​Yeni üniversite sistemi: Güç dengesi

​Yeni üniversite sistemi: Güç dengesi

Salı, 5 Kasım, 2019 - 15:00
Tıpkı diğer ilgili olanlar gibi ben de iki yıl önce Suudi Arabistan’ın yeni üniversite sistemi taslağını incelemiştim. Bu taslak, ilgili komisyonun kendisi hakkında yeterince çalışma yapmasının ardından Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu tarafından onaylanmadan 1 hafta önce kamuoyu ile paylaşılmıştı.

Yeni sistemin materyallerini Eğitim Bakanlığı’nın sayfasında ve diğer sitelerde bulmak ve ayrıntılı bir şekilde incelemek mümkün. Ancak bazı noktalarına hızlıca değinmek istiyorum. Ancak önce yeni sistemin özetle devletin petrole dayanan bir Arap ülkesi kalıbından çıkarak çeşitli kaynaklar üretme gücüne sahip bir devlete dönüşme çabası ile benimsemiş olduğu yeni strateji etrafında döndüğüne işaret etmemiz önemlidir.

Yeni sistem ile Suudi Arabistan üniversiteleri harcamalarında tamamen devlete bağımlı bir kurum olmaktan çıkarak harcamalarını karşılayacak finansal kaynaklarını çeşitlendirme yeteneğine sahip kurumlara dönüşmeye çalışacaklar. Bunun temel amacı, görüldüğü gibi devletin bütçesinde kendisine büyük bir pay ayırdığı üniversitelerin neden olduğu yükten kurtulma –her ne kadar buna hakkı olsa da-  arzusu değildir. Bilakis asıl amaç, üniversitelerin idari, finansal ve akademik sorumluluklarını üstlenerek idari açıdan olgunlaşmaları, bağımlılık kültürü yerine kendine güvenme ve başka üniversiteler ile rekabet ederek kendini kanıtlama kültürünü benimsemeleridir.

Yeni üniversite sistemi, pilot uygulama için seçilen 3 üniversitenin başarılı olması halinde Suudi Arabistan’da yüksek eğitimin haritasını değiştirecek. Bu pilot uygulama ile test edilmek istenen, üniversitelerin kaliteli eğitim, iyi yönetim ve kendi kendine yeterlilik gibi bütün anlamları ile verimlilik elde edilip edemeyecekleridir.

Bunun için seçilen üniversiteler; başkent Riyad’taki Kral Suud Üniversitesi ve Cidde’deki Kral Abdulaziz Üniversitesi’dir. Bunlar, ülke çapında en güçlü ve gerekli altyapı ve insan kaynağına sahip oldukları için yeni sistemi uygulayabilecek en iyi üniversiteler. Buna rağmen bu iki üniversite kurumsal yönetimde sistematik bir dönüşüm gerçekleştirmek gibi büyük zorluklar ile karşı karşıya kalacaklar.

Eğitim konusu bitmez. Ancak sürekli tekrarlandığı için değinmemiz gereken bir mesele daha var. O da geniş yüzölçümü, çok sayıda üniversitesi ve bütün bölgelere hizmet veren fakülteleri ile Suudi Arabistan’ın uzmanlaşmaya ihtiyacı olduğudur. Yani her bölgenin kendi kurumları için özel uzmanlık alanları seçmeye ihtiyacı var. Her bölge, bunun gerçekleşmesi halinde piyasayı tüm bölgelerden gelen uzmanlıklar ile doldurmak yerine belirli uzmanlıklar için bir insan kaynağı ve bilgi merkezine dönüşecek.

Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030’u, ülkenin bütün uzmanlık dallarında bilimsel araştırmalara ağırlık veren, araştırmacı, küresel olarak patentler elde etmekte ve araştırma ürünlerini satmakta rekabetçi üniversitelere ihtiyacı olduğunu düşünüyor. Buna ek olarak mezunlarının bilimsel açıdan yeterli, işinin ehli yetenekler arayan işgücü piyasasının şartlarını karşılamaları için öğretim ve metotlarını geliştirme odaklı üniversitelere de ihtiyacı var. İhtiyacı olan üçüncü tür üniversiteler ise özellikle diploma ve lisans derecelerinde uygulamalı olanlardır. Bir noktada endüstri, üretim ve serbest teknik işler çarkına girmek isteyen Suudi Arabistan gibi bir ülkede uzun vadede bu üniversitelerin büyük bir rolü olacaktır.

Yeni sistem ayrıca üniversitelere yatırım yapma, şirketler kurma ya da katkıda bulunma, vakıf programlarına sahip olma, yani kısmi özelleştirme kapısını da açtı. Bu köşede belki daha önce defalarca yazmışımdır; bir üniversitenin başarısının ve itibarının en önemli faktörlerinden biri de harcamalarında kendi kendine yetmesine olanak tanıyan bir vakıf programı kurma gücüdür.

Bu sistem ile üniversiteler geçmişte çağrıda bulundukları şeyi yani bağımsızlıklarını elde edecekler. Ancak Üniversite İşleri Konseyi’nin şemsiyesi altında olacaklar. Her üniversite bu Konsey’de üye olan rektörü tarafından temsil edilecek. Her üniversite idari, finansal ve akademik düzenlemelerini yapmakta özgür olacak ama bunlar Konsey’in onayı ile yürürlüğe girebilecek. Bu özgürlük ya da sistemin verdiği ad ile “disiplinli bağımsızlık”, ilk etapta pilot uygulama için seçilen üç üniversite arasında, iki yıl sonra da bütün üniversiteler arasında rekabeti teşvik edecek. Bundan sonra üniversiteler artık mezunları için bir gelecek vaat eden eski dallara bağlı kalmayacak. Bunun yerine yeni ve gelecek vaat eden dallara yönelecek ve ön sırada yer almaya çalışacaklar.

Suudi Arabistan’daki üniversiteler aslında son 10 yılda gelişimsel aşamalardan geçtiler. Ancak küresel ya da yerel derecelendirme kuruluşları, performans göstergelerini ölçtükten sonra sonuçları sadece üniversitelerin kendisi ile paylaştığı için üniversiteler ilerleyemedi. Bu sistemde denetleyici, cezalandırma ya da ödüllendirme yetkisine sahip değildi. Ancak yeni sistem ile denetleyici sonuç ile yetinmeyecek. Onu memnun etmek için istenen kriterler arasında sıkı çalışma ve yoğun çaba da olacak.

Bugün dönüşümün yükü, seçilen bu üç üniversitenin sırtında. Bu yüzden sistemi uygulamak için büyük bir çaba harcamaları gerekiyor. Bu dönüşüm, araçları, düşünceleri hatta umutları kapsıyor. Çünkü bu yeni sistemi kabul eden siyasi liderliğin çıtası çok yüksek. İki yıl içinde somut sonuçların göstergelerinin yukarı doğru hareket etmiş olmalarını istiyor.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya