Cezayir'deki cumhurbaşkanlığı yarışında kadınlar yer almıyor

Cezayir'deki cumhurbaşkanlığı yarışında kadınlar yer almıyor

Perşembe, 7 Kasım, 2019 - 14:00
Cezayir cumhurbaşkanlığı yarışında kadınların yer almaması, toplumdaki durumun gerçekliğini ortaya koyuyor (AFP)
İstanbul/Şarku’l Avsat

Ali Yahya

Kadınların Cezayir’deki halk hareketine katılımında protestoların başladığı 22 Şubat'a oranla ciddi bir düşüş görülüyor. Cezayirli kadınların rejim değişikliği için sokaklara dökülmesinin küresel çapta bir olay olduğu görüşünde olan herkes kadınların cumhurbaşkanlığı seçimleri aday listelerinde almamasından dolayı şok yaşanıyor.
Kadınlar cumhurbaşkanlığı yarışında yok

Cezayirli kadınların cumhurbaşkanlığı seçimleri aday listesinde yer almaması, statülerinde herhangi bir değişim olmadığını gösteriyor. Kadınların gösterilere katılımlarının ve mücadelelerinin yaşam standartlarında gelişmeye etkisi olmamasıyla birlikte protestolara kadın katılım oranında da ciddi bir düşüş yaşandığına tanık olundu.

Independent Arabia’ya konuşan sosyal analist Vehibe Ömeri, kadınların cumhurbaşkanlığı seçimleri aday listesinde yer almamasının toplumdaki gerçekliklerini ortaya koyduğunu söyledi.

Halk hareketinin başladığı 22 Şubat'tan bu yana kadınların sokaklara çıkmasının toplumun diğer kesimlerinde olduğu gibi kendiliğinden meydana geldiğini belirten Ömeri, 12 Aralık'ta yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimleri için aday formlarının geri çekilmesine yönelik eğilimin düşük olmasının da bunun delili olduğunu kaydetti.
Eşitlik buharlaşıyor

Cezayirli kadınların halk hareketi içerisinde yer almasının hukuk devletinin himayesinde eşitlik meselesini ele almaya çalışmaları açısından oldukça önemli olduğunu belirten Ömeri, herkesin barışçıl hareketin ‘kadınlara ve onların katılım konusundaki kararlılıklarına’ bağlı olduğuna inandığını ifade etti. Ancak son zamanlarda katılımda yaşanan düşüşün bu tablonun olumlu olan çehresini değiştirebileceğini ve halk hareketini zayıflatabileceğini vurguladı. Ayrıca kadınların sokaklara çıkmasından ve sokakların ‘merkez, marjinal, kadın, erkek’ gibi kavramlardan arındırılmasından sonra tanık olunan cinsiyet eşitliğiyle birlikte sahnenin daha insani bir çehreye büründüğünü belirten Ömeri, halk hareketinin en önemli talebinin sivil bir devletin kurulması olduğunu kaydetti. Kadınların siyasi ve sosyal katılımları olmaksızın bunun tamamlanmayacağının altını çizdi.
Halk hareketinde yarılma

Siyasi alanda çalışmalar yürüten basın mensubu Muhammed Dellumi de Independent Arabia ’ya verdiği demeçte, halk hareketinin başladığı günlere kıyasla kadınların katılım oranında yaşanan düşüşün hareketin karşı karşıya kaldığı bölünmeye işaret ettiği değerlendirmesinde bulundu. Konuyla ilgili ön plana çıkan başlıca sebebin bir kadının ailesine karşı olan sorumlulukları gibi toplumsal rolünün gereklilikleri olduğunu vurguladı. Dellumi, halk hareketinin başlangıcında kadınların katılımının yoğun oluşunun onların başkentte ya da komşu belediyelerde ikamet etmelerinin bir sonucu olduğunu belirtti. Halk hareketinde yaşanan bölünmenin ve hareketin orduya karşı kullanılma girişiminin başkent ve bölge sakinlerini diğer bölgelerden gelen vatandaşlara yer açmaya sevk ettiğini kaydeden Dellumi uzak bölgelerden gelenlerin çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğuna dikkat çekti. “Kadınların uzak bölgelere olan seyahatleri konusunda tutucu olan Cezayir toplumunun doğası dikkate alınmalıdır” dedi.


Editörün Seçimi

Multimedya