Ermeni Soykırımı’ olarak tanıyan ve Türkiye'ye yönelik yaptırım uygulanmasını öngören yasa tasarısının kabul edilmesi Erdoğan’ı ziyaret kararını yeniden değerlendirmeye yöneltmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, söz konusu ziyareti iptal edebileceğini ima ederek, “Henüz kararımı vermedim, soru işaretleri var” yorumunda bulunmuştu.

Temsilciler Meclisi İstihbarat Komisyonu Başkanı Adam Schiff tarafından sunulan söz konusu tasarı, 405 ‘evet’ karşısında 11 ‘hayır’ oyuyla onaylanmasının ardından, Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Ankara Büyükelçisi David Satterfield'i bakanlığa çağırmıştı.

İki ülke arasındaki ilişkiler, başta ABD’nin Türkiye’nin Rus S-400 hava savunma sistemi satın almasına karşı çıkması olmak üzere bir dizi zorlukla karşı karşıya.

NATO üyesi Türkiye, ABD’nin muhalefetine ve yaptırım tehditlerine rağmen geçtiğimiz Temmuz ve Ağustos aylarında S-400’ün ilk partisini teslim almıştı.

Washington, Türk yetkililere göre 2020 Nisan ayında faaliyete geçmesi planlanan Rus hava savunma sisteminin kullanılmaması için halen Ankara ile görüşme içinde olduğunu belirtmişti.

ABD, Türkye’nin S-400 ısrarına cevap olarak Ankara’nın F-35 savaş uçağı projesindeki faaliyetlerini askıya almıştı.
Erdoğan’ın grup toplantısındaki değerlendirmeleri

Erdoğan grup toplantısı çıkışında gazetecilerin ABD’nin F-35 savaş uçaklarını teslim etmemesi halinde Rusya'dan savaş uçağı alınıp alınmayacağına ilişkin gelen bir soruya şu yanıtı vermişti;


“S-400'ü alırken  bir yerlere sorduk mu? Sormadık, aldık.  Biz bu konuda nasıl  S-400'de kararımızı verip alımlarımız yaptıysak aynı şekilde F-35 sorunu  çözülmezse bu noktada da gereken adımları atarız. Kimini kendimiz üreterek, kimini başka yerlerden temin ederek bu engelleri birer birer aştık. F-35 savaş uçaklarımızı bize teslim etmek istemediler. Bunun üzerine biz de öncelikle kendi milli muharip savaş uçağımızın geliştirilmesi sürecini hızlandırdık. Aynı zamanda alternatif tedarik yollarını araştırıyoruz.”

Erdoğan, grup toplantısında, ayrıca ABD ile ihtilaflara neden olan Fethullah Gülen’i iadesine de değinmişti.

Gülen’in bir proje olduğunu ve bu nedenle ABD’de 400 dönümlük lüks bir evde yaşadığını dile getiren Erdoğan, “Ya bunu bize teslim edeceksiniz, ya da bizden suçluların iadesi konusunda bir iade beklemeyin” diyerek, terörist olarak nitelendirdiği Gülen’in yargılanmak üzere iade edilmesini istemişti.

Cumhurbaşkanı, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 2018 Yılı Terör Raporu'nda YPG'nin ismen zikredilmemesi ve PKK'nın Suriye'deki uzantıları ifadesinin kullanılması ile 15 Temmuz’daki darbe girişiminin faili Gülen’den söz edilmemesine de tepki göstermişti.
Bir yılda 137 bin Türk vatandaşı göç etti

Cumhurbaşkanlığı 2020 Programı'nda açıklanan verilere göre 2018’de 137 bin Türk vatandaşı yabancı ülkelere yerleşti.

Geçtiğimiz yıl yurtdışına göç eden Türk vatandaşı sayısı bir önceki yıla göre yüzde 20 artarak 137 bin kişiye ulaştı.

Sözcü gazetesi, Yunanistan'da 25 bin, Makedonya'da 12 bin, Karadağ'da ise 2 bin yerleşik Türk olduğunu duyurdu. 

Binlerce Türk, 2013'te İstanbul'da yaşanan Gezi Parkı olayları ve 2016'daki darbe girişiminin ardından hayatları ve aileleri için duyduğu endişe veya daha iyi bir eğitim ile kariyer arayışı içinde ülkeyi terk etti.
CHP’den yorum

CHP Genel Başkan Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, konu hakkında yorum yaparak, “Ülkenin geleceğinden umudunu kesen, kaygıları artan, yönetim şeklinden memnun olmayanlar, başka ülke vatandaşlığına geçip vatanını terk ediyor” dedi.
Toprak, sözlerine şöyle devam etti;

“Özellikle varlıklı kesim, Yunan Adaları'nda, Karadağ'da, Makedonya'da, Portekiz'de gayrimenkul satın alıp, yatırım yaparak o ülkenin vatandaşı oluyor ve ülkesini terk ediyor. Türkiye'de iş bulamayan, emeğinin karşılığını alamayan ve değer verilmeyen nitelikli insanlarımız da kaçıyor, beyin göçü hızlanıyor. Bizim bir tek vatanımız var bu yapılan doğru değil ama iktidarın hataları nedeniyle insanlar vatanlarını terk edecek noktaya geliyor.”

Cumhurbaşkanlığı 2020 Programı'nda açıklanan verilere göre toplam 6.6 milyon Türk yurtdışında yaşıyor.

Türkiye'deki yabancı sayısı ise 5 milyonu aştı.

Suriye’de iç savaşın patlak vermesinin ardından Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin sayısı 3 milyon 700 bine yükseldi. Bunlardan 63 bini kamplarda, geri kalanı ise 79 farklı ilde yaşıyor.


Editörün Seçimi

Multimedya