Büyüklerin söz dinlememesi!

Büyüklerin söz dinlememesi!

Pazartesi, 4 Kasım, 2019 - 07:30
Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar 
Fransızlar onu Fransa’nın en büyük romancısı olarak görüyorlar. Somerset Maugham gibi bazı İngiliz yazarlar onu tarihteki dünyanın en büyük romancıları arasında görüyor. Ancak, birçok büyük edebiyatçı gibi onun da hayat hikâyesi yazdığı her şeyden daha dikkat çekiciydi. Dostoyevski onunla boy ölçüşebilecek seviyede ise bu, hayatlarının şaşırtıcı şekilde birbirlerine benzemesi ile alakalıdır. Honore de Balzac, tüm hayatı boyunca yazdı, kazandı ve borçlandı. Dostoyevski gibi kumarbaz biri değildi, ama savurgan ve borç alıp borçlarını ödemekten kaçan biriydi. Kadınları hem sevgileri hem de servetleri için severdi. Hiçbir zaman gurur meselesi görüp de kadınlardan para istememezlik yapmazdı.  Ziyafetler ve şaşalı partiler düzenlerken, annesine küçücük bir para yardımı dahi göndermedi.

Annesi bir gün ona şunları yazdı: Senden aldığım son mektup, Ekim 1834’deydi. 1 Nisan 1835'ten itibaren evimin ve hizmetçimin masraflarını ödememe yardım etmek için bana üç ayda bir iki yüz frank göndermeyi kabul etmiştin. Yoksulluğumla orantılı olarak yaşayamayacağımın farkındaydım. Kazandığın şöhret ve refah düzeyin apaçık ortada, ikimizin yaşantısı arasında korkunç düzeyde bir fark olmamalı. Kendine verdiğin sözü belgeli bir borç gibi kabul ediyorum. Şimdi, 1837 yılının Nisan’ındayız. Bu da demek oluyor ki bana iki yıldır borçlusun. Bana bin 600 franktan sadece yaklaşık 500 frank vermişsin. Görünen o ki zorla veriyorsun. İki yıldır hayatıma daimi bir kâbus hâkim. Harcamalarım çok ve sen bana yardım edemedin. Sonuç olarak, ev masrafları için borç para alma imkânım daraldı. Şimdi daha fazla borç alamıyorum. Değerli her şeyi ipotek verdim ve sonunda 'oğlum bir lokma ekmek istiyorum' diyeceğim zaman çok yakın. Birkaç hafta boyunca, kayınvalidemin bana verdiği yemekleri yedim. Ama Honore, bu şekilde devam edemem. Pahalı yolculuklar yapacak kaynaklara sahip olduğunu görüyorum. Maddi ve itibar açısından iyi kaynaklara sahipsin. Ancak saygınlığın ve sahip olduğun mal, yaptığın sözleşmelere uymadığın takdirde seni ciddi tehlikelerle karşı karşıya bırakacak. Bunu düşündüğümde kalbim kırılıyor oğlum! Mademki metresler, yüzükler ve gümüşlere sahipsin, evin dayalı döşeli o halde annen, çekinmeden senden sözünü tutmanı isteyebilir. Son ana kadar sözünü tutmanı bekledim. Şimdi o an geldi.

Honore, annesinin mektubuna şu sözlerle cevap verdi: “Paris’e gelip bir saatini benimle konuşarak geçirmen daha iyi olacak.”

Bu mektupta olduğu gibi, harika bir adamın trajedisinin kısa bir özetini daha önce hiç okumamıştım.

DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya